{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1131 <br>KARAR NO: 2024/356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/01/2023<br>NUMARASI: 2022/224 E - 2023/30 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ile davalının yetkilisi bulunduğu şirketin bulunduğu iş yeri için 06.03.3012 tarihinde “Elektrik Enerjisine İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirketin elektrik enerjisi sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının elektrik borcunun muaccel olduğu dönemde faturalarda yer alan ihtilaf konusu tesisatın bulunduğu iş yerinde elektrik enerjisi kullanmış olduğunu, müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşmeye rağmen tarafına tahakkuk edilen faturaları ödemediğini, davalının ödemeden imtina ettiği 17.09.2018, 19.11.2018 ve 19.10.2018 son ödeme tarihli faturaların oluşturduğu dönemde ve halihazırda davalı yana verilen elektrik hizmetinin ve aboneliğin ticari olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden borçlu aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek  itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davanın ve icra takibinin zamanaşımı geçtikten sonra ve yetkisiz yerde açıldığını, davalının inşaat işleri ile uğraşan bir esnaf olup tacir olmadığını, davaya konu aboneliğin de tüketici vasfı taşıyan kişiler tarafından kullanıldığını, kullanıcıların ilerde davaya dahil edilme veya kendilerinin davaya ihbar edilmesi durumunda Ticaret Mahkemesinde bir tüketici davası görülmüş olacağını, yetki ve göreve itiraz ettiklerini, müvekkilin defalarca kuruma gidip bu elektriği kendisinin kullanmadığını, elektriğin kesilmesini, elektriğin kesilmesi halinde kullananların borcu kapatarak yeni abone açacağını söylemişse de kurum tarafından bu talebinin yerine getirilmediğini, görevini ihmal eden kurum çalışanlarının kendi neden oldukları zararı elektriği kullanmayan müvekkiline fatura ettiğini, nitekim inşaatın yapılması sırasında yapılan abonelik sözleşmesinin tarihi 2012 yılı olmasına rağmen dava konusu faturaların 2018 yılına ait olduğunu, apartmanda 2014 yılından beri oturulduğunu, 49 daire olan apartmanda bu zamana kadar ... görevlilerinin defalarca gelerek elektriği başkasının kullandığını gördüğünü fakat görmezden geldiğini, müvekkili adına olan bu elektrik sözleşmesine yönelik faturaların düzenli bir şekilde ödendiği için müvekkilin aboneliği unuttuğunu, bu üç aylık ödenmemiş faturaların sebebinin de alınan duyuma göre o sıradaki site yöneticisinin toplanan paralardan faturaları ödemeyip zimmete geçirmesi olduğunu, 3 aylık fatura ödenmeyince müvekkiline ait aboneliğin sonlandırılıp, bu borç ödenmeden ve her nasılsa iskansız yere yeni abonelik verilerek elektrik kullandırılmaya devam edildiğini, üç adet ödenmemiş faturası bulunan ve halihazırda aktif şekilde elektrik kullanımı devam eden bu  yerdeki borcun gerçekte kullanan ve yeni abonelik sahiplerine aitken alacak iddia eden davacının hem kendi kusurundan faydalanmak istediğini, hem de kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  davanın REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davacı vekili  istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; \"akdetmiş olduğu abonelik sözleşmesi kapsamında davalının sorumlu olduğu aşikardır.Davalı tarafından Müvekkil Şirkete başvurularak elektrik abonelik sözleşmesi yapmak için başvuruda bulunulduğundan söz konusu mahalde şirketin bulunup bulunmadığının araştırılması hususu Müvekkil Şirket'in sorumluluğunda değildir. Davalı ile abonelik sözleşmesi akdedilmiş ve mahallin ticarethane olarak kullanılacağı hususu kayıt altına alınmıştır. Daha sonrasında mahalde elektrik kullanımını davalıya ait şahıs şirketinin veya davalıya ait esnaf işletmesinin veyahut da davalının yetkilisi bulunduğu şirketin bulunması Müvekkil Şirket tarafından denetlenmesi mümkün olmadığı gibi bu husus Müvekkil Şirket'in sorumluluğunda da değildir. Kaldı ki, yetkilisi bulunduğu şirket adına elektrik abonelik sözleşmesi akdetmesi gerektiğini kabul edersek abonelik sözleşmesini kendi kusuruyla kendi adına imzalayan şirket yetkilisinin \"kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kendi kusuruyla ihlal ettiğini söyleyebiliriz. Benzer şekilde yetkilisi bulunduğu şirket tarafından kullanılan elektrik enerjisine ilişkin faturalarının ödenmemesi suretiyle yetkilisi olduğu şirketi kendi kusuruyla zarara uğrattığını söyleyebiliriz. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, TTK 553/1 hükmü kapsamında davalının sorumluluğuna gidilebilecektir. Kararda abonelik sözleşmesinde yer alan tesisat numarası ile faturalardaki tesisat numarasının uyuşmadığı söylenmişse de bu husus Müvekkil Şirketten sorulmamıştır. İstanbul ili Avrupa Yakasının elektrik tedariki işini üstlenen Müvekkil Şirket zaman içerisinde sistemini geliştirmek ve iyileştirmek adına sistem değişikliklerine gidilmiştir. Bu nedenle tesisat numarasının uyuşmadığı söylenmişse de Müvekkil Şirketin kayıtlarında abonelerin kayıtları düzenli şekilde tutulmakta ve kayıtların devamlılığı sağlanmaktadır. Bu kapsamda dosya içerisinde sözleşme ve fatura içerisindeki uyuşmazlık giderilmeden, bu uyuşmazlık Müvekkil ...'tan sorulmadan karar kurulması yanlış olmuştur.Son olarak abonelerinin usul ve kurallara uygun olarak abonelik sözleşmesi akdetmesi hususu ve buna uyulmadığı takdirde elektrik kesintisi yaptırımı uygulaması gereken tüzel kişilik dağıtım lisansını haiz dağıtım şirketleridir. Bu kapsamda Müvekkil Şirketin, abonelerinin vasfının değiştiğini ve şantiye olarak elektrik sağlanan alanın bağımsız bölümlere ayrılıp ayrılmadığının denetimini yapmak gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu sorumluluk EPTHY kapsamında doğrudan dağıtım şirketlerine verilmiştir. Dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığı halde müterafik kusurlu sayılarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava, itirazın iptali   talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında ;17.09.2018, 19.11.2018 ve 19.10.2018 son ödeme tarihli 3 adet ödenmemiş elektrik faturaları sebebiyle davalı hakkında ilamsız takip yapılmış,  davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Taraflar arasında 06.03.2012 tarihinde ... tesisat numarası için “Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi” imzalandığı,sözleşmedeki abonenin davalı olduğu görülmüştür. ... A.Ş. tarafından gönderilen  cevabi yazıda, ... Mah. ... Bulvarı ... Cad. No: ... ... Ada ... Şantiye Beylikdüzü/İstanbul adına kayıtlı bulunan ... hesap numaralı aboneliğe ait 2018/08,09,10 dönem fatura borçlarına ilişkin ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle ilgili tüketim noktasına 17.08.2018 tarihinde enerji kesme işlemi uygulandığının bildirildiği görülmüştür. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu faturaların; 17.09.2018 son ödeme tarihli 11.335,00 TLödeme tarihli 10.415,30 TL,19.11.2018 son ödeme tarihli 10.581,60 TL olduğu görülmüştür. 17.09.2018 son ödeme tarih ve 11.335,00 TL bedelli faturada, ilk okuma ve son okuma tarihleri ile ilk endeks ve son endeks değerleri ve nihayet tüketim değerleri yer almadığından ElektrikPiyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 32. Maddesine göre fatura vasfında olmadığı görülmüştür. Mahkemece, abonelik sözleşmesinde yer alan tesisat numarasının ... olmasına rağmen, faturalardaki tesisat numarasının ... olarak gösterilmiş olduğu, işbu hali ile sözleşmede belirtilen tesisat numarası ile fatura tahakkuk edilen tesisastın aynı olup olmadığının belli olmadığı gerekçede belirtilmiş ise de ,bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamış,bu tesisat numaralarının aynı yere ait olup olmadığı davacı şirketten sorulmamıştır. Dosyadaki ticaret sicil kayıtlarına ve vergi dairesi cevabına göre , dava dışı ... Ticaret Limited Şirketinin 18.11.2009 tarihinde istanbul Ticaret Odasına kaydedilmiş olduğu, abonelik sözleşmesini  akdedildiği tarihte şirketin faaliyette olduğu, dava dilekçesinde davaya konu faturaların davalının yetkilisi bulunduğu Şirketin bulunduğu iş yeri için düzenlenmiş olduğu görülmekte ise de , borcun ait olduğu tesisat numarası ile abonelik sözleşmesinde yazılı tesisat numarasının aynı yere ait olduğunun tesbiti halinde , davalının abone olması sebebiyle ve aboneliğini usulüne uygun olarak sonlandırdığına dair iddia ve delil bulunmadığından bu sıfatla davacı şirkete karşı sorumlu olacağı açıktır. Diğer yandan ,bilirkişi tarafından 17.09.2018 son ödeme tarih ve 11.335,00 TL bedelli faturada, ilk okuma ve son okuma tarihleri ile ilk endeks ve son endeks değerleri ve nihayet tüketim değerleri yer almadığından fatura niteliği bulunmadığı beyan edilen borç belgesi ile ilgili olarak,davacı vekilinden bu borç belgesi ile ilgili olarak  beyanı alınarak , tahakkuk vs belgelerinin  istenmesi ve değerlendirilmesi gerekliyken, bu yola gidilmemiştir.Böylece ,mahkemece esasa ilişkin deliller tam olarak toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olduğundan, davacı tarafın istinaf talebinin  kabulü ile bu sebeple kararın kaldırılmasına  karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının  istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30626ca2b7e3e5d8","SID":"1b5ea34d451401a3"}}