{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/81 <br>KARAR NO\t: 2024/97 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ   : 02/11/2023 <br>DOSYA NUMARASI : 2023/1034 Esas - 2023/919 Karar <br>DAVA: Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) <br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili derneğe ait \"... Mah, ... Sok, No: ..., Başakşehir/İstanbul\" adresindeki inşaat alanın tamamının davalı sigortanın ... poliçe no, ... müşteri no ile 13.11.2017'den bilitibar en son yenileme  ile 30.09.2023 tarihine kadar tüm riskler için sigortalandığını, inşa faaliyeti devam ederken, 22.05.2023'te elim hadise sonrası yangın çıktığını ve itfaiyenin büyük uğraşı sonucunda can kaybı yaşanmaksızın söndürüldüğünü, mal kaybı ve zararların tazmini ile sigortadan karşılanması için ihbarda bulunulduğunu ve ... hasar dosya no açıldığını, eksper incelemelerinin de tamamlandığını, ancak sigorta poliçesi kapsamında davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini, hasar dosyası açılmış olmasına rağmen sonuç alınamadığını, bu sebeple belirsiz alacak davasının kabulü ile;  yangın sebebi ile uğranılan tüm zararların tespiti ile şimdilik 10.000,00-TL'nin zararın doğduğu hasar tarihi 22.05.2023'ten itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/11/2023 tarih ve 2023/1034 Esas - 2023/919 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, sigorta poliçesi kapsamında yangın nedeniyle uğranılan zararın tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. \"6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi gereğince bu Kanunun uygulanması ile ilgili davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.  Dava konusu uyuşmazlık sigorta şirketinin, söz konusu olayın sigorta poliçesinde teminat kapsamı dışında olduğunu iddia etmesi nedeniyle ödeme yapmamasından kaynaklı olup davacı dernek ile davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşme gereğince davacının tüketici konumunda olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, davacı derneğin tacir konumunda olmadığı, davanın mutlak ve nisbi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece yukarıda esası sayılı dosyada dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmeksizin ve dilekçeler teatisi tamamlanmadan dosya üzerinden verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava dilekçesi henüz kendilerine tebliğ edilmediğinden davaya karşı tüm cevap, itiraz ve def'i hakları saklı kalmak kaydıyla yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurmaları gerektiğini, Dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 122. maddesinde “Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun’un 137. Maddesinde ise “Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir” hükmü ile devamındaki 138. Maddede “Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.” hükümlerine yer verildiğini, HMK’nın 27’nci maddesinde ise “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir” hükmünü havi olduğunu, HMK’nın anılan hükümleri gereği mahkemece öncelikle dava dilekçesinin tebliği ve dilekçeler teatisi tamamlanmadan dosya üzerinde bir inceleme yapılarak görevsizlik kararı verilmesinin hukuki dinlenilme ve diğer emredici usul hükümlerine aykırı olduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/7690 K. 2017/11212 T. 16.11.2017 sayılı kararında bu hususun şu şekilde bozma sebebi yapıldığını: “Mahkemenin görevli olması dava şartıdır (HMK. m.114/1-c). Dava şartları ve ilk itirazlar, ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK. m.137/1, 139/1 ilk cümle). Buna göre görevsizlik kararı verilebilmesi için; dava dilekçesinin davalıya tebliği (HMK. m. 122), cevap süresinin beklenmesi (HMK m.127), cevap verilmesi halinde davacıya tebliği (HMK m. 126), davacının cevaba cevap verme süresinin beklenmesi, verdiğinde diğer tarafa tebliği (HMK. m.136/1), davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi, verdiğinde diğer tarafa tebliği (HMK. m. 136/1) zorunludur. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. maddesi hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, hakime, belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 137/1. maddesinde, ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüştür. Diğer yandan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 1086 Sayılı Kanun’dan farklı olarak iddia ve savunmanın genişletilmesi yahut da değiştirilmesi yasağını dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlatmamış; bu yasağı, ileriye dilekçelerin karşılıklı verilmesinin tamamlanmasına, bazı hallerde ön inceleme duruşmasına kadar ötelemiştir. Bu düzenleme ile davacının cevaba cevap dilekçesinde iddialarını değiştirerek ve genişleterek başlangıçta görevli olmayan mahkemeyi görevli hale getirmesi de mümkün hale gelmiştir. Tarafların bu haklarını kullanabilmeleri, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesini veya bunun için kanunda belirlenen sürelerin geçmesini zorunlu kılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda aynı Kanun'un 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebilir ise de, ancak bunun için dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekir. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi HMK'nın 27. Maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık oluşturmaktadır. Mahkemece, yukarda açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”  Yargıtay Hukuk Dairelerinde aynı yönde “dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğuna” dair birçok içtihat bulunmakta olduğunu (Yargıtay 19. H.D.  E. 2013/9265 K. 2013/14018, Yargıtay 15. H.D. E. 2014/2800 K. 2014/5193, Yargıtay 8. H.D. E. 2017/3036 K. 2017/13902) Açıklanan nedenlerle dava dilekçesi müvekkil davalıya tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını talep ettiklerini, Ayrıca huzurdaki davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olup, görevsizlik kararının hatalı olduğunu, Mahkeme kararının gerekçesinde, işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, söz konusu olayın sigorta poliçesinde teminat kapsamı dışında olduğunu iddia etmesi nedeniyle ödeme yapmamasından kaynaklı olup davacı dernek ile davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşme gereğince davacının tüketici konumunda olduğunun değerlendirildiğini belirttiğini, ayrıca davacı derneğin tacir konumunda olmadığı, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair hüküm kurulduğunu, TTK’nın 3. maddesinde “Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun’un 4. Maddesinde “Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.” hükmüne yer verildiğini, TTK’nın 5. maddesinde ise “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmünün düzenlenmiş olduğunu, Sigorta hukukuna ilişkin hükümlerin Türk Ticaret Kanunu’nda yer aldığı hususu değerlendirildiğinde, bu kanunda düzenlenen hususların ticari iş olduğu sonucuna varılmakta olduğunu, bu sebeple Kayaşehir Eğitimli Gençlik Yetiştirme Derneği'nin tüketici olduğuna yönelik gerekçenin somut nedenlere dayanmaması sebebiyle, müvekkil sigorta şirketi ile davacı dernek arasındaki ilişkinin ticari iş olduğu hususunun açık olduğunu, Dolayısıyla sigorta hukuku ve tamamı ticari işletmeler olan davalıların ticari işletmesini ilgilendiren ve ticari iş niteliğindeki huzurdaki uyuşmazlığa Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğundan yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; - Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1034 Esas-  2023/919 Karar sayılı 02.11.2023 tarihli kararının kaldırılmasına, - Dosyanın görevli Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı sigorta şirketi ile davacı sigortalı arasında akdedilen inşaat tüm riskler poliçesi kapsamında sigortalanan inşaat alanında yangın rizikosunun gerçekleşmesi ve teminat kapsamında olduğu iddiası ile meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davacı derneğin tacir olmayıp, tüketici olması sebebiyle davanın göreve ilişkin dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine ve görevli Mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından dava dilekçesi kendilerine tebliğ edilmeden ve iş bu yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay HGK'nın 11.04.2019 tarih ve 2017/15-2141  Esas  2019/442  Karar sayılı ilamında \"...Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz ...6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür.\" denilmiştir. Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddesine göre dava şartıdır. HMK'nın 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilebilir. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, taraflar arasında akdedilen inşaat tüm riskler poliçesi kapsamında sigortalanan inşaat alanında yangın rizikosunun gerçekleşmesi ve teminat kapsamında olduğu iddiası ile meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacı ile akdedilen inşaat tüm riskler sigorta poliçesine   dayanmaktadır. Mahkemece davacı derneğin tüketici olduğu kabul edilerek tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak Mahkemece davacı derneğin TTK'nın 16. maddesi kapsamında tacir sayılıp sayılmayacağına ilişkin bir araştırma yapılmadan ve sigortalı inşaatın mesleki veya ticari amaçlı veya derneğin bizzat kullanıp amaçlı yaptırılıp yaptırılmadığına ilişkin olarak araştırma sonucuna göre tacir mi tüketici mi olduğu tespit edilmeden, tacir olmadığı ve tüketici olduğu varsayılarak tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamış ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.   Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve 2023/1034 Esas - 2023/919 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c44d95857da9720","SID":"fef08957da2647a2"}}