{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1826 <br>KARAR NO\t: 2024/57<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/14 E.  -  2021/261 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2021 tarih ve 2021/14 Esas - 2021/261 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin EP 2819623 işlem numaralı Avrupa patentinin başvuru sahibi olduğunu, 11/10/2017 tarihinde ilgili bültende yayınlanan işbu Avrupa patentinin, ilgili yasal sürenin bitim tarihinden önce Türkiye’de validasyon işlemini gerçekleştirmesi yönünde aracı şirkete açık bir şekilde talimat verildiğini, bazı sebeplerle, bu validasyon işleminin 13/02/2018 tarihinde, yasal süre bitiminden bir ay sonra gecikmeli olarak gerçekleştirildiğini, Patent Dairesi Başkanlığının 14.02.2018 tarihli yazısı ile Avrupa Patentlerinin Verilmesi İle İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca söz konusu Avrupa Patentinin Türkiye’de başından beri geçersiz olduğunun kabul edildiğini, bunun üzerine 21.03.2018 tarihinde SMK’nın 107/2. maddesi uyarınca hakların yeniden tesis edilmesinin ve ilgili Avrupa Patenti’nin Türkiye’de geçerliliğinin talep edilmesine (validasyonuna) ilişkin gecikmenin, gösterilen tüm özene rağmen ortaya çıktığı belirtilerek müvekkili aleyhine telafisi imkansız herhangi bir hak kaybının ortaya çıkmasına engel olmak bakımından, 13/02/2018 tarihinde gerçekleştirilen validasyon işleminin kabul edilmesinin talep edildiğini, bu taleplerinin de reddedildiğini, Patent Dairesi Başkanlığının bu kararına yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, iptalinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2020-P-27 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının Avrupa Patentinin Türkiye’de validasyon işlemini yasal süresi içerisinde gerçekleştirmediğini, söz konusu gecikmenin davacı taraftan kaynaklandığını, süresi içerisinde validasyon işleminin yapılmaması sonucu patent başvurusunun Türkiye açısından başından beri geçersiz sayılması gerektiğini, davacı tarafından, Sözleşmenin 66. maddesi gereği Avrupa başvurusu ile ulusal başvurunun eşdeğer olduğunu ve taleplerinin reddedilemeyeceğinin iddia edildiğini, bu iddianın da hukuka aykırı olduğunu, somut olayda uygulanması gereken düzenlemelerin Yönetmeliğin 12. ve Sözleşmenin 65. maddeleri olduğunu, zira uyuşmazlığın ulusal faza geçişte çevirilerin sunulmaması ve bunun hukuki sonuçlarına ilişkin bulunduğunu, bu nedenle, somut olayda Sözleşmenin 66. maddesinin uygulama alanı olmadığını, olmayan bir başvurunun ulusal bir başvuru ile eşit olup olmamasının da söz konusu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu YİDK kararının, uluslararası mevzuat açısından eksik değerlendirme içerdiği ve uluslararası mevzuat ve ulusal uygulama çerçevesinde validasyon süresi için hakların yeniden tesisi talebinin geçerli bir talep olarak değerlendirilmesinin yasal dayanaklarının mevcut olduğu, YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2020-P-27 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.          <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, dosya kapsamında alınan hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, oysa söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını ve bu rapora yaptıkları itirazların da mahkemece değerlendirilmediğini, davanın, SMK’nın 107. maddesinde yer alan hakların yeniden tesisi hükmünün somut olaya uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın tamamen hukuki bir değerlendirme ve mevzuat hükmünün yorumlanması ile çözümlenmesinin gerektiğini, teknik bir yönü bulunmayan işbu uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, bilirkişi heyetinde yer alan bilirkişilerin, dava sonucunda verilecek hükümden yararlanma imkanlarının olduğunu, bu nedenle bilirkişi heyeti teşkilinin hukuka aykırı bulunduğunu, mahkeme kararında ve raporda, uyuşmazlığa ilişkin konunun kendisini düzenleyen \"AVRUPA PATENTİNİN ÇEVİRİSİ\" başlıklı  Avrupa Patent Sözleşmesinin 65. maddesine ve çevirisine yer verilmemesinin hatalı olduğunu, somut olaya başta Sözleşmenin 65 ve 67/3 hükmü ile iç hukukta Yönetmelikte yer alan Sözleşmeye paralel açık düzenlemelerin uygulanması gerektiğini, bunun yerine somut olayla ilgisi olmayan, EPO’nun kendi iç süreçlerine ilişkin olan, geçerli Avrupa patentlerine uygulanan ve iç hukuk açısından bağlayıcılığı ve geçerliliği olmayan Sözleşmenin 122. maddesinden, üstelik bu maddenin geniş yorumlanmasından hareketle hatalı bir sonuca varıldığını, sonuç olarak EPC’de Avrupa patentinin validasyon süresine uyulamaması halinde hakların yeniden tesisinin uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını ve bu hususun üye ülkelerin ulusal mevzuatlarına bırakıldığını, Yönetmelikte, Avrupa Patentinin validasyonun süresinde yapılmamış olması durumunda ulusal patent statüsü kazanılamayacağının ve Türkiye’de başından beri geçersiz olacağının düzenlendiğini, söz konusu hükmün Sözleşmeye ve SMK’ya uygun, özel hüküm niteliğinde olup, halen yürürlükte bulunduğunu, mevzuatta yer alan açık hükme karşı yorum yapılmasının ve SMK'nın 107/2 maddesinin uygulama kapsamının genişletilmesinin hukuka aykırı olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5 maddesi yarınca usulüne uygun yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmaların Kanun hükmünde olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde Avrupa Patent Sözleşmesinin de dikkate alınması gerektiği, anılan sözleşmenin 64. maddesinde, bir Avrupa patentinin, patent belge yayımı tarihinden itibaren, patentin verildiği üye ülkelerde patent sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal patentin verdiği hakları sağlar hükmünün yer aldığı, 66. maddede ise başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir Avrupa patent başvurusunun, seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazanacağının düzenlendiği, Avrupa Patentlerinin Verilmesi İle İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’ de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12. maddesinin, Avrupa patentlerinin Türkçe tercüme sunumunu düzenleyen bir madde olduğunu ve Avrupa Patent Sözleşmesinin 64. madde hükmü ile çelişemeyeceği, açıklanan nedenlerle Türkiye’de geçerli kılınmak istenen bir Avrupa patentinin, patentin verildiğine dair Avrupa Patent Bülteninde yayımlandıktan sonra bir Türkiye patenti sayılacağı ve SMK'nın 107. maddesindeki düzenlemeden faydalanacağı, aksi yöndeki Kurum kararının yerinde olmadığı, davalı vekilinin, bilirkişi heyetinin teşekkülüne ve bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.11.2023 tarih, 2022/2917 E., 2023/6627 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3- İstinaf aşamasında davalı ...  tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2024<br>\t\t\t\t<br> Başkan<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0825fea2c8490ead","SID":"95dac527ed348aae"}}