{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/239 <br>KARAR NO: 2024/342<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2023<br>ESAS NO: 2022/1448 <br>KARAR NO: 2023/959<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/02/2024<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacının davalı kooperatifin üyesi olarak daha önce kendisine tebliğ edilen konut kesin hesabını ödediğini, tapusu aldığını ve yıllar önce üyelikten ayrıldığını, davacının daha sonra genel kurul toplantısına çağrılmadığını, kooperatif vekilininde 310 ortağın tapusunu alarak üyekilten ayrıldığını Ticaret Mahkemesine verdiği dilekçede ikrar ettiğini, davalının ödeme talebine davacının Ankara Gölbaşı Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, davacının süresi içerisinde takibe itiraz edemediğini, bu nedenle dava açıldığını, davacının kooperatif üyesi olmadığını, ödeme yapıp tapusunu aldıktan sonra davacının yönetim kurulu tarafından ibra edildiğini belirterek tedbir ile icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve tazminata karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;  Davacının kooperatif üyesi olmadığı ve borcu olmadığına ilişkin beyanlarının doğru olmadığını, 2015 yılında yapılan kesin hesap maliyetinin kesinleştiğini, bazı üyelerin ödeme yapmaması nedeni ile banka borçlarının zamanında ödenemediğini ve bu nedenle inşaatlara devam edilemediğini, çıkarılan ek maliyetin Kooperatifler kanunu madde 32 ve 54’de ön görülen ek ödeme niteliğinde olmadığını, 30/06/2018 tarihli genel kurulun 8. maddesi ile alınan kararın kesinleştiğini, kooperatif kesin hesap maliyet borcunu ödememiş her bir ortağın kök maliyete ilave olarak 16.301,89 TL ek maliyeti ödemesi gerektiğinin tespit edildiğini, borcun 24 taksitte ödenmesi gerektiğini, davacının isminin hazirun cetvellerinde yer aldığını, davalı kooperatifte hiçbir zaman sabit fiyatla/peşin bedelle üyelik uygulaması yapılmadığını belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Dosyada yer alan dava dilekçesi ve ekleri incelenmekle; \"...BAM Kaldırma ilamı doğrultusunda Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2163 esas 2022/3713 karar sayılı ilamı da dikkate alınarak, inşaat mühendisi, mali müşavir ile nitelikli hesap uzumanı bilirkişi heyetinde rapora alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 20/07/2023 havale tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinder BAM kararında belirtilen 1163 sayılı Kantn'a 7410 sayılı Kanun'la eklenen geçici 11. maddesinde belirtilen tüm inşaatların tamamlanmadığı, dosyadaki hesap güncelleme raporu ve ekinden tespit edildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2163 esas 2022/3713 karar sayılı ilamında;  Dava kooperatif genel kurulu kararı uyarınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan keşin maliyet hesabı doğrultusunda davalıdan talep edilen alacağa ilişkindir. 45.06.2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici İ1. maddede; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, Kayseri ilinde aşağıdaki şartları taşıyan yapı kooperatifleriyle sınırlı olmak üzere bu madde hükmü uygulanır. a) İnşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi, b) Terkin edilmemiş olması,  c)Yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malıkine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması, ç) Kooperatif tarafından üyeye konutunun tapu devrinin yapılmış olması, şartlarının birlikte sağlanması halinde; konutun dapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler içim yapı kooperatifi tarafından yönetim Biderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yupılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüzdür. Birinci fıkra kapsamındaki şartları birlikte sağlayan kişilere karşı yapı kooperatifinin veya bu alacağı devralan üçüncü kişilerin Yyapı könperatifi nedeniyle açmış oldukları her türlü alacak veya tazminat davaları ile bu kapsamda yapılan ilamsız iera takipleriyle ilgili olarak; ilgilinin talebi halinde bu davalarda verilen ve henüz kesinleşmemiş mahkeme kararları ile kesinleşen dava ve takiplere dayarılarak başlatılan icra işlemleri, haciz, satış ve tahliye uygulamaları durdurulur. Bu alacaklar kapsamında kesinleşen lamlara dayanılarak devam eden takipler ile kesinleşen icra takiplerine son verilmesi için birinci Jikra uyarınca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde borcun bulunmadığına dair davanın açıldığına ilişkin belgenin ibraz edilmesi zorunludur; borcun bulunmudığına ilişkin kesinleşen ilamın  icra dairesine ibraz edilmesi halinde takip sonlandırılır.” düzenlemesine yer verildiği, bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın anılan yasal düzenleme uyarınca değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bu nedenle re'sen bozulmasına” şeklinde karar verildiği,  mahkemece bu karar doğrultusunda rapor düzenlenmesi istendiği, 15 Haziran'da Resmi Gazetede yayınlanan 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanun ile Kooperatifler Kanununa geçici maddesine dayanmakta olduğu,  bu madde gereğince tahdidi olarak sayılmış olan hususlar kooperatif ortağı tarafından sağlandığı taktirde konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüz olacağı, birinci fıkra kapsamındaki şartları birlikte sağlayan kişilere karşı yapı kooperatifinin veya bu alacağı devralan üçüncü kişilerin yapı kooperatifi nedeniyle açmış oldukları her türlü alacak veya tazminat davaları ile bu kapsamda yapılan ilamsız icra takipleriyle ilgili olarak; ilgilinin talebi halinde bu davalarda verilen ve henüz kesinleşmemiş mahkeme kararları ile kesinleşen dava ve takiplere dayanılarak başlatılan icra iştemleri, haciz, satış ve tahliye uygulamaları durdurulur. Bu alacaklar kapsamında kesinleşen ilamlara dayanılarak devam eden  takipler ile kesinleşen icra takiplerine son verilmesi için birinci fıkra uyarınca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde borcun bulunmadığına dair davanın açıldığına ilişkin belgenin ibraz edilmesi zorunludur; borcun bulunmadığına ilişkin kesinleşen ilamın icra dairesine ibraz edilmesi halinde takip sonlandırılır düzenlemesi yer almakta olduğu, Ancak bahse konu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından 2022/126 E., 2023/29 K, 16/02/2023 tarihli karar ile Anayasanın 10. Ve 48. Maddelerine aykırı olması gerekçesi ile iptal edildiği, kooperatife ait inşaatların henüz tamamlanmamış olduğu ve hali hazırda devam etmekte olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Dava, kooperatif üyesi olan davacıdan konut ek/kesin maliyet alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Emsal nitelikteki Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2021/6310 E - 2022/185 K sayılı ilamında belirtildiği üzere, bütün inşaatlarının bitmesine müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedelin kooperatif ortağından talep edilebileceği, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davalı kooperatifin inşaatlarının halen devam ettiği, bu nedenle takibe konu ek/kesin maliyet taksitlerinin davacıdan talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. Davanın KABULÜ ile; davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas (kapatılan Kayseri 5. İcra Dairesinin ... Esas) sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafça, takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davacı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/5 gereğince reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Davalı vekili, süresinde işbu kararı istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.9.740,78 TL alacak miktarı üzerinden menfi tespit davası açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne kararı verildiği görülmüştür. Davalı işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/dava değerinin 9.740,78 TL olduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.”Mahkemece 27/10/2023 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 17.830,00 TL’dir.Davalı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin ise 9.740,78 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 (onyedibinsekizyüzotuz) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve  352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince  ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir.  <br>Açıklanan nedenlerle davalının istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf  dilekçesinin/talebinin HMK 341/2 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin istinafa konu dava değerinin karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalının peşin yatırdığı 269,85 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  08/02/2024\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98442709df815cb3","SID":"18209eeade916964"}}