{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2472 - 2024/49<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2472 <br>KARAR NO\t: 2024/49<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/46 Esas 2021/657 Karar<br><br>DAVACILAR\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/02/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17.06.2016 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, ışıklı kavşakta yolun karşısına geçmek isteyen davacılar desteği ...’a çarpması sonucu vefat ettiğini, davacıların müteveffanın annesi, babası ve kardeşleri olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı baba ... için 1.000,00TL, davacı anne ... için 1.000,00 TL, kardeşleri ..., ... ve ... için 500,00 er TL olmak üzere şimdilik 3.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ... Sigorta AŞ açısından temerrüt tarihi olan 02.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılar açısından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ... ve ... için 50.000,00 er TL, davacılar ..., ... ve ... için 20.000,00 er TL olmak üzere 160.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.01.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı ... için 27.108,28 TL, davacı ... için 33.424,11 TL olarak artırmış, 01.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı ... için 33.071,78 TL, davacı ... için 47.680,41 TL olarak artırmıştır.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ticari taksi ile ilgili olarak, zorunlu mali mesuliyet sigortası haricinde, ayrıca ... Şirketine artan mali sorumluluk sigortası yaptırıldığını, bu nedenle davanın bu şirkete ihbarını talep ettiklerini, dava konusu olayda müteveffanın, yayalara kırmızı ışığın yanmakta olduğuna bakmadan, araçların yoluna girdiğini ve bu nedenle meydana gelen kazada müteveffa ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, olaydan sonra davacılara yardımcı olmaya çalıştığını, araca ait sigorta poliçelerini verdiğini, mali açıdan sigorta şirketlerine müracaatları ile ilgili olarak yapmaları gerekenler hususunda yardımcı olabileceğini ifade ettiğini, davalının tutum ve tavrından dolayı kendisinden şikayetçi olmadıklarını ifade eden davacıların, mali yönden kendilerinin bir talepleri olmadığını ifade ettiklerini, sonrasında ise maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açtıklarını, müteveffanın yaşı itibariyle, henüz yetişkin olmadığı, öğrenci olduğu, öğrenim hayatı süresince ailesinin ve davacıların maddi desteğine ihtiyacı olduğu, kardeşlerin müteveffadan maddi destek alacaklarının somut olarak ortaya konulması gerektiği hususlarının dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin, bir tarafa ekonomik yönden zarar vermek, diğer tarafa ekonomik açıdan zenginlik sağlamak amacına yönelik olmaması gerektiğini, davalının taksicilik yaptığını, elde ettiği gelir ile ailesini geçindirmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat davasının görülebilmesi için öncelikle davalının kusurunun bulunması gerektiğini, oysa, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın Trafik Sigorta Poliçesi ile 29.06.2015-29.06.2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, anılan poliçe gereğince, davalı şirketin sorumluluğunun sakatlanma ve ölüm kişi başına 290.000,00 TL limit ile sınırlı, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmediğinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, dava konusu poliçenin 01.06.2015 tarihli Genel Şartlara tabi olduğunu, davacı yanın temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %25, müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacılar anne ve babanın destekten yoksun kalma zararlarının hesabı yönünden aktüer bilirkişi raporu alındığı, davacı kardeşler yönünden destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının oluşmadığı, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 33.071,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 47.680,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan miktarlara davalı ... ve davalı ... yönünden olay tarihi olan 17.06.2016'dan itibaren; davalı ... Sigorta AŞ şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 02.11.2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun (maddi tazminat istemleri yönünden) düzenlediği poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, davacılar ...'ın maddi tazminat istemlerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.06.2016'dan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza esnasında müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğinin sabit olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacı kardeşler yönünden de destek tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın iki kez talep artırımı yapmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın iki kez talep artırımı yapmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında yeni genel şartlar uyarınca %1.8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacılar vekili, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, ışıklı kavşakta yolun karşısına geçmek isteyen davacılar desteği yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir.<br>1-Tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiğinin, davalı sürücünün beyanı esas alınarak davalının yeşil ışıkta geçtiğinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Dava konusu olay nedeniyle Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 216/721 Esas- 2018/166 K sayılı dosyasında sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda sürücü ...'nun gündüz vakti meskun mahalde otomobili ile seyri sırasında kaplamada bıraktığı fren izi mesafesinin uzunluğundan ve ifadesinde de belirttiği üzere meskun mahal şartları üzerinde hızla (70km/saat) seyrettiği, mevcut seyir hızı ile geldiği ışık kontrollü kavşağa yeşil ışıkta girmiş ise de; seyir hızını kavşak ve meskun mahal şartlarına göre ayarlamadığı, seyir hızıyla girdiği ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışıkta geçen ancak, 50 metre öncesinde gördüğü yayaya karşı zamanında etkin fren tedbirine başvurmadığı, yaptığı frende hızından dolayı etkisiz kalıp otomobili ile yaya ...'a sol ön far kısmı ile çarpmasıyla meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu, yaya ...'ın gündüz vakti, meskun mahalde, olay yeri ışık kontrollü kavşakta, karşıya geçişini kavşak ışığının yayalara yeşil yandığı, geçeceği yol üzerinde seyreden araçlara kırmızı ışık yanarken geçiş yapması gerekir iken, yayalara kırmızı ışık yanarken yolun karşı tarafına geçmek istemiş, bu haliyle kendi can güvenliğini tehlikeye atmış, ani ve kontrolsüz biçimde yola girmekle risk almış,solundan gelen otomobili fark eden yanındaki kız arkadaşının geri dönerek korunma tedbiri aldığı kendisinin ise koşarak geçmeye çalışması sonucu hızlı gelen otomobilin çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara BAM 12. Ceza Dairesinin 2019/3079E-2019/2032K. Sayılı kararı ile sanık müdafi ve katılanların istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. <br> Mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden beş ayrı bilirkişi raporu alındığı, alınan raporların tamamında, davalı sürücünün yeşil ışıkta geçtiği ancak kavşağa hızlı şekilde yaklaşması, tedbirsiz davranması, müteveffanın yolun karşısına geçmek için hareket ettiğini görmesine rağmen gerekli fren ve manevra tedbirine başvurmamış olması nedeniyle tali, müteveffanın ise yayalar için kırmızı ışık yanmasına rağmen yolun karşısına geçmeye çalışması, ışıklı işarete uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüş olup raporlar arasındaki kusur oranı yönünden oluşan çelişki İTÜ Ulaştırma Bölümünden alınan son bilirkişi kurulu raporu ile giderilmiş, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %25, müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Hükme esas alınan bu son raporun, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği, kazanın oluşumuna uygun, ceza yargılamasında belirlenen somut olgularla ve dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu anlaşılmış olup tarafların kusur oranına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2-Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK'nın 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup; \"Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir\" şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı TBK'nın 53/3. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bu nedenledir ki, destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilmek için yasal mirasçı olmak koşul değildir.<br>Somut olayda, davacılar ..., ..., ... müteveffanın kardeşleri olup müteveffa vefat ettiğinde 12 yaşındadır. Müteveffanın yaşı dikkate alındığında davacı kardeşlerine maddi yönden destek olduğunun kabulü mümkün olmadığı gibi aktif çalışma hayatına geçtiğinde destek olacağı da ispat edilemediğinden anılan davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>3-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hak sahiplerinin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekir. Bu itibarla, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>4-Davalı taraf davada iki kez talep artırımı yapıldığını, bunun usulen mümkün olmadığını ileri sürmüşse de; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının dava dilekçesinde açıkça belirtildiği, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Davacı tarafça eldeki davada davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiş olup bir kez talep artırımı, bir kez de ıslah talebinde bulunulduğundan davalı tarafın bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>5-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın oluşumunda müteveffanın asli kusurlu oluşu, davacı sayısı, olay tarihi (2016) tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, hak ve nesafet kurallarına, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminatların miktarına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... ve davalı ...'dan alınması gereken 9.273,23 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 2.649,53 TL +2.318,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.305,40 TL harçtan - davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 4.383,67 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 2.318,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.065,17 TL harçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere - davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Kararın tebliği usulüne uygun olarak tebliğine, <br>6- Harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br> <br>   Başkan <br>   Üye <br>Üye <br>        Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77801409489a1086","SID":"ca5f34b3375912a6"}}