{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/34 <br>KARAR NO: 2024/409<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/03/2023<br>NUMARASI: 2023/69 E - 2023/248 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İran asıllı Türk vatandaşı olup  vatandaşlık hakkını 30 yıl önce 1993 yılında elde ettiğini,1993 yılından beri  Türkiye'de yaşadığını, davalı ... ise İran'dan Türkiye'ye gelerek ticaret yapmaya başladığını, müvekkili ile davalı ... arasında  davalının tek ortağı olduğu ... Limited Şirketi ve ... Ticaret Limited Şirketinde yapılacak işler karşılığı müvekkilinin şirkete iş sağlamak, Türkiye'de bulunan çevresini, dilini kullanmak karşılığı  kar payı ortaklık  sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin konusu; \" şirketlerden alınacak olan satış önerisindeki yazılı bilgilere göre yabancı ülkelerden ürün ithal etmek ve satışını yapmaktan \" ibaret olduğunu, sözleşmenin taraflarının uygun fiyata ürün temin etmek, göndermek ve ürünü çekmek ile yükümlülüklerinin olduğunu, sözleşmenin bedelinin müvekkilinin satış ve alış fiyatları dikkate alınarak harcamalar ve maliyetlerden sonra arda kalan net karın % 10 olup ,kar oranı ve kar alımı oranının hesaplanması sözleşmenin yapıldığı tarihten sonraki her 6 ayda bir olduğunu, sözleşmenin süresinin 01/09/2020 tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, müvekkilinin davalı ile bu sözleşmeyi imzaladıktan bir süre  sonra ... kendi el yazısı ile ... Ltd. Şt. nin karlılık durumunu hesaplayarak hesaplama yaptığı kağıdı  müvekkiline verdiğini ancak  müvekkilinin hep bugün yarın diye oyalayarak sözleşmeden doğan  % 10 luk kar payı alacağını alması engellendiğini,müvekkilinin gerek ... Limited Şirketi ile gerekse ... Ticaret Limited Şirketi ile çalışmalar yaparak  şirketin karlılığının artmasına büyük katkı sağladığını, müvekkilinin yıllardır davalı şirketlere çalışmış gerek karlılıklarını gerekse mali yönden itibarlarını artırmış olmasına rağmen bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, belirterek; müvekkilinin  fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ,müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi açısından davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik  50 000 USD  alacaklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari  faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davada delil olarak gösterdiği sözleşme, dava dışı ..., ... ve davalılardan sadece ... arasında imzalandığını, diğer davalılar olan ... Tic. Ltd. Şti. İle ... Tic. Ltd. Şti. firmalarının taraf sıfatlarının olmadığını ,davalı müvekkilinin ...'e ait başkaca firmalar da mevcut olduğunu, davacının ... Tic. Ltd. Şti. firmasında 14.03.2020-14.03.2022 tarihleri arasında  ... Tic. Ltd. Şti. firmasında da 14.03.2022-31.03.2022 tarihleri  arasında sigortalı olarak çalıştığını ve çalıştığı süreler içinde de maaşını aldığını,sözleşmenin tarafları arasında kararlaştırılan, yapılması öngörülen ve yapılması halinde de kar sayılacağı düşünülen işler yapılmadığını, her ne kadar ortada bir sözleşme var ise de bu sözleşme üzerinden  yapılması öngörülen hiçbir iş yapılmadığından ortada bir kar veya alacaktan bahsetmek de mümkün olmadığını, zaten sözleşmenin tanzim edilmesinden sonra davacı sigortalı olarak davalılar yanında maaş karşılığı çalıştığını, kendisini ortak olarak göstermeye çalışan davacı, işbu ortaklık sözleşmesi üzerinden kesilen ne bir fatura ne de kazanç elde edildiğine dair bir evrak sunamadığını,davaya konu alacağın ilgi tutulduğu sözleşme üzerinden hiç bir ticari faaliyet yapılmadığı ve dolayısıyla kazanç elde edilmediği içindir ki sözleşmenin yenilenmediğini,  sözleşmenin 3.Maddesi ''işbu sözleşmenin süresi 01.09.2020 tarihinden itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir ve bu sürenin sonunda şirketin performansına göre ve her bir tarafın muvafakatine istinaden uzatılabilir veya feshedilebilir.'' şeklinde olduğunu, sözleşme bitiş tarihi olan 01.09.2021 tarihinden sonra herhangi bir yenileme ya da süre uzatımı yapılmadığı gibi bu tarihten sonra davacı, davalı firmalarda sigortalı çalışan olarak çalışmaya devam ettiğini, sözleşme  ..., ... ve davalı müvekkili ...'ce sözleşmenin sadece imza altına alındığı şekliyle kaldığını, sözleşme içeriğindeki hiçbir faaliyet konusu ve kararlaştırılan ticari hedeflerin yapılmadığını, dolaysıyla sözleşmedeki kar payı vb. Borçların hiç bir zaman doğmadığını, sözleşmedeki ortaklığın ticari anlamda hiç bir zaman faaliyet göstermediğini ve birbirlerinden bu sözleşme kaynaklı hiç bir alacak hakları olmadığı kabul ve beyan ederek imza altına aldığını, davalıların sadece SGK'lı çalışanı olan davacı ...'in hiçbir zaman yürürlülüğe girmemiş söz konusu sözleşme davalı şirketlerden bağımsız dört gerçek kişinin imzalanmasından doğan ve davalı şirketlerle illiyet bağı kurulamayacak bir sözleşme olup kötüniyetli olarak açılan hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi ile, iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. Mahkeme,somut olayda; davacı ... ile davalı ... arasında yapılan sözleşme ile davacı gerçek kişi ... in kendi mesleği olan mimarlık dışında \"Türkiyede bulunan çevresini ve konuştuğu dili/lisanı kullanarak  davalının tek ortağı olduğu ... Limited Şirketi ve ...Ticaret Limited Şirketine iş sağlayacağının kararlaştırıldığı\"nın her iki tarafında kabulünde olduğu, davacı ve davalının  tacir sıfatıyla hareket etmediği,davalının sunduğu SGK kayıtlarına göre; davacı ... in davalı şirketlerde anlaşma süresi içinde maaş karşılığı çalıştığı, davacı ... ile davalı ...'nin tacir sıfatları olmadan yaptıkları sözleşmenin ücret karşılığı hizmet/iş akdi olduğu, görevli mahkemenin 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesi gereğince İş Mahkemesi olduğu, görev dava şartının  gerçekleşmediği gerekçesi ile; \"1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2. Maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulen REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli İSTANBUL İŞ  MAHKEMELERİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA\"karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davaya konu sözleşmenin iş sözleşmesi olmadığı, kar payı ortaklık sözleşmesi olduğunu,tellallık sözleşmesi olarak değerlendirilebileceğini, iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava adi ortaklık kar payı alacak talebine ilişkindir. Dosyaya sunulan ve tercümesi yapılmış sözleşme başlıklı belgede herbir ortağın ortaklık hissesi belirtilmiş,davacı hissenin ise %10 olarak yazıldığı anlaşılmıştır. Dava adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsiline yönelik olmakla,davacının bir süre SGK lı çalışan olmasının ,davada talep edilen kar payı alacağı yönünden davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Kaldı ki işçilik alacağı talep edilmemiştir. Tarafların tacir olduğuna dair dosyada bilgi ve belge olmadığından, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, mahkemenin  davada iş mahkemesinin görevli olduğuna dair kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile  kararın HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,görev yönünden karar verilmek üzere dosyanın  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, görev yönünden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d3bd0ea9b5e3bc2","SID":"9e6cdaeb1c8ba3bb"}}