{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/796 <br>KARAR NO\t\t: 2024/42<br>KARAR TARİHİ\t: 02/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2015/148 Esas  2019/1084 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:10/01/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği 02.02.2015 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; İzmir 6.İcra Müdürlüğünün 2014/10746 E.sayılı dosyasında takibe konulan dava konusu çekteki imzanın ve kaşenin davacıya ait olmadığından bahisle tedbirin durdurulmasını ve  müvekkilin borçsuz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ...'e vekalet verdiğini, vekalet kapsamında çekin imzalandığını, ...'in daha önceden çekleri ciro ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 25.04.2019 tarihli oturumunda  bilirkişi incelemesine karar verilmiş,  bilirkişi ibraz ettiği 28.05.2019 tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, dava konusu edilen ... Bankası AŞ. ... şubesine ait, 25.07.2014 keşide tarihli, 100.000-TL bedelli, ... adına yazılmış, keşidecisi ...  AŞ. olan ...  numaralı çekte lehtar ciranta ... adına atılı bulunan imza ile dava dosyasına celp edilen, ödemesi yapıldığı belirtilen ... Bankası ... şubesine ait, ...  nolu, 30.000-TL bedelli, ...  nolu, 45.000-TL bedelli ve ...  nolu 45.000-TL bedelli çeklerde ciranta ... adına atılan imzaların aynı şahıs eli ürünü olduğu bildirilmiştir.<br>Davacı vekili 11.06.2019 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili 31.05.2019 tarihli rapora beyan dilekçesinde davanın subut bulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2014/10746 E.sayılı dosyasında takibe konulan dava konusu çekteki imzanın ve kaşenin davacıya ait olmadığından bahisle tedbirin durdurulmasını ve  müvekkilin borçsuz olduğunun tespitinin talep edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava konusu edilen 25/07/2014 keşide tarihli  100.000-TL bedelli çekin arkasında bulunan ... kaşe ve imzasının müvekkiline ait olmadığından bahisle menfi tespit talebinde bulunduğu, davalı savunmasında ...'nun ...'i vekil tayin ettiği, vekaletname kapsamında kambiyo senedi düzenlendiğini, ...'in imzasının ...'nun bilgisi dahilinde atıldığını ve ...'in imzalamış olduğu çeklerden ...'nun sorumlu olduğunu belirtmiş olmakla deliller kapsamında ...'in imzalamış olduğu ve bilirkişiler tarafından incelenen ... Bankası ... Şubesine ait ...  nolu 30.000-TL bedelli, ...  nolu 45.000-TL bedelli, ...  nolu 45.000-TL bedelli çek sureti ve asılları dosyamıza celp edilmiş, yapılan bilirkişi incelemesinde dava konusu çek ve diğer 3 adet çekteki ciranta ... adına atılan imzaların aynı şahıs eli ürünü olduklarının tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekili duruşmadaki beyanlarında çekteki imzanın ...'e ait olduğunu ittifakla belirttikleri, alınan bilirkişi raporuna göre de bu hususun doğrulandığı ve dava konusu çek ile birlikte diğer üç adet çekin de ... tarafından imzalanmış olduğu, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/582 E-2017/957 K sayılı dosyasında yapılan yargılamada; katılanın ..., sanığın ... olduğu, resmi belgede sahtecilik, hizmet sebebiyle güvenin kötüye kullanımı suçu sebebiyle yapılan yargılamada ..., ...'nun kendisine vekalet verdiğini, bu vekalet kapsamında çek imzaladığını, çeklerin tamamının ödendiğini, yapmış olduğu işlerden ...'nun bilgisi olduğunu belirtmiş olduğu, yargılama sonunda ...'in dosyamızda dava konusu edilen çek de dahil olmak üzere ... adına çeklerin vekalet kapsamında ciro ettiği, katılanın bilgisi dahilinde olduğu tespit edilerek sanık ...'in üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiş, verilen karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçerek 16/05/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyaya celp edilen 25/04/2014 tarih 14308 yevmiye nolu vekaletnamede ...'nun düzenlediği vekalette ...'e verilen yetki kapsamında kambiyo senedi düzenleme yetkisinin verilmediği ancak yapılan ceza yargılaması ve emsal çeklerin kapsamına göre dava konusu çekin ve diğer çeklerin ...'nun bilgisi dahilinde ... tarafından imzalandığı, dosyaya emsal olarak celp edilen ...  nolu 30.000-TL bedelli, ...  nolu 45.000-TL bedelli, ...  nolu 45.000-TL bedelli çeklerin ödenmiş olduğu, bu sebeple davacının ...'in imzaladığı çeklerden sorumluluğu kabul ettiği, sorumsuzluk sebebiyle menfi tespit iddiasının yerinde olmadığının anlaşıldığı, yargılama aşamasında davacının talebi ile tedbir kararı verilip icra dosyasında takibe konulduğu ve takibin durdurulduğu anlaşıldığından İİK 72/4 maddesi gereğince % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilinin gerektiği anlaşılmakla davanın reddine, dava değeri 98.800-TL üzerinden taktir edilen % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \" gerekçesi ile; \"Davanın reddine, Dava değeri 98.800-TL üzerinden taktir edilen % 20 (19.760-TL) kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında borç doğuracak herhangi bir işlem yapılmadığını, takibe konu çeklerin davacı tarafından imzalanmadığından davacının takibe dayanak çeklerle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının azlettiği temsilcisi dava dışı ...'in yasal yetkisini aşarak takibe konu çekleri imzaladığı ve davacıya haber vermediği, davacının dava dışı ...'e vermiş olduğu temsil yetkisinde kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmadığı, bu nedenle dava dışı ...'in imzaladığı çeklerden dolayı sorumlu tutulamayacağı, taraflar arasında herhangi bir alış veriş olmadığından borçlandırmayı gerektiren bir durumun olmadığı, bu durumun davacı ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğu, dava dışı ... tarafından imzalanan diğer çeklerin bilirkişi incelemesine sunulduğu ve bilirkişi tarafından dava dışı ...'in davacı ... adına imzaladığını tespit edildiği, haliyle davacının söz konusu çeklerden haberdar olmadığı, açıklanan nedenlerle İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/148 esas ve 2019/1084 Karar sayılı ilamının davacı lehine kaldırılmasına ve istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; davaya konu senet ve takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı tespitine istemine yönelik menfi tespit davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili, davalı şirket tarafından davacı hakkında İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10746 Esas sayılı dosyayla  icra takibinin başlatıldığı, davacı tarafından Bornova 4. Noterliğinin 05/09/2014 tarih ve 13377 yevmiye nolu vekaletnamesiyle dava dışı ... isimli şahsa yalnızca T.C hudutları dahilinde resmi ve özel kurum ve kuruluşların açtığı ve açacağı bilcümle ihalelere davacı adına katılmaya ve bir kısım işlemler yapmak amacıyla vekaletname verdiği ancak işbu vekaletnamelerde vekil olarak tayin edilen ...'e hiçbir şekilde davacı adına çek düzenleme ve ciro etme yetkisinin verilmediği, buna rağmen dava dışı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak davacıdan habersiz olarak dava konu çekte keşideci durumunda bulunan şirket tarafından davacı emrine düzenlenen çeki davacının adını ve kaşesini kullanarak ciro ettiği, bu nedenle takip ve davaya konu 25/07/2014 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çekin arkasında bulunan ... adı altındaki imzanın davacıya ait olmadığından dava konusu çek ve takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere davacı tarafından kendi adına işlemler yapmak üzere dava dışı ...'in vekil olarak tayin edildiği, ilgili vekaletnamede ...'e ahzu kabz hem de vekaletname içeriğinde belirtilen tüm evrak ve belgeleri imzalama yetkisinin verildiği, bu vekaletname kapsamın dava dışı ... tarafından davacı adına pek çok işlem gerçekleştirildiği, yine davacının bilgisi ve onayı ile ciro edilen dava konusu çek dışında üç adet çekin de bulunduğu, ancak bu çeklere ilişkin olarak davacı tarafça imzanın kendisine ait olmadığı yönünde herhangi bir iddianın ileri sürülmediği, bu kapsamda dava konusu çekteki imza davacı tarafça iddia edildiği şekilde dava dışı ... tarafından atılmış olsa dahi bu imzanın davacı tarafça verilen vekaletname kapsamında  davacının bilgisi dahilinde atıldığı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı davacının sorumlu olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, dava değeri 98.800,00 TL üzerinden taktir edilen %20 (19.760,00 TL) kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2014/10746 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davalı şirket tarafından dava dışı ...  AŞ ve davacı ... hakkında 13/08/2014 tarihinde 25/07/2014 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bir adet çek dayanak gösterilmek suretiyle 98.880,00 TL asıl alacak, 610,92 TL işlemiş faiz, 10.000,00 TL %10 karşılıksız çek tazminatı olmak üzere toplam 109.490,92 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür. <br>İcra takibine konu çekin incelenmesinde, ... Bankası AŞ ... Şubesine ait  dava dışı ...  AŞ tarafından davacı ... lehine düzenlenmiş 25/07/2014 keşide tarihli ve 100.000,00 TL  çek olduğu, işbu çekin lehtar ve ilk ciranta durumunda bulunan ... tarafından sırasıyla ... ..  Şti, ...  Şti'ye ciro edildiği ve 25/07/2014 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğuna dair kaşe vurulduğu, ayrıca banka ibraz kaşesinden sonra gelmek üzere ... isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davaya konu çekle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup grafolog bilirkişiden alınan 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu edilen ... Bankası A.Ş. ... şubesine ait .../25/07/2014 keşide yer ve tarihli, 100.000,00 TL TL bedelli davacı “...” adına yazılmış, keşidecisi “...   A. Ş.” olan, “...  numaralı çekte lehtar ciranta ... adına atılı bulunan (arka yüzde “....” ibareli kaşe izi üzerindeki 1. ciranta) imza ile dava dosyasına celp edilen ödemesi yapıldığı belirtilen ... Bankası ... şubesine ait  ...  nolu 30.000-TL bedelli, ...  nolu 45.000-TL bedelli ve ...  nolu 45.000-TL bedelli çeklerde ciranta ... adına atılan imzaların, aynı şahıs eli ürünü oldukları sonucuna varıldığı bildirilmiştir.<br>Davacı tarafça takip ve davaya konu çekte davacıya atfen atılan  imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davacı tarafça dava dışı ...'e verilen vekaletname içeriği incelendiğinde davacı adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediği iddiasıyla dava konusu çekten ve takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı iddia edilmiş, davalı vekili tarafından da dava konusu çekte lehtar ve ilk ciranta durumunda bulunan davacıya ait ciro imzasının davacı tarafça dava dışı ...'e verilen vekaletname kapsamında davacının bilgisi dahilinde imzalandığı iddia edilmiştir. <br>Dosya içerisinde bir sureti mevcut olan Bornova 4.Noterliğinin  25.04.2014 tarihli vekaletnamesinin incelenmesinden davacı tarafından dava dışı ...'in geniş yetkilerle vekil olarak atanmış olduğu görülmüştür.<br>İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/582 E, 2017/957 K sayılı dosyasının incelenmesinden, katılanın ..., sanığın ... olduğu, resmi belgede sahtecilik, hizmet sebebiyle güvenin kötüye kullanımı suçu sebebiyle yapılan yargılama sonunda sanık ...'in üzerine atılı suçlardan dolayı ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve verilen kararın İstinaf denetiminden geçerek 16/05/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı tarafından dava dışı ...'e vekaletname verildiği, vekaletnamede çek imzalama yetkisi verilmemiş ise de; ...'in emsal olarak gösterilen çekleri imzaladığı ve anılan çeklerin davacı tarafından ödendiği dolayısıyla davacının ...'in imzaladığı çekleri ödeyerek benimsediğinin ilk derece mahkemesince tespit edildiği, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre  davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2019 tarih, 2015/148 Esas ve 2019/1084 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy çokluğu ile üye ...'ın muhalefeti ile kesin olmak üzere  karar verildi. 02/01/2024<br><br>Karşı Oy: Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafça takip ve davaya konu çekte davacıya atfen atılan  imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davacı tarafça dava dışı ...'e verilen vekaletname içeriği incelendiğinde davacı adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediği iddiasıyla dava konusu çekten ve takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı iddia edilmiş, davalı vekili tarafından da dava konusu çekte lehtar ve ilk ciranta durumunda bulunan davacıya ait ciro imzasının davacı tarafça dava dışı ...'e verilen vekaletname kapsamında davacının bilgisi dahilinde imzalandığı iddia edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davaya konu çekin davacının bilgisi dahilinde dava dışı ... tarafından imzalandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 24/10/2017 tarihli dilekçeyle dava konusu çekin, davacı tarafça ciro edilmediği bu nedenle davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde ticari defterlerin mahkemeye sunulacağının bildirildiği görülmüştür. <br><br>HMK'nın \"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı 222 Maddesine göre \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.\" İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında davaya konu çekin ve yine ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtilen dava dışı ... tarafından davacı adına cirolanmış olmasına rağmen davacı tarafça itiraz edilmediği belirtilen ve yine davalı savunmasında  ileri sürülen çeklerin davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelenmesi yaptırılmaksızın karar verildiği görülmekle bu eksiklikler tamamlandıktan sonra oluşacak duruma göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.<br>                 <br>                                                                                        Üye ...  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a599e4310376e1d2","SID":"53f5d6d29b99ac7e"}}