{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/533 <br>KARAR NO\t: 2024/69<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t:...  -...: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...: <br>\t Av. ...: <br>\t Av. ...: <br>DAVALI\t: ...  -...: ...<br>VEKİLLERİ\t:Av. ...: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                    : 29/01/2024<br>YAZIM TARİHİ                     : 29/01/2024<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                              :<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından davacı aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunulduğunu, takibin bonoya dayandığını, bononun 260.000.TL tutarındaki borç için düzenlendiğini, bononun yazı ve rakamla miktar yazılı kısmında önüne “1, Bir” ibaresi eklenip tahrifat yapıldığı ileri sürülerek takip nedeniyle 1.000.000.TL anapara ve bu kısmın işleyen faizleri için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. <br> 20.11.2020 tarihli duruşmada davacı vekili; taleplerinin 1.000.000.TL anapara için borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi olduğunu, işlemiş faiz yönünden menfi tespit istemlerinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür. <br>Davalı  cevap dilekçesinde:  davanın reddini savunduğu, dava kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya matuf olduğunu,  ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesine ... sayılı dosya yaptığı borca itirazında tahrifat iddiasında bulunmadığını, davacının borca itirazlarının icra mahkemesince reddedildiğini, davacı taraf Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında senedin sadece rakamla yazılan miktar bölümünde tahrifat yapıldığını ileri sürdüğünü, davacı taraf somut davada ise senedin hem yazıyla hem rakamla yazılan miktar bölümünde tahrifat olduğunu ileri sürdüğünü, davacı tarafın değişik mercilerdeki başvurularıyla çelişkili hareket ettiğini, davacı tarafın ceza soruşturmasında davalıya yaklaşık 1 milyon borçlu olduğunu ikrar ettiğini, davanın haksız olduğunu belirtilerek davanın reddine ve % 20 tazminata karar verilmesi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                 :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ; takip konusu bononun miktar kısmında tahrifat yapıldığı iddiasıyla açıldığı, bononun 260.000 TL miktarlı olarak tanzim edildiği, miktar kısmının yazılı olduğu bölümlerin önüne rakamla ve yazıyla “1, Bir” ilave edilerek tahrifat yapıldığı ileri sürüldüğü, takip ve davaya konu olan bonoda tahrifat yapıldığını ispat külfetinin davacı tarafa düştüğünü, (6100 sayılı HMK m 190/1). Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16.09.2020 tarihli raporunda davaya konu takip dayanağı bonoda bedelin rakamla belirtilen bölümünde sol başta bulunan “1” rakamının sonradan eklendiğinin belirtildiği, rapor tereddütsüz olduğundan ve rapordaki tespitle çelişen başka bir teknik görüş bulunmadığından davalı tarafın rapora itirazının yerinde görülmediğini, bu tespite göre bonoda bedelin rakamla belirtilen kısmına “1” rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğunu, davalı taraf; davacı tarafın tahrifat iddiasının Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesine ... sayılı dosyasında ileri sürülmediğini, Adana C. Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında da sadece rakam ilave edildiğini ileri sürerek çelişkili davrandığını ileri sürdüğünü, yasal düzenlemeye göre; tahrifat iddiasının en geniş haliyle genel mahkemelerde ikame edilecek davada ileri sürülmesi gerektiğinden ortada çelişkili bir durumun görülmediğini, TTK 778/2-c ve 676. maddeleri uyarınca kural olarak, yazı ve rakamla gösterilen iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulması gerektiğini, bu kuralın senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulandığını, somut olayda takip dayanağı bononun rakam ile değer belirten bölümüne “1” rakamı eklenerek tahrifat yapıldığından, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesinin mümkün olmadığını, bu durumda senedin, düzenleyenin kabul ettiği miktar kadar geçerli olduğunu, (Yargıtay 19. H.D. 24/10/2017 tarih 2016/3527-2017/5672 sayılı kararı) bu sebeple davanın kabulüne, davalı tarafın bonoda lehtar konumunda olduğunu, tahrifat eylemi davalı tarafın sorumluluğunda gerçekleştiğinden kötü niyetli kabul edilmiş ve İİK 72/5. maddesi uyarınca % 20 tazminattan sorumlu tutulduğuna dair karar verilmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı istinaf talebi ile; ATK Fizik İhtisas Dairesinin raporuna itiraz ettiklerini,  dosyanın ve senet aslının Ankara Polis veya Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderilerek, yeniden rapor aldırılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilindiği üzere, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi sahtecilik ve tahrifat iddialarının incelendiği dosyalarda en üst veya son merci olmadığını, dava dosyasında da İİK. 72 anlamında ilk defa bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış olup, verilen raporun içerik itibariyle yetersiz ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, ATK raporu teknik veri, bilgi ve incelemeden uzak hazırlanmış olup; bu haliyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine de uygun olmadığını,    ATK raporunda, senetteki borç miktarının rakamla yazılan bölümünün başına başka bir kalemle “1” rakamının eklenip, 260.000 rakamının üzerinden aynı kalemle gidildiği bildirilmesine rağmen, borç miktarının yazıyla belirtilen bölümünün hangi kalemle (ilk kalemle mi, sonradan kullanıldığı savlanan kalemle mi doldurulduğu hususunda hiçbir mütalaada bulunulmadığını, bu haliyle da rapor eksik incelemeye dayalı olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu senetteki borç miktarının rakam ve yazı ile belirtilen bölümlerinde farklılık bulunması halinde, yazı ile belirtilen miktarın geçerli sayılacağı açık kanun hükmü ifadesi olduğunu,  davacının tahrifat iddialarının da çelişkili olduğunu, davacı yan birbirleriyle çelişkili beyan ve iddialarla tahrifatsız/-rakamda tahrifat/-son olarak da rakam ve yazıda birlikte tahrifat olarak kademeli ve birbiriyle çelişkili tahrifat iddialarında bulunduğunu, bütün bunların davacı yanın haksız ve dayanaksız olarak, kötüniyetle dava açtığının açık kanıtı olduğunu, davacı yanın borcunu ikrar ettiğini, davada bir tarafça ileri sürülen bir vakıa iddiasının, mahkeme önünde karşı taraf ya da vekili tarafından ikrar edilmesiyle artık o vakıa, taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatının gerekmeyeceğini, (HMK 188/1.m) İspatın gerekmediği bir halde ise, delilden söz edilemeyeceğini, ikrar, tek taraflı bir usûlî işlem olarak, delil ikame faaliyetini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir taraf beyanı olduğunu, bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil edeceğini, dava konusu asıl alacağın faizi ve diğer fer’ileri ile ilgili yerel mahkemece olumlu-olumsuz bir hüküm tesis edilmediğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde açıkça dava konusu senedin 1.000.000.TL tutarındaki ana para ile bu tutara işleyen faiz ve tüm fer’ileri yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, davacı vekilinin beyanının aslında tavzih değil, feragat olduğunu,  1.000.000.TL ana paranın mahkeme karar tarihine kadar işlemiş faizi ve bu meblağa ait vekalet ücreti ile ilgili herhangi bir hüküm tesis edilmediğini, yerel mahkemenin ... Esas ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini veya İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk Derece Mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                       :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı karar dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE         :<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacı taraf, davalı tarafından kendisi hakkında Adana 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunulduğunu, takibe konu bononun 260.000,00 TL olarak düzenlendiğini, kendisi tarafından imzalandığını, senedin diğer kısımlarının boş olduğunu, ancak davalı tarafından bononun yazı ve rakamla miktar yazılı kısmında önüne “1, Bir” ibaresi eklenip tahrifat yapıldığı ileri sürülerek takip nedeniyle 1.000.000,00 TL anapara yönünden davalıya borçlu olmadığını, takipteki talep edilen işlemiş faiz yönünden menfi tespit taleplerinin olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise bonoda tahrifat yapılmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bono bedeli kadar kendisine borcu olduğunu savunmuştur.<br>       İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyanın incelenmesinde alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takip dayanağının 09.01.2016 tanzim tarihli, 11.02.2016 vade tarihli 1.260,000.00 TL bedelli bono olduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık takibe ve davaya konu bonoda tahrifat yapılıp yapılmadığı iddiasına ilişkindir.<br>Somut davada, takip ve davaya konu olan bonoda tahrifat yapıldığını ispat külfeti davacı tarafa düşmektedir. <br>İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından alınan ve dairemizce de benimsenen 16.09.2020 tarihli rapor içeriğine göre  \"davaya konu bonoda bedelin rakamla belirtilen bölümünde sol başta bulunan “1” rakamı kendinden sonra gelen “260000” ibaresine kıyasla farklı fiziki evsafta bir kalem ile sonradan eklenmiştir. Söz konusu kalem ile diğer rakamların üzerinden gidilmiştir. Bonoda, bedelin yazıyla belirtildiği bölümde yer alan “BirmilyonikiyüzAltmışbintL” yazısı tek seferde yazıldığı\" şeklinde olduğu görülmüştür.<br> 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile, bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 676. maddesine göre, bono bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterilmesi ve her iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı belirtilmiş olup, bu kural senet bedelinde tahrifat yapılmaması halinde uygulanabileceğinden tahrifat durumunda ise, senedin tahrifat yapılmadan önceki bedelinin  geçerli olacağı anlaşılmaktadır.(Yargıtay 11.HD.'sinin 2020/3121-2021/4117 EK sayılı kararı bu mahiyettedir)<br>Dava konusu bononun bedel kısmında 260.000,00.TL rakamı önüne \"1\" rakamı eklenerek bononun bedel kısmında tahrifat yapıldığının ilk derece mahkemesince alınan ATK raporu ile kanıtlandığı, yukarıda özetlenen Yargıtay kararında da açıklandığı üzere tahrifattan önceki küçük bedel olan 260.000,00.TL'nin dava konusu bono bedeli olduğu anlaşılmaktadır.ATK raporunca yapılan değerlendirmeler dosya kapsamına uygun bulunarak davalı vekilinin raporun yetersiz olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br> İcra mahkemelerine başvuru yapılması İİK 72. Maddesine dayalı davanın açılmasına engel değildir. Yasal düzenlemeye göre; tahrifat iddiasının en geniş haliyle genel mahkemelerde ikame edilecek davada ileri sürülmesi gerektiğinden davalı tarafın davacı tarafın tahrifat iddiasının Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesine ... sayılı dosyasında ileri sürülmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Davacı tarafın soruşturma dosyasındaki beyanları ile ilk derece mahkemesindeki beyanları arasında davanın esasına etkili bir çelişki bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br> Davacı taraf takip nedeniyle 1.000.000,00 TL  yönünden davalıya borçlu olmadığını, takipteki talep edilen işlemiş faiz yönünden menfi tespit taleplerinin olmadığını beyan ettiği, ilk derece mahkemesince davacı tarafın talebine uygun karar verilerek 1.000.000,00 TL yönünden hüküm kurulduğu, işlemiş faiz yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığı yönünde herhangi bir talep olmadığından bu yönüyle hüküm kurulmadığı, sonuç itibariyle hükmün bu kısmının davalı lehine olduğu anlaşılarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere         :<br>1)Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 68.310,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan (59,30.TL+17.020,00) toplam 17.079,3.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 51.230,7.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce  YAPILMASINA,<br>Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  29/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79acd814d99440d8","SID":"cc4a49a76f6e78dd"}}