{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1599 <br>KARAR NO: 2024/78<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/03/2023<br>NUMARASI: 2021/147 Esas - 2023/223 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde 20.598,82-TL'lik ürün sattığını, bu hususun cari hesap ekstresi, faturalar ve kayıtlarından görüleceğini, söz konusu alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine 31/10/2019 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 20.598,82-TL asıl alacak ve 4.398,39-TL işlemiş faiz alacağı için toplam 24.997,21-TL talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin faturalara ve cari hesaba dayandığını, 15/11/2019 tarihinde davalının icra takibine itiraz ettiğini ve alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmayacak icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, faturaların kesinleşmediğini, irsaliyeli faturaların dosyaya sunulmadığını, davacının sözleşmeye uygun iş yaptığını, fatura bedelleri kadar iş yapıldığını ve ürün teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, davacının faturaların mahiyetini destekleyen bir belgeye dayanmadığını, bu nedenle faturalara itiraz edilip edilmemesinin de bir öneminin bulunmadığını vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz ticari avans faizi talebinin kabul edilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak miktarda kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının incelenen ticari defter ve dayanağı belgelerine göre ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, 2017 defter kayıtlarının sunulmadığı, davacının defterlerine göre davalıya düzenlenen faturaların davacının defterlerine kaydedildiği, takip tarihi itibariyle kaydi olarak davalıdan 20.598,82-TL alacaklı olduğunun belirlendiği; bilirkişi ek raporunda da takip dosyasındaki faturaların irsaliyeli olduklarının tespit edildiği ancak faturaların teslim alan kısımlarında isim ve imzanın bulunmadığı; davacının faturaların davalıya tebliğ edildiğini ispata yarar somut bir delil sunmadığı, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına davacının alacaklı olduğunu ispatlamadığından fatura içeriğinin davalıya teslim edilmediğinin kabulünün gerektiği ve davacının davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde faturaların malın teslimi ile birlikte davalıya kargoyla teslim edildiği, bilirkişi kök raporunda tespit edildiği üzere müvekkilin ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 20.598,82-TL alacağın varlığının sabit olduğunu, bu kapsamda davanın kabulünü aksi takdirde davalının ticari defterlerinin incelenmesine ve ...i Kargo firmasına müzekkere yazılarak kargo gönderim dökümlerinin celbinin talep edildiğini ancak söz konusu kayıtlar celp edilmeden ve araştırılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu; mahkemenin 07/07/2021 tarihli ara kararında, tarafların ticari defter ve kayıtlarını hazır bulundurmaları, aksi halde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve aleyhe karar verilebileceğinin ihtar edildiğini, bu ara karar uyarınca müvekkilinin defter ve kayıtlarını sunmasına rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığını, HMK 222/3'e göre müvekkilinin ticari defterlerindeki kayıtların lehe delil teşkil edeceği, davalının kötüniyetli olarak ibrazdan kaçınarak ticari defter ve kayıtların müvekkil şirket lehine delil oluşturmasına yönelik olarak inceleme yapılmasına engel olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan ürünlerin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın \"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı 222. maddesi \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde her iki yanın ticari defterlerine  delil olarak dayanmıştır. Davalı vekili de cevap dilekçesinde, \"tarafların ticari defter ve kayıtları\" delil olarak gösterilmiştir. Her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu, 07/07/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında inceleme gün ve saatinde tarafların ticari defterlerini hazır etmeleri hususu sonuçları da hatırlatılarak, usulüne uygun bir şekilde ihtar edilmiştir. Davacı tarafın defterleri yerinde incelenmiştir. Ancak söz konusu ara karara rağmen davalı taraf, bilirkişi incelemesinin yapıldığı 13/09/2021 tarihinde kendi defter ve kayıtlarını mahkemede hazır etmediği gibi bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi için talepte de bulunmamıştır. Bu nedenle ticari defter ve kayıtların incelenebilmesi hususunda gerekli ihtarı içeren 07/07/2021 tarihli ara kararın gereğini yerine getirmeyen davalı tarafın, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği sonucuna varılmıştır Davacı, icra takip dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde 20.598,82-TL asıl alacak ve 4.398,39-TL işlemiş faiz olmak üzere 24.997,21-TL alacak  talebinde bulunmuş, takip dayanağı olarak \"bakiye fatura alacağının tahsili istemi, fatura, ticari defter, cari hesap ve kayıtlar vesair evrak\" gösterilmiş, takip talebine 2017-2019 yıllarına ait 20 adet irsaliyeli faturayı eklemiş,faturalardan toplam değeri 7.941,18-TL olan 9 adet faturayı takip talebine yazmıştır. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, kalan 12.543,88-TL de faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağı olarak talep edilmiştir. Yargılama aşamasında alınmış 04/09/2022 tarihli mali müşavir bilirkişinin raporunda davacının usulüne uygun tutulmuş olan 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takipte asıl alacak olarak istenilmiş 20.598,82-TL kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle 20.598,82-TL asıl alacağını kanıtladığının kabulü gerekmektedir. Davacı taraf işbu davada harca esas değeri, icra takibinde talep ettiği asıl alacak miktarı olan 20.598,82-TL olarak göstermiş ve o miktar üzerinden harç yatırmıştır. Bu nedenle dava değerini asıl alacağın teşkil ettiği kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın  kabulü ile itirazın iptaline likit alacak ve haksız itiraz  nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline   karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2023 Tarih 2021/147 Esas - 2023/223 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;  Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 20.598,82-TL  asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, %20 oranda hesaplanan 4.119,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 1.407,11-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 351,78‬-TL ile icra veznesine yatırılan 124,99-TL olmak üzere toplam 476,77‬-TL harcın mahsubu ile kalan ‬930,34‬‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 536,07‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 900-TL bilirkişi ücreti, 117‬‬-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.017‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-14 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,\" Yatırılan 707-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 112-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd25aedb2e0d3ae4","SID":"efa1adffd4d64711"}}