{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/3 <br>KARAR NO: 2024/99<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26.10.2020<br>NUMARASI: 2018/1384 E. -  2020/487 K.<br>DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabet<br>Taraflar arasındaki haksız rekabetin önlenmesi - manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle kısmen  kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin metal kancalı plastik elbise askısı ürettiğini, davalı şirket ile aynı sektörde çalıştıklarını, davalı şirket yetkilileri ve çalışanlarının müvekkili şirket ile ilgili müşteri ve tedarikçiler nezdinde olumsuz beyan ve ifadelerde bulunduklarını, müvekkili şirketin ekonomik durumunun kötü olduğunu ve konkordato ilan edeceğine ilişkin şaibe yarattıklarını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını sarstığını bu nedenlerle davalı şirket ve şirket namına hareket eden kişilerin müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet oluşturacak kötüleyici, aşağılayıcı, itibar sarsıcı söylem ve eylemlerde bulunmaması yönünde haksız rekabet kapsamında karar verilmesini ve ayrıca haksız rekabet nedeniyle 5.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle;  davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacı şirket ile aynı sektörde faaliyette bulunduklarını, şirket çalışanının gazetede de gördüğü ve davacı şirket ile benzer unvana sahip şirkete ilişkin konkordato ilanı konusunda sohbet mahiyetinde bilgi alışverişinde bulunduklarını bu nedenlerle davacı tarafın yasal dayanağı bulunmayan dava ve taleplerinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... davacı şirket ile davalı şirketin aynı sektörde metal kancalı plastik elbise askısı ürettikleri, bu bağlamda her iki şirketinde tedarikçileri ve müşterilerinin benzer kişiler veya firmalar olduğu, davalı şirket çalışanlarının davacı şirket ile alakası olmayan farklı bir unvana sahip şirket ile ilgili konkordato ilanından hareketle davacı şirketin mali ve ekonomik durumunun iyi olmadığı, şirketin batma durumunda olduğu şeklinde dava dışı kişilerle bilgi paylaşıldığı, konkordatonun müessese itibariyle mali ve ekonomik yönden zor durumda olan şirketlerin başvurduğu bir yol olduğu, davalı tarafın basiretli iş adamı gibi konkordato ilanının gerçekte hangi şirkete ait olduğunu araştırıp sohbet babında da olsa beyan ve ifadede bulunması gerektiği, bu bağlamda davalı şirket yetkililerinin eylemlerinin TTK 54/2 ve 55/1-a maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabetin önlenmesine; davacı tarafın haksız rekabete konu eylem ve söylemlerden dolayı ticari itibarının zedelendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir kanıt sunulmadığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak... \"  gerekçesiyle davacının haksız rekabetin önlenmesi isteminin kabulüne, davalı şirket ve şirket adına hareket eden şahısların, davacı şirkete yönelik mali ve ekonomik durumları hakkında olumsuz eylem ve söylemlerde bulunmasının ttk 54/2 ve 55/1-a maddesi gereğince haksız rekabet kapsamında önlenmesine, davacı tarafın manevi tazminat isteminin koşullar oluşmaması nedeniyle reddine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin manevi tazminat talebini reddetmiş olmasını hukuka aykırı olduğunu, kararda belirtilen haksız rekabete gerekçe gösterilen her bir sebebin aslında manevi tazminatın kabulünü gerektirdiğini, mahkemenin haksız rekabetin önlenmesi talebini kabul ettiğini, manevi tazminat talebini ise ticari itibarın zedelendiğine dair yeterli kanıt olmadığı gerekçesiyle reddettiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerinin  aynı müşteri ve tedarikçiler ile çalıştıklarının ihtilafsız olduğunu, davalı tarafça çıkarılan şaibenin, doğrudan müşteri ve tedarikçilere yöneltilen ekonomik durumu kötüleyici ve itibar sarsıcı nitelikte olduğunu, şaibenin çıkarıltıldığı, 2018 yılında  her gün yeni bir şirketin kondordota haberini duyduklarını, kendisine has özellikleri olan üreticilerin son derece zorlandığı bir yıl olduğunu, davalının müvekkilinin konkordato ilan ettiğini şaibe olarak güçlendirmek için müvekkili şirkete unvan benzerliği olan şirketin konkordato ilanına dayandığını ifade ettiğini, davalı tarafın 3.şahsın korkordato ilanının 2018 yılında kendisinden küçük ancak aynı işi yapan müvekkili şirketi ezmek için kullandığını, kanun koyucunun haksız rekabete ilişkin etraflı düzenleme ile ticari hayatın gelişmesini hedeflediğini, manevi tazminat taleplerinin haksız şekilde reddedildiğini, davalının eylemlerinin sabit olduğunu, tanık beyanları ve  dosya  kapsamına göre verilen ret kararının hatalı olduğunu, emsal ilamlar karşısında ret kararının isabetsiz olduğunu, davalının eylemlerde kusurlu olduğunun mahkeme tarafından kabul edildiğini iddia ederek, manevi tazminatın reddine yönelik kararın ve ret gerekçesiyle davalı yararına verilen vekalet ücretine dair kararın kaldırılmasını ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 vd. maddeleri gereğince haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, her iki şirketin aynı sektörde  faaliyet gösterdikleri, davacı şirket ile ticaret unvanı benzer olan dava dışı ... San.ve Tic Ltd Şirketinin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1176  Esas sayılı dosyasında, konkordato talebinde bulunduğu, mahkemenin 07.12.2018 tarihli kararı ile adı geçen şirket hakkında geçici mühlet kararının  verilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, haksız rekabet olarak kabul edilen davalı eylemi neticesinde davacının kişilik haklarının zarara uğrayıp uğramadığı , manevi tazminat koşullarının mevcut olup olmadığı noktasındadır.Dosya kapsamından, yukarıda yer verildiği üzere, taraf şirketlerin benzer faaliyette bulundukları, davalı şirketin meslek grubunun plastik ve kauçuk olduğu, dava dışı olup davacı şirketle unvan benzerliği olan şirket tarafından konkordato başvurusunda bulunulduğu, davacı şirket tarafından müvekkili şirket hakkında konkordato ilan edeceğine dair davalı tarafça şaibe çıkarıldığı ve  zarara uğratıldığı iddiası ile iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibrazından sonra dava dışı şirkete ait konkordato ilanına ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya celp edilip taraf tanıkları dinlenildikten sonra karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince her iki tarafın tanıkları dinlenmiştir. Mahkemece, davalı şirketin konkordato  ilanından hareketle dava dışı kişilerle bilgi paylaştığı, hangi şirkete ait olduğunu araştırıp beyanda bulunması gerektiği, şirket yetkililerinin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle rekabetin önlenmesine, ancak davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Reddedilen manevi tazminat yönünden  kendisine vekille temsil eden davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir. Haksız rekabet TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup haksız rekabetin yasaklanmasının amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde \"Bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması\" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır\" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar ise  TTK'nın 55. maddesinde örnek kabilinden ve sınırlı olmamak kaydıyla sayılmıştır. TTK'nın 55. maddesinde, “Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” kenar başlığı altında, altı ana başlık sayılmıştır. Bu ana başlığın ilk kategorisinde “Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar\" gelir (TTK md. 55/1.a-1). Buna göre, bir kişi bir başkasını ya da o kişilerin mal, iş ürünü, fiyat veya faaliyetlerini yanlış yere, yanıltıcı yere ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, haksız rekabet oluşturur. TTK'nın 56.maddesinde, hukuki sorumluluk üst başlığı altında çeşitli davalar başlığı ile; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men'ini, haksız rekabet sonucu olan  maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini ,TBK'nın 58.maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceğine ve diğer hususlara yer verilmiştir. Maddede atıf yapılan TBK'nın 58.maddesinde ise, kişilik haklarının zedelenmesi başlığı ile kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirket ile unvan benzerliği olan dava dışı şirketin mahkemeden konkordato talebinde bulunduğu, söz konusu talebin ve mahkemenin geçici mühlet kararını İİK 288. maddesi gereğince Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilan olunduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirket yetkilileri tarafından davacı şirketin konkordato talep edip etmediğine dair bilgi edinmeye çalıştığı bu konuda sorular yönelttiği, ancak davalı şirketin kişilik haklarına yönelik herhangi bir aşağılayıcı beyanda bulunduğuna dair geçerli bir delilin  mevcut olmadığı, dinlenen tanıklardan ... tarafından  her ne kadar, davalı şirket temsilcisinin kendisini arayarak şirketin battığını, bu konuda bilgisi olup olmadığını sorduğunu iddia etmiş ise de adı geçen tanığın belirtmiş olduğu kişinin davalı şirket çalışanı olmadığı, aksinin ispat edilemediği, davacı şirketin davalı şirket yetkililerinin konkordato ile ilgili soru yöneltmelerinden dolayı kişilik haklarının zedelenerek ticari itibarlarının zedelendiğine dair herhangi bir delilin ibraz edilmediği, davalı ifadesinin unvan karışıklığından oluştuğu, ilanların kontrolü sonucunda konkordato talep eden şirketin davacı şirket olmadığının anlaşılmasının mümkün bulunduğu hususları da göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin kişilik haklarının zedelendiğinden söz edilemeyeceği kanaatine varıldığından,  manevi tazminat talebinin reddi kararında ve kendisini vekille temsil eden davalı yararına vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, istiaf konusu manevi tazminatın  miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f947d68e517254e","SID":"3580d92952491138"}}