{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1829 - 2024/60<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1829 <br>KARAR NO\t: 2024/60<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/27 E.  -  2021/282 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/09/2021 tarih ve 2021/27 Esas - 2021/282 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2020/42517 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığınca SMK'nın  5/1-b ve c maddeleri uyarınca, \"Kuru yemişler\" ve bu malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden reddedildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili başvurusunun, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı bir niteliğinin de bulunmadığını, iptali istenen kararda, \"...\" ibaresinin \"...\" anlamında kullanıldığının belirtildiğini, ancak \"...\" kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre \"Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi, mahmur çiçeği\" anlamına geldiğini, ... bitkisinin arama motorlarındaki görselleri arasında da ay çekirdeğinin bulunmadığını, dolayısıyla Kurum kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, \"...\" markasının, müvekkilinin tanınır hale getirdiği \"... ...\" markasının devamı niteliğinde bir seri marka olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-9646 sayılı kararın iptaline, müvekkili başvurusunun, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamına karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, marka başvurusunda yer alan \"...\" ibaresinin \"...\" anlamına, \"...\" ibaresinin ise \"siyah renk\" anlamına geldiğini, başvurunun \"siyah ...\" algısı yarattığını, ilgili tüketiciler tarafından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını ve davaya konu başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu \"...\" ibareli marka başvurusunun, tescil talebinin reddedildiği 29. sınıftaki \"kuru yemişler\" malları ile 35. sınıfta yer \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kuru yemişler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri\" yönünden ayırt edici olduğu ve tanımlayıcı bulunmadığı, SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri kapsamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 25/11/2020 tarih ve 2020-M-9646 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.          <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusunda yer alan \"...\" ibaresinin, \"...\", \"...\" ibaresinin ise \"siyah renk\" anlamına geldiğini, dava konusu başvurunun bir bütün olarak \"siyah ...\" algısı yarattığını, bu ibarenin, genel kullanımı haiz bir ibare olup, ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, anılan ibarenin tescili halinde markanın mal ve hizmetleri ferdileştirme ve teşhis edilebilir hale getirme vasfının ortadan kaybolacağını, bu nedenlerle, söz konusu işaretin soyut olarak ayırt edici niteliği haiz olsa dahi somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, öte yandan dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler için cins, çeşit, vasıf, karakteristik özellik belirten bir özelliğe sahip bulunduğunu, ortalama tüketicilerin \"...\" işaretini, başvuru konusu malların cinsi, çeşidi, vasfı, amacı olarak algılayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere \"...\" ibaresinin, bir bitki türünün adı olduğu, gerek Türk Dil Kurumu sözlüğünde gerekse de Google arama motorunda, \"...\" ibaresinin bir bitki adı olarak geçtiği, kuru yemişler malları ile doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden ayırt edicilik taşıdığı ve herhangi bir tanımlayıcı niteliğinin de olmadığı, SMK'nın 5/1-b ve c bentleri kapsamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c678643d9cf08ebe","SID":"65c07783400864c1"}}