{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1615 Esas<br>KARAR NO: 2024/258<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>NUMARASI: 2022/691 2023/514<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile alacaklı görünen ... Faktoring A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak ... bank- Çorlu/...Şubesinin TR...iban numaralı hesabından keşide edilen, keşide yeri Çorlu, ... çek seri numaralı, 31.07.2018 keşide tarihli ve 71.520,00 TL. bedelli çekin gösterildiğini, takip konusu çekin, müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, müvekkilinin davalı ... Faktoring A.Ş., ..., ...'e  hiçbir borcu, herhangi bir ticari ilişkisi, başkaca alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin sadece ... San.ve Tic. A.Ş. İle ticari ilişkisi bulunmakta olduğunu, bu nedenle dava konusu çekin verildiğini, müvekkili tarafından çek bedelinin davalı şirkete ödendiğini, ciro zinciri kopuk olduğunu, alacaklı görünen şirket durumu bilerek, kötü niyetle hareket ettiğini,  senetin arkasındaki ciroların sahte olduğunu,  çekin,  ... Tic. A.Ş.’ ye gönderilmek üzere, ... unvanlı kargo şirketine teslim edildiğini, kargo evraklarının sunulduğunu, ancak, kargo şirketinin aracında, hırsızlık olayı yaşandığını, ifadede geçen ... numaralı fatura müvekkili şirkete  ait olduğunu, ... Sn. Tic. A.Ş.’nin, çekin kendilerine ulaşmadığına ilişkin yazısının ekte sunulduğunu, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/284 E. sayılı dosyası ile çek  iptali davasının açıldığını,  mahkemece, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini,  bunun üzerine, ... Sn. Tic. A.Ş. adına Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/736 E. sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, tüm masrafların, müvekkili  tarafından karşılandığını, mahkemece 31.07.2018 tarihli tensip zaptı ile %10 teminat karşılığında tedbir kararı verildiğini, teminatın müvekkili tarafından yatırıldığını ve çeke ilişkin ödeme yasağı konulduğunu, bankaya da bu durum aynı gün müzekkere ile bildirildiğini, çekin kargoda kaybolması nedeni  ile müvekkilinin ve ... Bağl. Elemanları Sn. Tic. A.Ş. arasında protokol yapılmış ve müvekkilim çek bedelinin tamamını ödediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, ...bank- Çorlu/... Şubesinin TR... iban numaralı hesabından keşide edilen, keşide yeri Çorlu, ... çek seri numaralı, 31.07.2018 keşide tarihli ve 71.520,00 TL. bedelli çek  ve başkaca herhangi bir nedenle, hiçbir ticari ilişki, alacak- verecek nedeni ile müvekkilim şirketin davalı şirketlere  borçlu bulunmadığının  tespitine karar verilmesini, haksız takip nedeniyle, %20'dan az olmamak üzere, icra inkar tazminatının, davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... Faktoring A.Ş. vekilinin davaya karşı cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında 04.06.2018 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi mevcut olduğunu, iş bu sözleşme çerçevesinde dava konusu çek 08.06.2018 tarihli alacak bildirim formu ve çek senet tevdi bordrosuna istinaden  ciro yoluyla müvekkil şirkete intikal ettiğini, müvekkil şirketin, iktisap ettiği dava konusu çekteki ciro silsilesinde, çeki veren kişinin, devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın da faturadaki borçlu ile aynı olduğu, fatura ile kambiyo senedi arasındaki tutarların uyumlu olduğu hususlarında gerekli araştırmaları yaparak çeki iktisap ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin 6361 sayılı kanuna uygun olarak faktoring işlemi yapmış olup, çekin iktisabında kötü niyeti ve ağır kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu çeke ilişkin faktoring işlemi yaptığı sırada çeke ilişkin herhangi bir menfi kayıt bulunmadığını, davacının her ne kadar müvekkilinin basiretsiz ve kötü niyetli olduğunu iddia etmiş ise de ekte sunduğu  alacak bildirim formu ile görüldüğü üzere çekin müvekkili şirkete 08.06.2018 tarihinde intikal ettiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/736 E. Sayılı dosya nezdinde verilen ödeme yasağı kararı ise 31.07.2018 tarihli olup, çekin faktoring işlemine tabi tutulduğu tarihten sonra olduğunu, taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülmeyeceini, 6361 sayılı kanunun 9/(3).maddesi “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmüyle taraflar arasındaki her türlü definin faktoring şirketine karşı ileri sürülmesinin önüne geçtiğini,  davacı tarafından mahkemeniz dosyasına sunulan ödeme dekontlarının müvekkili yönünden ileri sürülemeyeceğini, davanın reddine, kötüniyetli davacının %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde;Müvekkilinin husumeti olmadığı gibi davacının iş bu davada müvekkili yönünden dava açmakta hukuki yararı olmadığını, Zira, davacı ile bir çekişmesinin bulunmadığını ve kendilerinden dava konusu çek ile ilgili bir talebinin  de bulunmadığını, davacı Şirketin, Müvekkiline borcu sebebiyle dava konusu çeki kargo ile Müvekkil şirkete yolladığını, ancak eline ulaşmadan kaybolduğunu, Çek arkasında müvekkili şirketin imzası ve kaşesi bulunmadığını, davalılardan alacaklı ... Faktoring A.Ş. Tarafından Dava konusu çek ile ilgili Müvekkil şirkete İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ile ilgili yapılmış icra takibin hakkında  tedbir kararı alınarak tarafından gerekli davalar açıldığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1063 esas dosyası ile açılmış menfi tespit davası ve İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1131 esas sayılı dosyası ile açılmış imza itirazı davalarının kabulünün haklılıklarını ortaya koyacağını, çek lehtarı olan müvekkili şirketçe imzalanmayan yani ciro edilmeyen çekin sonraki cirantalarının da haklı hamil olamayacağını bildirip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili aleyhine takip başlatılması üzerine tarafınca İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1107 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini, adı geçen dava dosyasında verilen tedbir kararı icra dosyasına teminat depo edilmekle infaz edildiğini ve müvekkili aleyhine başlatılan takibin durdurulduğunu, bununla birlikte müvekkili adına atılan sahte imza nedeniyle tarafınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulmuş olup soruşturma dosyası ... Soruşturma numarasına kaydedildiğini, çekte müvekkil adına ciro atılırken müvekkilin kaşesi de taklit edilmiş, müvekkilin ticari unvanı \"... İnşaat ...\" olmasına rağmen çek arkasında müvekkile atfen \"... İnşaat Yapı Malzemeleri Hırdavat Sanayi ve Ticaret ...\" ibaresi kullanıldığını, bu hususları göstermesi bakımından müvekkiline ait İTO kaydını ve müvekkilinin geçmişte tanzim etmiş olduğu faturaların ve kaşesinin bir örneğini de dilekçe ekinde  sunduğunu, müvekkilinin çek arkasında kendisinden önce görünen ciranta ve kendisinden sonra görünen cirantayı tanımadığını, bugüne dek adı geçen şirketlerle de hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası açıldıktan sonra müvekkili aleyhine aynı sahtecilik yoluyla bir takip daha açıldığını,  İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan bu takipte de müvekkili adına yapılan aynı sahte kaşe ve sahte imza kullanıldığını, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu çekle benzer biçimde  İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu çek arkasında müvekkilinden sonra gelen ciranta ... - ... İnşaat isimli kişi olduğunu, bahsi geçen ... isimli bu kişi ve bu kişi ile ortak hareket eden kişiler kötü niyetli biçimde ele geçirdikleri çeklerin arkasına, müvekkili adına sahte imza atarak ve sahte kaşe kullanarak ciro atmakta, bu durum da müvekkilinin gerçekte hiç olmayan bir borç altına soktuğunu, müvekkili aleyhine başlatılan ilk takip olan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından haberdar olunması sonrası yapılan araştırmada, bahsi geçen takibe konu çekin lehdarı olarak görünen ve İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde bulunan davalı ... San. Tic. A.Ş. ile iletişime geçilmiş, kendilerinden takibe konu çekin lehlerine keşide edildikten sonra kargoda kaybolduğu, çekte kendileri adına da sahte kaşe kullanılarak sahte imza atıldığı, kendilerinin de bu çeke karşı ilgili yasal yollara başvurmuş oldukları öğrenildiğini, yine müvekkili aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası açıldıktan sonra yapılan araştırmada, müvekkilinden önce çekte ciranta olarak görünen ... Sanayi Limited Şirketi yetkilileri ile yapılan görüşmede bahsi geçen şirketin de İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde bulunduğunu, bu takibe dayanak olarak gösterilen çekin de kendilerine kargo yolu ile gönderildiği esnada kaybolduğu öğrenildiğini, kuvvetle muhtemel gerek dava konusu takibe dayanak çek gerekse  İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak çek İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde bulunan aynı kargo şubesinden aynı kişi tarafından çalındığını ve aynı yolla farklı faktoring şirketlerine verildiğini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, müvekkili aleyhine açılan haksız dava nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN  İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2018/20E, 2020/291 Karar sayılı, 30/06/2020 tarihli ilamında;  \"...davanın kısmen kabulüne 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün  ... Esas Sayılı  takip dosyasından davacının borçlu olmadığının tespitine,2-) Şartları oluşmadığı için icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,3-) Davacının, davalılar ... Bağlantı Elem. San. Ve Tic. A.Ş. ile ... ve ...'e yönelttiği davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,\" şeklinde karar vermiştir.<br>DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 2020/2088 Esas, 2022/1592 karar sayılı 05/10/2022 tarihli ilamı ile;   \"...HMK’nın 298/2 maddesi gereğince, hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği kısa karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu kısa karara aykırı olmaması gerekir. Gerekçeli kararda, kısa hükmün aynen bulunması ancak bu kararın gerekçesinin açıklanması lazımdır. Gerekçeli karar ile kısa kararın değiştirilmesi mümkün olmayıp, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması şarttır. Somut olayda mahkemenin açıklanan şekilde kısa karar ile gerekçeli kararda farklı hükümlere yer vermesi usule aykırı olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararının net olmaması karşısında taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri konusunda inceleme yapılamamıştır. \" şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar vermiştir.<br>DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/691E, 2023/514 Karar sayılı, 11/07/2023 tarihli ilamında;  \"...Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 1-Davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında ve bu icra dosyasına konu ... bank, ... Konut-Çorlu şubesine ait, ... seri numaralı, 31/07/2018 düzenleme tarihli, 71.520,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılar ... Faktoring A.Ş. Ve ...'e borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3-Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde \" ... San.ve Tic. A.Ş., ...- ... San. ve Ticaret, ...\" açısından davalarının reddine karar vererek, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin ve icra inkar taleplerini reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep  etmiştir. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle, müvekkili şirketin icra dosyasının yanı sıra dava ve takip konusu çek nedeni ile de borçlu bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkilinin, sadece ... San.ve Tic. A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunduğu, çek bedelini de  ... San.ve Tic. A.Ş.' ye ödediği, faktoring şirketinin takibi haksız ve kötü niyetle yaptığı, yasal sorumluluklarını yerine getirmediğinin açık olduğunu, müvekkilinin, davalının kötü niyetli davranışları nedeniyle, icra ve mahkeme dosyalarına teminat mektubu vermek zorunda kaldığını, teminat mektuplarına bugüne kadar yaklaşık 13.000 TL. faiz ödemesi yaptığını, Müvekkilinin hem maddi hem manevi olarak zarara uğradığını, bu nedenle, icra inkar tazminatının yasal şartları oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalılardan ... arasında 04/06/2018 tarihli genel faktoring sözleşmesi mevcut olup iş bu sözleşme çerçevesinde dava konusu çek 08/06/2018 tarihli alacak bildirim formu ve çek senet tevdi bordrosuna istinaden ciro yoluyla müvekkili şirkete intikal ettiğini, Davacının çekte keşideci konumunda olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında 3 adet ciro bulunduğunu,  bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkili tarafından, müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışması yapılmadığı ileri sürülmüş ise de dava konusu çek usulüne uygun faktoring işlemi çerçevesinde müvekkiline tevdi edildiğini, yeterli araştırma yapılmış, mali durum verileri değerlendirilmiş olduğunu, 6361 sayılı Kanun'a uygun olarak faktoring işlemi yapıldığını, çekin iktisabında kötüniyeti ve ağır kusuru bulunmadığını, çekte lehtardan hamile ciro silsilesinin tam olduğu, herhangi bir kopukluk olmadığı açıkça görüldüğünü, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü  bulunmadığını, TTK'nın kambiyo senetlerine dair genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna dair Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çek bedelinin istirdadının gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan, davalı tarafça dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi, fatura ve belgelerle faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğinin tevsik edildiğinin kabulüyle davanın reddine karar vermek gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesii E. 2016/2945 K. 2017/5190 T. 10.10.2017)\" şeklindeki kararın dikkate alınması gerektiğini, Davacı dava dilekçesinde kendisinin çek bedelini ... A.Ş ' ye ödediğini iddia etmekte ise de bu defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, 6361 sayılı Kanun madde 9/3 md değerlendirilmesi gerektiğini, davacının hamil olmayan bir kimseye yaptığı ödemenin de kendisini borçtan kurtarmayacağını, çek arkasına ödeme yasağı kaşesi vurulması suretiyle çekin çalındığından haberdar olduğu hususuna dayandırılmış ise de; çekin müvekkil şirkete 08/06/2018 tarihinde intikal ettiğini, ödeme yasağı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/736 sayılı dosya nezdinde 31/07/2018 tarihinde verildiğini, arada oldukça uzun bir zaman olduğunu, davacının iddia ettiği kargo ile çek gönderimi de tamamen davacının ticari hatası ve aldığı ticari risk olup bu çekin gerçekten çalınmış olması da iyi niyetli hamilin haklarını ortadan kaldıran bir durum olmadığını, Müvekkil şirkete araştırma yükümlülüğü dışında bir kısım yükümlülük yüklenerek müvekkil şirketin ağır kusurlu kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde kabul edildiği üzere faktoring şirketlerinin çalışmasını imkansız hale getirecek bir araştırma yükümlülüğü teknik olarak da mümkün olmadığını,   ticari olarak alınan bir riskin davacı lehine ağır kusur olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, T.C Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2016/ 10538 E. 2017/4836K, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2017/ 2541 E.  2019 / 251K. Sayılı ilamlarının da bu yönde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı faktoring şirketi vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili bu yönden istinaf kanun yoluna başvurmuş olmakla öncelikle usule ilişkin istinaf istemi incelenmiştir.Davalı ... ve ... ..Şti çekteki imzalarının kendilerine ait olmadığını iddia etmiş ve bu hususta açtıkları imzaya itiraz/menfi tespit davaları kabul edilmiş ise de; her iki davalının da çekte şeklen cirosu mevcut olmakla davacının çekte şeklen cirosu bulunan cirantalara dava açmakta hukuki yararı mevcuttur.  (Y.19HD, 2022/391, 2023/3939, 21.06.2023 Tarihli ilamı) Ancak davalı ... ..şirketine çek bedeli davacı yanca ödenmiş olmakla ... şirketi yönünden menfi tespit isteminin kabulü gerektiği gibi, diğer davalı ...'ın ise çekteki cirosunun kendisine ait olmadığı sabit olduğundan bu davalı yönünden de menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gereklidir. Bununla birlikte davalılar cevap dilekçelerinde neticeten davanın reddini talep ettiklerinden adı geçen davalıların da yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekir. İlgili davalılar takip alacaklısı konumunda olmadıklarından davalılar  aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmeyecektir. Somut uyuşmazlıkta; davacı çekte keşideci konumunda olup çekteki imzasını inkar etmemiş, çekin lehtara gönderilmesi sırasında çalındığını ileri sürmüştür. Çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu sabittir. Çekte imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğinde kendisinden sonraki imzanın sahte olması davacı keşidecinin sorumluluğunu etkilemeyeceği gibi çekin rıza dışı elden çıkması halinde iyiniyetli hamil yönünden  ciro silsilesinin kopuk olduğundan da bahsedilemeyecektir. Mahkemenin çekte ciro silsilesinin kopuk olduğu şeklindeki kabulü yerinde değildir. Davalı faktoring şirketinin diğer istinaf istemlerine gelince; davacı çekin rıza dışı elden çıktığını ve sonrasında lehtara ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de; davacı ile faktoring borçlusu arasında doğrudan bir ilişki olmadığından alacağın temliki hükümlerinin somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, davacının şahsi defilerini davalı hamile karşı ileri süremeyeceği, davalı faktoring şirketinin çeki iktisapta kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, çekin 08.06.2018'de temlik alındığı, tedbir kararının 31.07.2017 Tarihli olduğu da dikkate alınarak davalı faktoring şirketi yönünden davanın reddi gerekirken kabulü yerinde görülmemiştir. (Bknz. Y. 11 HD, 2020/4643, 2020/5620, 02.12.2020 Tarihli ilamı) İlk derece mahkemesinin 25.01.2019 Tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verildiği, İcra Dairesinin 29.03.2019 Tarihli yazısına göre ihtiyati tedbirin uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK 72/4 maddesi gereğince davanın reddi ile birlikte takip alacaklısı lehine %20 tazminata hükmedilmesi gereklidir. Açıklanan nedenlerle davacının istinafının kısmen kabulüne, davalı faktoring şirketinin istinafının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemizce yeninde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, - Davalı ... FAKTORİNG AŞ vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi  11.07.2023 tarihli , 2022/691 esas, 2023/514 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜNE,-Davalı ... Faktoring AŞ yönünden davanın REDDİNE,-Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ve bu icra dosyasına konu ... bank, ...-Çorlu şubesine ait, ... seri numaralı, 31/07/2018 düzenleme tarihli, 71.520,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılar  ... ve ... Sanayi ve Ticaret AŞ. ve ... yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, -İİK 72/4.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ... Faktoring AŞ'ye verilmesine, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 5.631,48-TL harçtan davacı yanca yatırılan 1.221,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.410,09-TL harcın davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... 'den müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 1.221,39-TL Peşin/nisbi Harcı, 900,00-TL Bilirkişi ücreti, 586,30-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.743,59TL'nin davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ... Faktoring AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 17.900TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı  faktoring şirketine verilmesine,    4- a.İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 202,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 940,00-TL'nin davalı Faktoring şirketi dışındaki davalılardan  alınıp davacıya verilmesine, b.İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı faktoring şirketi  tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şirkete iadesine,-İstinaf yargılaması için davalı ... Faktoring AŞ tarafından yapılan 738,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 75,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 813,00-TL'nin  davacıdan  alınıp  davalı ... Faktoring AŞ'ye verilmesine,c.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,  5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 06/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d502e42a914a8aa9","SID":"5129df5a40f2c374"}}