{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1578 Esas<br>KARAR NO: 2024/154<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/10/2023<br>NUMARASI: 2023/224 Esas, 2023/745 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2011 yılından itibaren piyasadaki alacaklarını tahsil edemeyip, ekonomik sıkıntıları nedeniyle bağlı bulunduğu vergi dairesinden resen terk yapmak suretiyle faaliyetlerinin sona erdiğini, bu tarih itibariyle müvekkili şirketin hiçbir ticari iş ve eylemde bulunamadığını, davalı şirket tarafından Serik İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibine konu edilen şekilde bir borcu bulunmadığını, başlatılan takibin son derece kötü niyetli olduğundan müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine ve davalının müvekkili aleyhine başlatmış olduğu icra takibi sebebiyle takip konusu bedelin %40'ından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın esası hakkında konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davası sonucunda alacaklının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin haksız olmasının yeterli olmadığı, davalı alacaklının ayrıca takipte kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, somut olayda, davalının icra takibinde haksız ise de; kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin  reddine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davalıya bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığından davalının müvekkiline karşı başlattığı Serik İcra Dairesi'nin ...E. sayılı icra dosyasına istinaden işbu menfi tespit davası ikame edildiğini, davalı yanın icra takiplerinde kötü niyetli olduğu dosya mündericatındaki evraklardan da açıkça ispatlandığını, yerel mahkemenin bunun aksindeki kararı hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili 13/06/2023 tarihli beyan dilekçesinde, uyuşmazlığa konu Serik İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası alacağından feragat ettiklerini, muhakeme edilecek bir konu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Serik İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında alacaklı tarafın feragat edip etmediği hususu sorulmuş, yazı cevabında 31/03/2023 tarihli talep üzerine dosyanın vazgeçme / feragat nedeniyle kapatılması talebinin kabulüne karar verildiği bildirilmiştir. Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek 6100 sayılı HMK 331. Madde hükmüne göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve davalı alacaklının dava açıldıktan sonra icra takip dosyasından feragat etmesi hususu gözetilerek eldeki davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş, yine 2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davası sonucunda alacaklının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin haksız olmasının yeterli olmadığı, davalı alacaklının ayrıca takipte kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, somut olayda, davalı icra takibinde haksız ise de; kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile de yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesince verilen karar, kötüniyet tazminatı talebi yönünden davacı vekilince istinaf edilmiştir.  Davacının kötüniyet tazminatı talebiyle ilgili istinaf sebebi incelendiğinde; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Buna göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Başka bir anlatımla; borçlu aleyhine takip başlatan alacaklının İİK'nın 72/5 maddesi gereğince kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olması da şarttır. Somut olayda; Serik İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası yazı cevabında 31/03/2023 tarihli talep üzerine dosyanın vazgeçme / feragat nedeniyle kapatılması talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Konusuz kalan kısım yönünden, davalı, takibinde haksız ise de, davalının takipte kötüniyetli olduğu, davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilememiştir. Davalının kötüniyetli takip yaptığı kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden ilk derece Mahkemesi kararında yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle incelenen ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bentleri gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/224 Esas, 2023/745 Karar sayılı ve 03/10/2023 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11734da5b4ffa427","SID":"6d5a43112a54d5bd"}}