{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/21 Esas<br>KARAR NO: 2024/131<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/06/2023<br>NUMARASI: 2022/663 Esas, 2023/347 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ve merkez adresi ... Caddesi No: ... Levent Şişli/İstanbul olan ... A.Ş.'nin 2010 yılında kurulduğunu, şirketin paylarının tamamının ... Şirketler grubuna geçmesinden sonra ... Şirketler Grubunun finansal açıdan yaşamış olduğu olumsuzlukları aşabilmek adına işletmenin sürekliliğini sağlayabilmek için çeşitli ödemeler yaptığını, mevcut ekonomik konjonktür çerçevesinde Covid 19 salgınının iş hayatı ve ofis piyasasına olumsuz etkileri, piyasanın ofis alım noktasında talebin düşüklüğü ve başka çeşitli sebeplerden dolayı projenin, büyük ölçüde tamamlanmış ve iskanı alınmış olmasına rağmen hiç satış yapılmadığını, şirketin taşınmazları üzerinde eski ortağı ... A.Ş. lehine ipotek tesis edilmiş taşınmazların ipotek feklerinin gerçekleşmesi için ... Şirketler grubundan ödemeler yapıldığını ve yapılmaya da devam ettiğini, yönetim kurulunun talimatı ile aktiflerin satış fiyatları üzerinden ara bilanço hazırlandığını, rayiç değerli ara bilançoya göre TTK m.376/3 de tanımlanan “aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmemesi” yani, “borca batıklık hali”nin söz konusu olmadığını, şirketin malvarlığı yeterli olmasına rağmen konkordatoya müracaatın temel sebebinin likidite sıkıntısı, başka bir deyişle nakit darlığı olduğunu, şirketin stokunda bulunan taşınmazların serbest piyasa koşullarında satışı ile nakit elde edileceğini ve borçların vadelendirilerek tamamen ödenebilir hale geleceğini, şirketin 31.08.2022 tarihli rayiç değerli bilançosunda da görüleceğe üzere, kısa ve uzun dönemde satılabilir aktif değerleri dikkate alındığında, nakde çevrilebilir rayiç değer toplamı 3.948.930.851,38 TL ve borç tutarının ise 1.934.841.954,38 TL olduğunu, buna göre şirketin özvarlığının (+)2.014.088.897,00 TL olduğunu, aktiflerinin rayiç değerlerinin borçları fazlasıyla karşıladığı, aktifin pasiften fazla olduğu ve şirketin TTK 376/3 maddesi çerçevesinde borca batık olmadığının anlaşıldığını, ... Bankasına ait rehinli alacak tutarı 1.202.000.000,04 TL olup, projede ipotekli banka borçlarını ipotekli ve ipoteksiz gayrimenkullerin satışı yapılarak mühlet içinde 471.313.858,14 TL'lık imtiyazlı alacağın ödenmiş olacağını, bakiyesinin konkordatonun tasdiki ile birlikte İİK m.308/h hükmü çerçevesinde yapılacak olan yeniden yapılandırma hükümlerine göre ödenmeye devam edeceğini belirterek müvekkil şirket lehine üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve bitiminde bu kararın 2 ay daha uzatılmasına, şirkete birer geçici konkordato komiseri atanmasına; müvekkiline ait malvarlıklarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, şirket malvarlığının korunması amacı ile konkordato mühletinin sonuna kadar, 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere şirkete karşı icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine; konkordato talebinden önce müvekkillerine karşı 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durdurulmasına; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına; İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına; mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde şirkete yapılmasına, şirketin keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine; alacaklı bankalardaki şirket hesaplarında mevcut blokajların kaldırılmasına; mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen, müstakbel (doğacak) alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da İİK. 89 haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve hesaplarda şirket lehine doğacak alacakların şirkete ödenmesine; geçici mühlet kararı ile birlikte, mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine; mühlet boyunca şirket tarafından üçüncü kişilere verilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine; konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden, şirket malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyla kaldırılarak şirkete yed-i emin olarak teslimine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 06/12/2022 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden şirketin feragat etmesi nedeni ile şirket hakkında verilen ihtiyati tedbir kararlarının 06/12/2022 tarihi itibari ile kaldırılmasına, konkordato talep eden şirketin kaydi ve rayiç değerler üzerinden borca batık olup olmadığının kesin tespiti ile borca batıklık durumunun ve doğrudan iflas koşullarının mevcut olmadığı gerekçesi ile feragat nedeni ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde Müdahil ... Bankası A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir. Müdahil ... Bankası A.Ş vekili istinaf nedenleri olarak; davacı firma adına kayıtlı ...'te kayıtlı 331 adet ve ...'de kayıtlı 7 adet taşınmaz bulunduğunu, firmanın tüm malvarlığının bu taşınmazlardan ibaret olduğu ve herhangi bir aktif faaliyet döngüsünün de bulunmadığını, bu taşınmazlar içerisinden ...'da kayıtlı 253 adet taşınmazın müvekkili Banka lehine ipotekli olduğunu, Yerel Mahkemece borca batıklık tespiti yönünden yapılan incelemede söz konusu taşınmazlar için kıymet takdiri yaptırılmış ise de Mahkemeye sunulan kıymet takdir raporlarındaki değerlerin oldukça fahiş olduğunu, bu durumun alacaklısı oldukları icra dosyasından hazırlanan güncel kıymet takdir raporu ile de ortaya çıktığını, Komiser heyeti tarafından ...'te bulunan taşınmazlara ilişkin alınan 30.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda 331 adet taşınmaz için 3.561.850.000-TL değer biçildiğini, rapora itirazları üzerine alınan 27.01.2023 tarihli rapor ile 331 adet taşınmaz için 4.817.350.000-TL değer biçildiğini, taraflarınca iki rapor arasında fahiş derecede fark bulunduğuna, taşınmazın hiçbir olumlu gelişme olmamasına rağmen 2 ay içerisinde değerinin 1.300.000.000-TL artmayacağına ilişkin beyanda bulunulmuş ise de bu hususun Mahkemece araştırılmadığını ve işbu çelişkinin giderilmediğini, akabinde müvekkili Bankanın alacaklısı olduğu İstanbul Gayrimenkul İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından hazırlanan 30.05.2023 tarihli kıymet takdir raporu ile 253 adet ipotekli taşınmaza toplam 2.073.190.000-TL değer takdir edildiğini, söz konusu 30.05.2023 tarihli kıymet takdir raporunun yukarıda sözü edilen raporlardan 6 ay sonra hazırlandığı ve buna rağmen takdir edilen değerler arasındaki misli fark dikkate alındığında Mahkemeye sunulan kıymet takdir raporlarının hiçbir şekilde gerçek değerleri yansıtmadığı, dolayısıyla taşınmazların değer tespitine ilişkin anılı bilirkişi raporlarının borca batıklık tespitinin esas alınamayacağını, yalnızca müvekkili Banka alacağı dikkate alındığında dahi davacı firmanın borca batık durumda olduğunu, Firma adına kayıtlı gözüken birçok taşınmazın şirketin aktif malvarlığı içerisinde değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, sundukları 01.03.2023 ve 08.03.2023 tarihli beyan dilekçelerinde taşınmazların birçoğunun şirketin aktif malvarlığı içerisinde değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı ayrıntılı olarak izah edilmiş ve 22.03.2023 tarihli komiser heyeti raporu ile de bu durum sabit hale geldiğini, borçlu adına ...'te kayıtlı taşınmazlar üzerinde 3. kişiler lehine tesis edilmiş satış vaadi şerhi nedeniyle tapu iptal ve tescil kararı verildiğini, borca batıklık hali dışında da ayrıca doğrudan doğruya iflas sebebinin de mevcut olduğunu, borçlu firmanın alacaklılarını zarara uğratmak maksadı ile hareket ettiği kötü niyet teşkil eden ve komiser raporu ile de sabit hale gelmiş davranışlarının bulunduğunu, işbu konkordato başvurusunun cebri icra yolu ile yapmış oldukları satışların düşürülmesi amacı ile satışlara 1 gün kala yapıldığını, söz konusu satışların düşürülmesi ile firmanın asıl hedefine ulaştığını, müvekkili Bankanın alacağına yıllardır kavuşamadığı gibi her gün işleyen faiz yüküne de katlanmak durumunda kaldığını, davacı firmanın konkordato nisabını sağlayabilmek adına fiktif alacak oluşturduğu sabit hale geldiğini, davacı firmanın, grup şirketleri aracılığı ile ticari teamüllere uymayan işlemlerde bulunduğunu, bu işlemlerin İİK m. 177/1'in tabiri ile \"hileli muameleler\" olarak kabul edildiğini, şirket adına kayıtlı 112 adet taşınmazın satış vaadi sözleşmesine konu edildiği, bu duruma ön projede yer verilmediği bu durumun alacaklılardan, komiser heyetinden ve Mahkemeden gizlendiğini, borçlu firmanın konkordato projesinde işbu faturalardan, sözleşmelerden ve yıllardır devam eden davalardan bahsetmediği gibi üstüne üstlük konkordato projesini de bu taşınmazların satışına dayandırdığını, mezkûr davada bu tür bir alım satımdan bahsetmemesinin ve/veya ön projede göstermemesinin davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davacı firma tarafından nisabı sağlayabilmek adına yaratılan fiktif alacaklar, konkordatonun sağlamış olduğu imkanlardan yararlandığı bir dönemde komiser denetimi olmaksızın yaptığı işlemler, aktifinde gösterdiği taşınmazların büyük bir bölümünün başka firmalara satışının yapıldığı, geri kalanının ise taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine konu edildiği ve yükümlenen bu edimlere (resmi yazılı şekilde yapılmış olmasına rağmen) konkordato ön projesinde yer vermediği, akdettiği sözleşmeleri, yükümlülüklerini, aleyhine açılan davaları ve yargılama sonuçlarını Mahkemeden ve Komiser Heyetinden kötü niyetli bir şekilde gizlediği dikkate alındığında davacı firmanın alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğine ilişkin hiçbir şüphe kalmamış olup firmanın İİK m. 292/c ve İİK m. 177 hükümleri uyarınca da doğrudan iflasına karar verilmesi gerektiğini, firmanın iflasına karar verilmesi gerekirken Yerel Mahkemece konkordatonun feragat nedeni ile reddine karar verilmesi hukuken hatalı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde davacı ... hakkında gerek borca batıklık gerek ise İİK m. 292/c ve İİK m. 308 atfı ile İİK m. 177/1 hükmünün şartlarının oluşması sebebi ile iflas kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İİK'nun 285 vd. maddesine dayalı konkordato talebine ilişkindir. 2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, davacı şirketlerin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacılar vekilinin vekaletnamesin de konkordato ile ilgili özel yetkinin de mevcut olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, geçici mühletin kaldırılması, konkordato isteminin feragat nedeniyle reddi kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun onikinci babında, “Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “, “ Adi Konkordato “ üst başlığı İle 285 maddede, konkordato talebi düzenlenmiştir. Mahkemenin 27/09/2022 tarihli ara kararı ile ; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı olan talep eden ... Anonim Şirketi hakkında 27/09/2022 günü saat 13:00 itibariyle 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiştir. Konkordato talep eden vekili tarafından, 05/12/2022 tarihli dilekçe ile konkordato başvuru taleplerinden feragat ettikleri bildirilmiştir. Feragat dilekçesinin 3 aylık geçici mühlet içinde sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, 06/12/2022 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden şirketin feragat etmesi nedeni ile şirket hakkında verilen ihtiyati tedbir kararlarının 06/12/2022 tarihi itibari ile kaldırılmasına, konkordato talep eden şirketin kaydi ve rayiç değerler üzerinden borca batık olup olmadığının kesin tespiti ile borca batıklık durumunun ve doğrudan iflas koşullarının mevcut olmadığı gerekçesi ile feragat nedeni ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde de\"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur\" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun yolları üst başlığını taşıyan 293. Maddesinde de, kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı, kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında İflas kararı verilmeyen borçlunun Konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklının bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği, son fıkrada ise, mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verildiği hallerde 164’üncü madde hükmünün uygulanacağına yer verilmiştir. Yasal düzenleme kapsamında, feri müdahilin verilen karara karşı kanun yoluna başvuru hakkı yoktur. Yasada kanun yoluna başvuru hakkı bulunanlar tahdidi olarak sayılmıştır. Bu sebeple somut olayda müdahil ... Bankası A.Ş.'nin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından müdahilin istinaf başvurusunun İİK'nun 293, 6100 sayılı HMK'nun 341. ve 387. maddeleri gereğince reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/663 Esas, 2023/347 Karar sayılı ve 09/06/2023 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan müdahil ... Bankası A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın müdahilden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Müdahil  ... Bankası A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK’nun 293/2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"add7cab7ce5e1a43","SID":"db38271b83ef91a8"}}