{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2154 - 2024/61<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2154 <br>KARAR NO\t: 2024/61<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/805 Esas 2021/683 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/02/2024<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 16.10.2020 tarihinde davalı ...’nın işleteni ve sürücüsü, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının aracının hasar gördüğünü, kazadan sonra aracı tamir ettirdiklerini, tamir sonrası aracın yaklaşık 40.000,00 TL değer kaybına uğradığını, davalı araç sürücüsünün tutulan tutanakta tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 100,00 TL değer kaybının 16.10.2020 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 07.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 15.000,00TL olarak artırmıştır. <br>\tDavalı ... vekili, kazanın, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi gerçekleşmediğini, davalının park halindeyken aniden harekete geçmesinin söz konusu olmadığını, davalının trafikte hareket halinde kontrollü bir şekilde ilerlemekte iken davacının aracı ile hız sınırının çok üzerinde ve kontrolsüz bir şekilde davalının önüne çıktığını, ... Sigorta AŞ’nin davalıya ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta bir değer kaybı oluşmuşsa bunun da zarar kalemleri arasında bulunduğunu, davacıya ait araçta meydana gelecek olası değer kaybından davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetkili mahkemesinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, davalı şirkete başvuru şartının yerine getirilmediğini, davalı şirketin ancak ZMMS genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararın tahsili davası olduğu, 16.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'e ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiği ve kaza sonrası araçta değer kaybı oluştuğu belirtilerek davanın açıldığı, davayla ilgili tüm delillerin toplandığı ve taraflarca sunulduğu, dosyada bulunan diğer deliller de dikkate alınarak bilirkişi tarafından rapor hazırlandığı ve raporda davalı sürücü ...'nın %100 kusurlu, davacı sürücü ...'in ise kusursuz olduğu, bu kaza nedeni ile ... plakalı araçta oluşan hasar nedeni ile 15.000 TL değer kaybı oluşabileceğini bildirildiği, davacı vekilinin 09.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam talebini 15.000 TL’ye yükselttiği, bilirkişi rapor gerekçesinin oluşa uygun olduğu, davalıya sigortalı olan davalı sürücü ...'nın belirlenen %100 kusur oranına göre tespit edilen davacı aracındaki değer kaybına ilişkin belirlemenin mahkemece yerinde bulunduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05.04.2010 tarih ve 2009/9892 Esas, 2010/3124 Karar sayılı kararı gereği değer kaybı sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın %100 kusuru nedeniyle oluşan davacının aracındaki hasar ve değer kaybı zararından sigorta poliçesi teminatı kapsamında sorumlu olduğu ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının aracında 15.000 TL değer kaybı olmak üzere zararının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 15000 TL değer kaybı tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi 16.10.2020 tarihinden itibaren, davalı sigortadan dava tarihi olan 09.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kazanın, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi gerçekleşmediğini, davalının park halindeyken aniden harekete geçmesinin söz konusu olmadığını, kaza tutanağında da \"park halindeki araçtan göremedim, burnumu çıkarınca araca vurdum\" şeklinde beyanının olduğunu, davalının trafikte hareket halinde kontrollü bir şekilde ilerlemekte iken davacının aracı ile hız sınırının çok üzerinde ve kontrolsüz bir şekilde davalının önüne çıktığını, davalının tam kusurlu olduğu yönündeki iddia ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağının sadece olayın anlatımı şeklindeki beyandan ibaret olduğunu, kaldı ki davalı kaza sonrası davacının davranışlarından araç kullanmasına engel olabilecek hareketleri olduğunu gördüğünde ve davacıya sorduğunda davacının, ameliyat geçirdiğini ve bu nedenle sıkıntı yaşadığını belirttiğini, bu bakımdan mahkemeden davacının araç kullanmaya engel bir durumunun olup olmadığı konusunda rapor aldırılması ve kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun değerlendirilmesi bakımından tarafsız bir bilirkişiye değerlendirme yaptırılmasını talep ettiklerini, bu hususun değerlendirmeye dahi alınmadığını, ... Sigorta AŞ’nin davalıya ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının karşı araçta meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta bir değer kaybı oluşmuşsa bu da zarar kalemleri arasında bulunduğundan davacıya ait araçta meydana gelecek olası değer kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, alınan bilirkişi raporunda, davalının kusur oranının %100 olduğunun ifade edildiğini, söz konusu kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacının kusurlu olduğunu, davacının kusuru illiyet bağını kesecek nitelikte olup, davalının sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde aracın 11 aylık olduğu belirtilmiş ise de, araçtaki hasarlı parçaların daha önceden hasara uğramamış parçalar olması, onarım veya yenileme işleminden geçmemiş olması gerektiğinden bahsi geçen kazadan önce araçta herhangi bir hasar kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda, dava konusu aracın 2.el piyasa değeri ve kaza nedeniyle oluşacak değer kaybı bedelinin oldukça yüksek gösterildiğini, herhangi bir somut veri sunulmadığını, rapora itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, eksik incelemeye dayalı kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavalı ... vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedeli istemine ilişkindir.<br>\tDava konusu kazadan sonra sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağında, kazanın 16.10.2020 tarihinde, saat 19:21 sıralarında, Eskişehir ili, Odunpazarı İlçesi, Vişnelik Mahallesi, Park Sokak ile Lale Sokağının kesiştiği kavşakta meydana geldiği, ... plakalı araç sünücüsü ... “park halinden çıkıştan görmedim, burnunnu çıkarınca araca vurdum”, ... plakalı araç sürçüşü ... “karşı taraf seyir halinde iken benim aracıma vurdu” şeklinde beyanlarının olduğu ve tutanağı imzaladıkları görülmüştür.<br>\tSigorta Bilgi Gözetim Merkezinin yazı cevabında davacıya ait aracın dava konusu kaza dışında eski kazasının olmadığı belirtilmiştir.<br>\tMahkemece alınan 28.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda; kaza tespit tutanağının ve krokisinin tekniğe uygun tanzim edilmediği, kazanın meydana geldiği Park Sokağın ileriye doğru devam ettiği, Lale Sokağın ise bu sokağı kestiği, sağa ve sola doğru dönüş olduğu, olay mahalli Park Sokak ve Lale Sokağın kesiştiği kavşağın kontrolsüz üçlü T kavşak olduğu; davacı idaresindeki ... plakalı aracı Park Sokağı takiben Lale Sokak kavşağını ileriye doğru geçmek istediği esnada aracının sol yan kısımlarına sol tarafında bulunan Lale Sokak üzerinden kavşağa giriş yapan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmı ile çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’nın kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması ve doğru geçmekte olan araca geçiş hakkı vermemesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’in kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiş, davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle sol ön ve arka kapı, kapı bandı, çıkartma şeridi, ön kapı çerçevesi, sol bakaliti üst menteşenin değiştirildiği, sol orta direğin az işçilikle düzeltildiği, yapılan işlerin kaza ile uygun olduğu belirtilerek aracın olay tarihindeki yaşı ve yapmış olduğu kilometre dikkate alınarak aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı bedeli tespit edilmiştir. <br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde değer kaybına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanununa göre davalıdan alınması gereken 1.024,65 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 257,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 767,65 TL harcın davalı ...’dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf başvurma harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3026f092e22162d9","SID":"feeddc8e2636cf91"}}