{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2253 - 2024/48<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2253 <br>KARAR NO\t: 2024/48<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/7 Esas 2021/550 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.04.2017 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu elektrikli bisiklete, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici iş gücü kaybı tazminatını 4.212,21 TL, sürekli iş gücü kaybı tazminatını 106.785,98 TL, bakıcı gideri zararını 1.777,50 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın kusur oranında davacının kanıtlanan gerçek zararı ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan raporda, davacıda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %3 oranında daimi maluliyet, 3 ay tıbbi iyileşme süresi, 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun,Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaza nedeni ile 3 ay geçici işgöremez halde kaldığı, 1 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyduğu ve % 8,1 oranında iş gücü kaybı olduğunun  belirlendiği, kaza tarihindeki geçerli yönetmelik hükmüne göre davacının % 3 oranında sürekli iş gücü kaybı, 3 ay süreyle geçici iş göremez halde kaldığı,  1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, buna göre davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kaza esnasında koruyucu giysi kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 31.640,29 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile 3.369,76 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 1.422,00 TL bakıcı gideri tazminatının 16/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesitesi raporunda davacının maluliyet oranının belirlenmesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının doğru olmadığını, faiz başlangıcının haksız fiil tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının yaralanması ile koruyucu kıyafet giymemesi arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu   ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu elektrikli bisiklete, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tazminini talep etmiştir. <br>\t1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. <br>\tSomut olayda, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından rapor alındığı, raporda, kaza tarihi olan 03.04.2017 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanan daimi maluliyet oranının %3 olduğunun mütalaa edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş olup  mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t2-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası  esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin, hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\t3-Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.<br>\tTazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>\tZarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.  <br>\tSomut olayda, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda  davacının  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %3 oranında daimi maluliyet, 3 ay tıbbi iyileşme süresi, 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamada 4.212,21 TL geçici iş göremezlik, 39.550,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.777,50 TL bakıcı gideri belirlenmiş, davacının motosiklette yolcu olarak bulunduğu, koruyucu kıyafet kullanmadığı gerekçesi ile aktüerya raporu ile hesaplanan tazminattan  %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de; davacının kazada sol illiak kemik parçalı kırık (kalça kırığı) oluşacak şekilde yaralandığı,  Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunda  kalça eklemi hareket kısıtlılığı nedeniyle  maluliyetin bulunduğunun belirlendiği, davacının maluliyeti ile  davacının  kaza sırasında kask, dizlik gibi güvenlik tertibatını kullanmaması arasında uygun illiyet bağının bulunduğu tespit edilmediğine ve davalı sigorta şirketi tarafından  bu iddianın ispat edilemediğine göre  belirlenen tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmış olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğuna yönelik istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, müterafik kusur indirimi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve 4.212,21 TL geçici iş göremezlik, 39.550,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.777,50 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline dair  yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\t1-Davanın KISMEN KABULÜNE,<br>\t39.550,36 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile 4.212,21 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 1.777,50 TL bakıcı gideri tazminatının 16.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tFazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t2-Alınması gereken 3.110,84 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ve 368,00 TL ıslah  harcın düşümü ile eksik alınan 2.706,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı tarafça sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 35,90  TL peşin harç, 368,00 TL ıslah harcı ve 5,20 TL vekalet harcı toplamı 445,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Davacının 312,40 TL posta - davetiye gideri ve 1.050,00 TL bilirkişi masrafı toplamı 1.362,40 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 544,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\t5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 95,60 TL tebligat ve posta masrafı ile 162,10 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 257,70 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53b07acc8a554fe4","SID":"6ca2ed13b200456b"}}