{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2644 <br>KARAR NO\t: 2024/45<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/616 Esas 2021/496 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/02/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.12.2017 tarihinde, davalı ...’un idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yolun karşısına geçmekte olan yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, eğitim ve sağlık gideri nedeni ile toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan,50.000,00-TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında, davalı ... ile sulhen anlaştıklarını, maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını, davalı ... şirketinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, trafik kazasının gerçekleştiği yerde trafik işaret levhaları, cihazları ve yaya geçidinin bulunmadığını, kazanın davacı yayanın kusuru sonucunda gerçekleştiğini, davacının dava konusu tedavi gideri içerisindeki zararlarının SGK tarafından karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili  davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan raporda, davacıda daimi araz bulunmadığı, 4 ay tıbbi iyileşme süresi, 4 ay bakıcı ihtiyacı süresinin belirlendiği, davacının maddi tazminat talebi yönünden davalı ... ile sulh olduğu, zararının karşılandığı, bu nedenle maddi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kaldığı, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile dava konusu maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 12.500,00-TL manevi tazminatın  24.12.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacının yaralanması nedeniyle gördüğü tedavi süreci dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davalının tam kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davalının şerit ihlali yapmadığını, hızlı olmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, yargılama giderinden sorumluluk belirlenirken kabul/red oranında hata yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı ...’un idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yolun karşısına geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. <br>Dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davalı sürücü idaresindeki aracın kendi şeridinden ayrılarak karşı şerite geçtiği ve bu yol kesiminden yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen davacıya çarptığının, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüş, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, davalı tarafın itirazları üzerine alınan ek raporda da aynı görüş bildirilmiş olup hükme esas alınan sözkonusu raporun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu, gerekçeli, dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesin-de, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği (sol bacağında parçalı kırık, ameliyat edilmiş), iyileşme süresi (4 ay), kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2017) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmış, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosya üzerinden Dairemizce yapılan değerlendirme sonucu, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı kanaatine varılmış, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmüş, davalı ... vekilinin manevi tazminatın fahiş olduğuna yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>Kabule göre de, yargılama giderinden davalı tarafın sorumluluğunun kabul/red oranına göre belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmasa da, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı ile mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarı dikkate alındığında davacı tarafça yapılan 596,23 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı olan %25’ine tekabül eden 149,05 TL’sinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yargılama giderinin %75’ine tekabül eden 447,17 TL’den davalının sorumlu tutulması isabetli  görülmemiş davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve istinaf sebebi yapılmayan kesinleşen hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine,<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;\t<br>1-Dava konusu maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kalmakla; KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2- Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Davacı tarafından dava konusu maddi tazminat talebi yönünden yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, talep gibi kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ve davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.366,20 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 171,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.195,08-TL harcın davalı ...’dan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, <br>5-Davacı tarafından peşin yatırılan 171,12-TL harcın davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı tarafça yapılan toplam 596,23-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince kabul/red oranı (0,40) gözetilerek 238,49-TL'sinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, <br> 8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı ve davalı  tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde  iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 47,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 162,10 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 209,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bıakılmasına,<br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,\t\t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28180a57f0ee5e89","SID":"140594124cf8c0ef"}}