{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1151 <br>KARAR NO: 2024/357<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/02/2023<br>NUMARASI: 2022/371 E - 2023/110 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, ... nolu tesisata konu ... mah. ... Sitesi No:... dükkan Tuzla/İSTANBUL adresinde yapılan kontrollerde yükümlülüklerini getirmeden şirket bilgisi dışında elektriği açmasından dolayı kaçak elektrik kullanımı sebebiyle, 07.02.2020 tarihinde ... nolu kaçak elektrik tutanağının tutulduğunu, akabinde 12.08.2020 tarihinde aynı adreste yapılan kontrollerde yükümlülüklerini getirmeden şirket bilgisi dışında elektriği açmasından dolayı ... nolu kaçak elektrik tutanağının tutulduğunu, davalının sayacı doğru ölçtüğü tespit edilerek tükettiği enerjiye konu 1.573,90 TL ve 20.523,20 TL olmak üzere  kaçak elektrik tahakkuk bedelleri hesaplandığını, davalının işbu bedele konu faturaları ödemediğini, kaçak tutanağına tahakkuk edilen bedelin takip tarihine kadar gecikme faizi ve işbu faizin KDV'si  yansıtılarak toplamda 529,56 TL hesap edildiğini, işbu bedelin takibi için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının tüm borca ve ferilerine itirazda bulunduğunu, işbu sebeple işbu davanın açıldığını, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  Davanın  KISMEN KABULÜNE; Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,  Takibin 19.967,18 TL asıl alacak ve 508,15 TL KDV+ İşlemiş faiz olmak üzere toplam 20.475,33 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davalı şirket  istinaf etmiştir. Davalı tarafça  verilen  istinaf dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinin  taraflarına  tebliğ edilmediğini, bu sebeple, davadan ancak gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olunduğu, firmanın kaçak elektrik kullanımı olmadığı, davalı Şirketin, kurumsal bir yapıda olup 7 gün 24 saat esasına göre çalışan fabrikasyon yemek imalatı ile iştigal ettiği, şirketin, kira bedellerini ödediği gibi tüm elektrik, su ve doğalgaz faturalarını da düzenli olarak ödediğini, zira, dükkanda bulunan soğuk hava deposu ve yemek imalatırıda kullanılan birçok ekipmanın  elektrik ile çalıştığı, elektrik kesintisi olması halinde  soğuk hava deposunda bulunan malzemelerin bozulması, yemek üretimi yapılan bir çok makinanın ise çalışamaması sonucunu doğuracağını ,bu sebeple, şirkette hiçbir zaman elektrik kesintisi olmadığını, kaçak elektrik kullanımı yapılmadığını, tutanakların  bu sebeple usulsüz olduğunu,halen  firmanın davacı kuruma karşı elektrik borcu bulunmadığı, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edilmediğinden dolayı savunma haklarının kısıtlandığını, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  talebine ilişkindir. Davalı tarafça ,usulüne uygun dava dilekçesi ve diğer evrakın tebliğ edilmediği,davadan gerekçeli kararın tebliği ile haberdar oldukları ileri sürülmüştür. Dava dosyasında bulunan ve davalı şirkete yapılan tebligatların incelenmesinde ,mahkemece davalı şirket adına dava dilekçesi vs ekler ile birlikte 20/1/2022 tarihli duruşma için çıkarılan tebligatın ,tebligat üzerine sadece \"yan daire\" yazılmak suretiyle mahalle muhtarlığına bırakıldığı ,bilirkişi raporu ve gerekçeli kararın ise \"tüzel kişiliğin temsilcisinin tebliğ anında bulunmadığından daimi işçisi ...\"a tebliğ edildiği\" şeklinde şerh bulunduğu görülmüştür. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin  eksiksiz toplanıp  tartışılabilmesi, itirazların  yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması ile mümkündür. Bu yolla kişi, hangi yargı merciinde duruşması  bulunduğuna, hakkındaki  iddia  ve  isnatların  nelerden  ibaret  olduğuna, yargılamanın safahatına, duruşmanın hangi tarihte yapılacağına, verilen kararın ne olduğuna, Tebligat Kanununda açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile vakıf olabilecektir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde \"Hukuki dinlenilme hakkı\" düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (YHGK.'nun 2009/52 Esas, 2009/105 Karar sayılı kararı) Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemenin, dava dilekçesini ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükmü gereğidir. Görüldüğü üzere, taraf teşkili sadece davanın açılması aşamasında değil, yargılamanın diğer aşamalarında  da önem taşımaktadır. (HGK.23.11.2011 gün ve 11-554 Esas-684 Karar) Somut olayda; dosya kapsamındaki tebligatların  incelenmesinde davalıya dava dilekçesinin  Tebligat Kanunu  12.,13.  maddeleri, Tebligat Yönetmeliğinin  20. ve 21. maddelerine uygun şekilde tebliğ edilmediği ,yukarıda açıklanan şekilde usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek karar verildiği,emredici usul kurallarına aykırılık bulunduğu anlaşılmakla , bu sebeple  davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 355 md., 353/1-a-4-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a- 4 ve 6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine  gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1cc5a5e4c7a09be","SID":"989083ecbc710c89"}}