{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2009 <br>KARAR NO: 2024/31<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 06.06.2023<br>NUMARASI: 2022/589 Esas - 2023/259 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine  dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı şirkette Genel Müdür olarak çalışıp 2021 yılında ayrıldığını, davacı 2019 yılında davalı şirkette görev yaparken uzun yıllardan beri şirketin çalışanı olan ve banka mutemet işleriyle görevlendirilen ...'a, bankadaki şirket hesabına yatırması için 50.000 Euro nakit parayı teslim ettiğini, davalı şirkete ait 50.000 Euro parayı teslim alan ..., bankaya 40.000 Euro yatırmış, 10.000 Euro'yu ise zimmetine geçirdiğini, durumun öğrenilmesi ve paranın aciler transfer edilmesi zorunluluğu nedeniyle, zimmete geçirilen 10.000 Euro'nun 5.000 Euro'su davalı şirket tarafından, 5.000 Euro'su ise bizzat davacının şahsi bütçesinden tamamlanmak suretiyle paradaki eksiklik giderilmiş ve davalı şirketin transfer işlemi yapıldığını, davacının şahsi bütçesinden karşılamak zorunda kaldığı 5.000 Euro, davalı şirket tarafından davacıya iade edilmemiş, talepleri sürekli geçiştirilmiş, davacının şirketten ayrılması aşamasında ise, davalı şirket tarafından 15.03.2021 Tarihli Taahhütname düzenlenerek davacıya teslim edilmiştir. (Ek-1 15.03.2021 Tarihli Taahhütname), davalı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği 15.03.2021 Tarihli Taahhütnamesinde;“Zararın ...  terafından tazmin edilmesi halikde, 5.000 Euro'nun en kısa sürede ...'a ödeneceği” belirtildiğini, davalı şirket tarafından bugüne kadar davacıya hiçbir ödeme yapılmaması ve ... hakkında davalı şirketçe yürütülen yasal işlemler ve tahsilatlar hakkında hiçbir bilgi verilmemesi nedeniyle, Kadıköy ... Noterliğinden 01 Haziran 2022 Tarih, ... Yevmiye No'lu İhtarname düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirkete 06 Haziran 2022 Tarihinde tebliğ edilen İhtamamede; Yukarıda arzedilen olayların gelişimi anlatılarak, İhtarnamenin tebliğini takip eden 7 gün içinde;  zimmetine 10.000 Euro geçiren ... hakkında muhatap şirketçe yapılması gereken Cumhuriyet Savcılığı Şikayet mumarası ile, paranın tahsili için ... aleyhine bugüne kadar açılmış olan dava ve icra takip dosya numaralarının ve bunların bulunduğu aşamaların bildirilmesi,  bu kapsamda yine aynı 7 günlük süire içinde; Muhatap şirketin bugüne kadar ...'tan yapmış olduğu tahsilatların miktarının da dayanak banka dekontları ile birlikte bildirilmesi, davalı şirketin a ve b şıklarında belirtilen taleplerimiz ile ilgili hiçbir yasal girişimde bulunmamış olması halinde ve/veya işbu taleplerimizin karşılanmaması halinde, günlük bildirim süresinin bitimini takip eden 7 gün içinde 5.000 Euro müvekkil alacağının nakden ve def'aten ödenmesi, bunlardan kaçınmanız halinde hakkınızda dava ve icra takip yollarına başvurularak, alacağın tahsili cihetine gidileceği, ihtar edildiğini, beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile; davalı şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının, davalı şirketin eski bir yöneticisi olduğunu, uyuşmazlığın ticari işletmeden de kaynaklanmadığını, görev yönünden itiraz ettiklerini, davacı müvekkili şirket tarafından kendisine emanet edilen 50.000 Euro'nun 10.000 Euro'luk kısmının çalınmasına sebebiyet verdiğini, bunun sonucunda müvekkil şirketi zarara uğrattığını, zararın 5.000 Euro'luk kısmını karşıladığını, davacının işten ayrılırken müvekkil şirketin kendisi ile bir sözleşme akdetmiş ve sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında zararın ... tarafından tazmin edilmesi halinde Davacı'ya tazmin etmiş olduğu bedelin iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının da bu sözleşme sonucu işbu davayı ikame ettiğini, bu itibarla, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesini ve davacı ..., müvekkili şirket nezdinde genel müdür olarak çalışmaktayken; müvekkil şirket'in banka hesabına yatırılması için müvekkil şirket davacıya 50.000 Euro teslim ettiğini, bu paranın, Davacı tarafından Müvekkil Şirket'in banka hesabına yatırılması gerekirken Davacı Müvekkil Şirket'in bir başka çalışanı ...'a teslim edildiğini, akabinde ... 40.000 Euro'yu Müvekkil Şirket'in banka hesabına yatırdığını, lakin 10.000 Euro'yu kendi zimmetine geçirdiğini, bir başka ifadeyle, davacının, davalı şirketin 10.000 Euro'sunun çalınmasına sebebiyet verdiğini, kendisine emanet edilen yüksek meblağlı bir parayı başka bir çalışana teslim ettiğini, çalışanın da parayı zimmetine geçirdiğini, müvekkil şirketin 10.000 Euro zarara uğratmasına karşın bunun yalnızca 5.000 Euro'sunu karşılndığını, 5.000 Euro yine müvekkil şirket tarafından karşılandığını, davacının dava tarihi itibarıyla 5.000 Euro zararı tazmin etmediğini, buna karşın iyi niyetli olan müvekkili şirketin, davacı işten ayrılırken kendisiyle 15.03.2021 tarihli bir sözleşme yaptığını ve zararın ... tarafından tazmin edilmesi hâlinde davacının tazmin etmiş olduğu 5.000 Euro meblağın sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iade edileceğinin kabul edildiğini ve davacının da bunu kabul ettiğini, davalı şirketin tüm iyi niyetiyle yalnızca sebepsiz zenginleşme durumunun ortaya çıkmaması adına davacı yan ile 15.03.2021 tarihli sözleşmeyi akdettiğini, ardından, davacının Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 01.06.2022 tarihli ihtarnamesini keşide ettiğini ve dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu üzere zararın tazmin edilip edilmediğinin akıbetini sorduğunu, müvekkil şirketçe keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 09.06.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle, ... aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve ihtarname keşide tarihine kadar icra dosyası üzerinden herhangi bir borç tahsilatı yapılmadığı, zararın tazmin edilmesi halinde davacıya bilgi verileceği iyi niyetli olarak bildirildiğini, bunun üzerine davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını ve takibe itiraz ettiklerini, neticesinde davacının huzurdaki işbu davayı açtığını belirterek, davanın öncelikle görev yönünden reddine, müvekkil şirketin işbu davada taraf sıfatı olmaması nedeniyle müvekkili şirket bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, esas bakımından da haksız davanın reddine, davacı tarafın işbu itirazın iptali davasında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesin talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin 'a-f' bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olup olmadığı hususunda davalı şirket ticaret sicil kayıtları incelendiğinde  şirketin dava konusu uyuşmazlığın yaşandığı tarihte temsilcisinin ... Ticaret Limited Şirket yetkilisi ... olduğu, dava tarihi itibariyle ise davacının şirkette bir görevinin bulunmadığı bu nedenle TTK 368-370. maddeleri  gereği davacının şirketi temsile yetkili olduğuna dair ticaret sicilde tescilli belge bulunmadığı, dava konusu para ödüncüne ilişkin  uyuşmazlığın davacının üstlendiği ticari bir işten kaynaklanmadığı, davacının dava konusu şirkete kendi adına ödünç veren konumunda olduğu, para ödüncünün TTK'da düzenlenmediği anlaşılmakla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca davacı hakkında yazılan müzekkerelerden anlaşıldığı üzere davacının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın tarafların her ikisinin ticari işletmesi ile ilgili de bulunmadığı bu nedenle davanın nispi ticari dava da olmadığı, davanın yukarıda açıklanan üç ticari dava grubuna da girmediği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre  Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı... \" gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte davacının davalı şirkette genel müdürlük görevini ifa ettiği taraflarca ihtilafsız olup mahkemenin de kabulünde olduğunu, \"dava tarihi itibariyle ise davacının şirkette bir görevinin bulunmadığı bu nedenle ttk 368-370. maddeleri  gereği davacının şirketi temsile yetkili olduğuna dair ticaret sicilde tescilli belge bulunmadığı\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinin, TBK'nın 551 ile 547/1 maddelerinden hareketle TTK'nın 4/1 maddesinin (c) bendi ve TTK'nun 5. maddesine açıkça aykırı olduğunu, Davalı şirketin deniz taşımacılığı üzerine faaliyet göstermekte olup, davacı ...'ın şirketteki konumu \"GM-Genel Müdür-General Menager\" olduğunu, 01.06.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan davacının 2018 yılından, işten ayrıldığı 2021 yılına kadar olan mail yazışmaları ve şirket tarafından bastırılan kartvizit ile sabit olduğu üzere; ...'ın ismi altında \"...\" ibaresi yer almış, davacıya \"...@....net\" şeklinde mail adresi tahsis edildiğini, davacının bütün mail yazışmaları \"gm\" ile başlayan mail adresi üzerinden yapıldığını, ayrıca davacının, davalı şirketi temsilen 2018-2019-2020-2021 yıllarında yapmış olduğu mail yazışmalarında, verdiği teklifler ile tüm operasyonlarında isminin yanında \"GM\" ünvanını da kullandığı tartışmasız olduğunu, Davacının davalı şirkete ödünç para vermek zorunda kaldığı tarihte (olayın gerçekleştiği tarihte) davacının davalı şirkette Genel Müdür olarak görev yaptığı, davalının 16.11.2022 Tarihli cevap dilekçesinin 4. sayfa, 1. maddenin ilk paragrafındaki ikrarı ile sabit olup, gerekçeli karardaki tanımlamaya göre davacının genel müdürlük görevi ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğunu, bu kapsamda huzurdaki ihtilafın, davalı şirket ile genel müdürü arasındaki ilişkiden kaynaklandığının sabit olduğunu, İlk derece mahkemesinin kabulünün, davalının açık ikrarı, dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davacının davalı şirketteki genel müdürlük görevinin; TBK'nun 551. maddesinde düzenlenen \"Ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği\" ticari vekil olarak tanımlanabileceği, davacının, davalı şirket adına yapmış olduğu yazışmalarının altında isminin ve şirketteki Genel  Müdürlük görevini belirtmesinin yanısıra şirket ünvanının da belirtilmesi karşısında, TBK'nun 547/1  maddesi gereğince \"örtülü olarak yetki verilen ticari temsilci\" olarak da tanımlanabileceğinin açık olduğunu,  Davacının, davalı şirketteki genel müdürlük görevinin, ticari vekil (TBK 551) veya ticari temsilci (TBK 547/1) sıfatlarından hangisi ile tanımlanırsa tanımlansın, her iki olasılıkta da TTK'nun 4/1 maddesinin (c) bendi ile TTK'nun 5. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesinin  görevli olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın kaldığı yerden devamı için dosyanın, kararı veren ilk derece  mahkemesine gönderilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali istemine   ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu gerekçesiyle  görevsizlik kararı verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı şirketin eski müdürü olduğunu, şirkete ait 50.000 EURO nun bankaya yatırılması için şirket çalışanı dava dışı ...' a verdiğini, ... tarafından 40.000 USD yatırıldığının ve 10.000 USD şirket parasının yatırılmadığının anlaşıldığını, 10.000 USD nin 5.000 USD'sinin kendisi tarafından şirket hesabına yatırılarak tazmin edildiğini, yatırılan bu tutarın dava dışı ...'ten tahsili halinde kendisine iade edileceğine dair davalı ile protokol yapıldığını, kendisi tarafından yatırılan ve davalı yanca ödeneceği taahhüt edilen 5.000 USD'nin davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız takibe davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince,  davanın TTK'nın 4. maddesinin \"a-f\" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olup olmadığı hususunda davalı şirket ticaret sicil kayıtları incelendiğinde  şirketin dava konusu uyuşmazlığın yaşandığı tarihte temsilcisinin ... Ticaret Limited Şirket yetkilisi ... olduğu, dava tarihi itibariyle ise davacının şirkette bir görevinin bulunmadığı bu nedenle TTK'nın 368-370. maddeleri  gereği davacının şirketi temsile yetkili olduğuna dair ticaret sicilde tescilli belge bulunmadığı, dava konusu para ödüncüne ilişkin  uyuşmazlığın davacının üstlendiği ticari bir işten kaynaklanmadığı, davacının dava konusu şirkete kendi adına ödünç veren konumunda olduğu, para ödüncünün TTK'da düzenlenmediği anlaşılmakla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca davacı hakkında yazılan müzekkerelerden anlaşıldığı üzere davacının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın tarafların her ikisinin ticari işletmesi ile ilgili de bulunmadığı bu nedenle davanın nispi ticari dava da olmadığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilk derce mahkemesince yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş ise de; celp olunan ticaret sicil kayıtları ve Gelir İdaresi Başkanlığının 22.05.2023 tarihli cevabi müzekkere içeriğinden, davacının  davalı şirkette 2011-2015 yılları arasında yönetim kurulu başkanı olduğu, 2018-2020 yılları arasında ise yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmaktadır.  Davanın niteliği ile uyuşmazlık konusu dava dışı çalışan tarafından yatırılmayıp davacı yanca tazmin edildiği dönem dikkate alındığında ve davacının bu dönem davalı şirket yönetiminde görevli olduğu da gözetildiğinde, tarafların sıfatı itibariyle  davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmakla, ilk derece mahkemesi görevsizlik kararı isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, kararın kaldırılmasına ve davanın görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 24.01.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21ca61dfd70dc00e","SID":"1d6af16da44f1625"}}