{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/889  <br>KARAR NO: 2024/185<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 31/03/2023<br>NUMARASI: 2021/614 (E) - 2023/241 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/08/2021 tarihinde, davalıya trafik sigortalı ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL geçici, 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davacının alacağına yargılama sırasında kavuşması nedeniyle davadan feragat edildiğini, hakkın özünden feragat edilmediğini, esasen davanın konusuz kaldığını, arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesi gerekirken davacıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-13 maddesine göre arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır.Aynı kanunun 14. maddesine göre arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Arabuluculuk dava şartına tabi olan somut davada, davadan önce arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmiş, davacı vekili 31/03/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması nedeniyle davadan feragat ettiklerini bildirmiş, dilekçe ekinde sulh protokolü ve ibraname başlıklı belgeyi sunmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ise 22/03/2023 tarihli duruşmada davacı ile sulh olduklarını,davacı taraf feragat dilekçesi sunarsa feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, buna ilişkin vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirmiş, mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı hakkın özünden feragat etmemiş, dava konusu maddi tazminat alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için davadan feragat etmiştir. Bir başka anlatımla, ödeme nedeniyle yapılan feragat, gerçek anlamda bir feragat niteliğinde olmadığından  gerçek anlamda feragatın hukuki sonucunu doğuracak biçimde yargılama giderine hükmedilmesi doğru değildir. Dava açılmasına davalı sigorta şirketi sebebiyet verdiğinden ve zorunlu arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayıldığından bu ücretin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerekirken, davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Ön inceleme aşamasından sonra davadan feragat edildiği gözetilerek Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 119,93 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflar karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 101 TL posta ve tebligat gideri ile 492 TL istinaf başvuru harcının dava tahsili ile dava verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e186018e01effe1f","SID":"ef19b088c29b9f95"}}