{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/224 Esas<br>KARAR NO: 2024/230 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2022<br>NUMARASI: 2022/34 E.  -  2022/222 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde: Müvekkili Vakıf adına ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı tescilli markaların bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmadığı gibi markanın bu şirket tarafından kullanımına da muvafakati bulunmadığını, davalı şirkete ait www...com.tr uzantılı internet sitesinde yer alan müvekkilinin marka haklarının davalı şirketçe ihlal edildiğini, davalı şirketin müvekkiline ait ... numaralı \"en yüce değer bilgi en üstün hizmet insana hizmettir\" ibareli markayı kendi internet sitesinde halen kullandığını,  bu nedenlerle davalı tarafından müvekkilinin ... numaralı  \"EN YÜCE DEĞER BİLGİ, EN ÜSTÜN HİZMET İNSANA HİZMETTİR\" tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini, markaya tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması ve ortadan kaldırılmasını, davalıya ait www...com.tr adresinde yer alan marka kullanımına son verilmesini, maddi tazminata ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL manevi, tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde: müvekkilinin bu cümleyi kurumsal internet sayfasının açıklamalar kısmında 2009 yılından itibaren kullandığını, marka olarak düşünmediğinden adına tescil ettirmediğini, müvekkilinin bahse konu cümleyi kullanım hakkı önceliğinin olduğunu, müvekkil şirketi tarafından kullanılan internet sitesinde davadan haberdar olunur olunmaz davaya konu cümlenin kaldırıldığını, davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacı vakfa ait \"...\" cümlesi marka olamayacağı için bu şekildeki tescilin, birçok sektör için kullanılabilecek genel bir ibareyi, hukuka aykırı bir şekilde marka olarak tescilini sağlayan ve haksız kazanç elde etmeye çalışan davacı vakfın taleplerinin reddini,  söz konusu ... sayılı marka tescilinin iptalini, müvekkilinin, haksız hiçbir eyleminin bulunmaması ve müvekkili kurumun internet sitesinin kurumsal kısmından bu ibarenin kaldırılmış olması dikkate alınarak konusuz kalan davanın reddini, talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/03/2018 tarihli 2018/147 Esas-2018/379 Karar sayılı kararıyla; \"dosyaya sunulan 26/03/2018 tarihli Noter e-tespit tutanağı da dikkate alındığında, davalı tarafından hastane internet sitesinde kullanıldığının anlaşıldığı, 6769 Sayılı SMK'nın 30. Maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. Maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın marka tecavüzü olarak nitelendirildiği, dosyaya sunulan deliller, davalının beyanları dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle davanın koşulları değerlendirildiğinde, davacının TPMK'da tescilli \"...\" ibareli markasının davalının web sitesinde kullanımı suretiyle markaya tecavüz edildiğinin tespiti ile, ancak söz konusu tecavüzün ref'i bakımından internet sitesinden bu ibarenin kaldırıldığı dikkate alındığında, tecavüzün giderilmesi ve durdurulması bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat yönünden ise davacı taraf yönünden söz konusu ibarenin ilgililer nezdinde bilinirliği dikkate alındığında, davalı tarafından haksız rekabet teşkil edecek şekilde izinsiz kullanımın, davacı taraf yönünden manevi hakkın ihlali niteliğinden söz konusu ibarenin internet sitesi yolu ile piyasaya sunuluş şekli, tarafların dosyaya yansıyan deliller ve davalının ticari konumu hakkaniyet gereği 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine ve hükmün ilanına karar vermek gerektiği\" gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, -Davacının TPMK da tescilli markasına davalının web sitesinde kullanımı sebebi ile markaya tecavüzün tespitine, -Markaya tecavüz fiillerinin durdurulması ve ortadan kaldırılması talepleri yönünden konusuz kalması nedeni ile  karar verilmesine yer olmadığına, -Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Davalı vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin 23/12/2021 tarihli 2019/599 E. - 2021/2183 K.sayılı kararıyla; \"Davacı markasının 44. sınıfta tescil başvuru tarihi 06/02/2017 tarihi olup, davalının öncelik savunması davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğundan, mahkemece davalı savunması üzerinde durulmaması yerinde değildir. Davalı vekili cevap dilekçesinde bu ibarenin 2009 yılından beri internet sitesinde, açıklamalar kısmında misyon ve vizyon kısmında  yer aldığını ileri sürdüğünden, mahkemece bilişim uzmanı bilirkişiden, davalı internet sitesi archive kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, bu ibarenin internet sitesinde hangi tarihten itibaren kullanıldığı incelenerek, davalı savunması üzerinde durularak, davalının slogan niteliğindeki bu ibare üzerinde öncelik hakkının bulunup bulunmadığının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında belirtildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.2022 tarihli 2022/34 E. - 2022/222 K. sayılı kararıyla; \"...Dosya kapsamı deliller, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça ilk olarak  06/02/2017 tarihinde adına marka olarak tescil ettirilen \"...\" ibareli sloganın davalı tarafa ait web sitesinin 21/01/2009 tarihli arşiv kaydında ilk defa kullanıldığının tespit edildiği, buna göre davalı kullanımının davacı marka tescil başvurusundan çok önce olup, davalının slogan niteliğindeki bu ibare üzerinde öncelik hakkının bulunduğu\" gerekçesiyle davalının tescilli marka haklarına tecavüzü söz konusu olamayacağından davanın tümden reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu markayı davalıdan daha önce kullandığına dair yeni delillerini dilekçe ekinde sunduklarını, Müvekkilinin yaklaşık 10 yıl önce aktif olan İstanbul Kalp Vakfı adını kullandığı tarihlerde kendi adının hemen altında \"...\" ibaresinin yer aldığını, Müvekkilinin kullanımının Mahkemece davalının kullanım tarihi olarak tespit ettiği 21/09/2009 tarihinden çok önce olduğunu, Müvekkilinin davalının kullanımından çok kısa bir süre sonra ... başvuru numaralı markasının tescili için 12/10/2009 tarihinde başvuru yaptığını,Müvekkilinin marka tescil başvurusundan bir süre önce bu markayı kullanmaya başladığının açık olduğunu,Bu markanın müvekkili vakfın kurulduğu 1995 yılından bu yana kullanılan bir ibare olduğunu, davalının kullanımından önce müvekkilinin ... tescil numaralı tescilli markasının mevcut olduğunu, Davalının müvekkiline ait markayı haksız olarak kullandığını ve ortalama tüketici tarafından markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... sayılı ve \"...\" ibareli markanın, 41 ve 44. sınıflarda 06/02/2017 tarihinden itibaren, ... sayılı ve \"...\" ibareli markanın 44. sınıfta 06/02/2017 tarihinden itibaren, ... başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın, 41. sınıfta 12/10/2009 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan Bakırköy ... Noterliği'nin 26/03/2018 tarihli ... yevmiye numaralı E-Tespit tutanağından, ... Hastanesi'ne ait internet sitesi web sayfası görüntüsünde, \"Kurumsal\" başlığı altında; \"Kendimizi adadığımız işin insanlık için anlamını, önemini, kutsallığını asla unutmamak. Bölgemizdeki en iyi sağlık hastanesine sahip olmak ve öyle tanınmak. Akademik birikimlerimizi gelecek nesillere taşıyan, önde gelen tıp merkezleri ile işbirliği içinde uzmanlık eğitimi veren, tıp bilim ve sanatının zirvede uygulandığı akademik bir kurum olmak. \"...\" inanç ve anlayışı bizim için bir yaşam felsefesi ve tarzıdır. Bu inanç ve anlayışla bütün insanlığı kucaklayan bir sağlık kompleksi ile Malatya ve yakın illerde önde gelen bir referans merkezi olmak\" şeklinde kullanıldığı görülmüştür.Dairemiz kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince resen seçilen bilişim uzmanı bilirkişiden alınan 21/06/2022 havale tarihli raporda; \"www...com.tr alan adının whois.com üzerinden yapılan Whois  sorgusunda, alan adının 16.11.2006 tarihinde tescil ettirildiği, alan adının davalı ... AŞ.’ye ait olduğu,  davalıya ait http://www...com.tr alan adlı web sitesinin 21 Ocak 2009 tarihli arşiv kaydında, “...” başlıklı alt sayfasında; dava konusu “...” ibaresinin ilk olarak yer aldığı\" belirtilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin davaya konu olan “...” markasının müvekkili Vakıf tarafından 1995 yılından bu yana kullanıldığını, ... başvuru numaralı markasının tescili için 12/10/2009 tarihinde başvuru yaptıklarını,  bundan önce de markanın bir süre kullanılmış olmasının olağan olduğunu, marka üzerinde öncelik hakkının kendilerine ait olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dosya incelendiğinde davanın davacıya ait ... tescil numaralı markaya tecavüz edildiği iddiasıyla açıldığı, bu markanın 41 ve 44. sınıflarda tescilli olduğu, aynı ibareyi içeren ... tescil numaralı markanın ise yalnızca 41. sınıfta tescilli olduğu ve davacı tarafça yargılama sırasında bu markadan kaynaklanan haklara da dayandıklarına dair bir beyanda bulunulmadığı, yine davalının cevap dilekçesinde öne sürdüğü öncelik hakkına karşılık, markanın öncelik hakkının davacıya ait olduğuna dair de bir iddiada bulunmadıkları gibi, dosyaya delil de sunmadıkları, hatta alınan bilirkişi raporunda da itiraz etmedikleri, bilirkişi raporu ile davalının ilk kullanım tarihinin 21/01/2009 olarak tespit edildiği, davalının ... tescil numaralı markasının başvuru tarihinin ise 12/10/2009 olup, davalının kullanımından daha sonra olduğu, bu tarihten önce davacının bu markayı kullandığını ispatlayacak bir delilin yargılama sırasında dosyaya sunulmadığı, kaldı ki markaya tecavüzün ve öncelik hakkının incelenmesinde; davalının markayı davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanılmış olması gerektiği, davacının ... tescil numaralı markasının yalnızca 41. sınıfta tescilli olup,  davalının ise markayı davacıya ait ve 44. sınıfta \"Tıbbi hizmetler\" için tescilli ... numaralı markasının tescil başvuru tarihinden daha önce 44. sınıf kapsamında yer alan tıbbi hizmetlerde kullandığı tespit edilmiştir. Dava konusu markanın 21/01/2009 tarihinden itibaren \"Tıbbi Hizmetler\" için davalı tarafından kullanıldığının ve dolayısıyla bu ibare üzerindeki bahsi geçen tıbbi hizmetleri bakımından öncelik hakkının davalıya ait olduğunun kabulü gerekir.  Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca da bir işaret üzerinde öncelik hakkı sahibi olan kişilere karşı daha sonraki bir tarihte gerçekleşen marka sahipliğinden kaynaklanan haklar ileri sürülemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi, öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez. Tüm  bu nedenlerle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92e80088450ffbbe","SID":"bc651b085890ef86"}}