{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/198 Esas<br>KARAR NO: 2024/243<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2022<br>NUMARASI: 2019/601E, 2022/739K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı müvekkilinin şirket cari hesap bakiye alacağı olan 21.797,77-TL'yi davalı borçlu şirketin bütün sözlü uyarılarına rağmen ödemediğini, bunun üzerine davalı/borçlu hakkında Kadıköy ...Noterliği'nin 19/02/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu cari hesap alacağının ödenmesi aksi takdirde yargı yoluyla tahsil edileceğinin ihtar edildiğini, davalı/borçlunun işbu noter ihtarnamesine rağmen borcunu ödemediğinden dolayı hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı/borçlunun 10/05/2013 tarihinde icra takibine süresinde itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi ekinde sunduğu 21/10/2012 tarihli tahsilat makbuzunu belge olarak sunduğunu, adı geçen belgede üç adet vadeli çek ile 16.500,00-TL'lik bir ödeme yaptığını beyan ettiğini, fakat alacağın 21.797,77-TL ve davalı borçlu şirketin ödediğini iddia ettiği üç adet çekin toplamının ise 16.500,00-TL olduğunu aradaki farkın 5.297,77-TL olduğunu, davalı/borçlunun ihtarnamenin tebliğ tarihinde müvekkili şirketin kesinlikle teslim almadığını belirttiği henüz ödeme vadeleri gelmemiş olan çekleri ödeme yoluna gittiğini, davalı/borçlu şirketin baştan sona kadar art niyetli ve basiretsiz bir tüccar gibi davrandığını ve alacaklı müvekkilini ve kendisini sıkıntıya soktuğunu, ayrıca davalı/borçlunun kendisini borçtan kurtarmak için sahte tahsilat makbuzu düzenlediğini, makbuz üzerindeki imzanın kesinlikle müvekkili şirketin tek yetkilisi ...'ye ait olmadığını, ticari defterlerinde de böyle bir kaydın bulunmadığı beyanla alacakları olan 21.797,77-TL nin tespitine, icra dosyasına itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'nin taraflar arasındaki ticari ilişkiyle ilgisi bulunmadığını bu nedenle ... yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle İstanbul 23 İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/869 esas sayılı dosyasında açtığı davanın reddedildiğini, müvekkilinin davacı tarafa bir borcu olmadığını, davacının daah açnce ... Malz. Şti unvanı ile kurulduğunu yahut aynı anda kurulduklarını, davacı şirketin yetkilisil olan davacının damadı ... isimli kişinin 3 adet köpek maması alana 1 adet bedava kampanyası olduğunu belirttiğini, bunun üzerine 3 adet  toplam 16500TL bedelli çekin verildiğini, daha öncesinde de ticari  ilişkileri olduğunu, davacının cüzi bir miktar alacağı olduğunu, ancak mamaların da teslim edilmediğini, çeklerin de ibraz edilmediğini, davalı şirket yetkilisini üçüncü bir kişinin arayarak tehdit ettiğini, davacı şirketin yetkilisi olan ...'nin damadı ...'ın ödemeye ilişkin çekleri Faktoring şirketine kırdırdığını, çeklerin iadesi halinde 2000 300=tl bakiye borcun ödenmesine hazır olduklarını, davalı tarafından teslim edilen mallara ilişkin faturaların ise ödendiğini, çekleri ...ın aldığının davacıya belirtildiğini ancak sonuç alınamadığını, çok fazla alacak talep edildiğini belirterek haksız davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin 2014/618 Esas, 20216/850 Karar sayılı, 01/12/2016 Tarihli ilamında; \"Tüm dosya kapsamına göre; Davalı ile davacı şirket arasında cari hesap tutulan ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki nedeniyle tarafların ticari defter kayıtlarının leh ve aleyhlerinde kesin delil olarak kabul edileceği, tartışmasızdır. Her iki tarafın ticari defterlerine göre davalı taraf davacıya borçludur. Ancak davalı icra takibine yaptığı itirazda ibraz ettiği gibi davacı tarafa toplam 16.500,00 TL tutarında 3 adet çek ve 25/12/2011 tarihli makbuz karşılığında nakit ödeme yaparak borcundan kurtulmuştur. Bu nedenle davacının cari hesap alacağı kalmadığından davanın reddine \"karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 2017/2874 Esas  2019/2329 Karar sayılı, 01/11/2019 Tarihli ilamı ile; \"Mahkemece davalı tarafın ödeme savunması kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davacılar vekili aşamalardaki beyanında 3 adet çeke ilişkin tahsilat makbuzundaki imzayı ve 4.600,80 TL bedelli makbuzdaki imzayı kabul etmediklerini belirtmiş, keza davalı vekili cevap dilekçesinde 3 adet çekin tahsilat makbuzunun şirket temsilcisi olmayan temsilcinin damadı ...'ın şirket elamanına teslim edildiğini beyan etmiştir. Mahkemenin 01/06/2015 tarihli duruşmasında ise; imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının ihtilafsız olduğu ve bu nedenle imza incelemesinin gerekli olmadığı da açıkça yazılmıştır. 3 adet çekin davacı şirketin defterinde kayıtlı olmadığı, ... Bankası'nın cevabi yazısına göre; ilgili çeklerin ibraz bilgilerinin de bulunmadığı dikkate alındığında mahkemenin 3 adet çek bedelinin doğrudan alacaktan mahsup edilmesi hatalıdır. Bununla birlikte 25/12/2011 tarihli 4.600,80 TL bedelli makbuz fotokopisindeki imza davacı tarafça kabul edilmemiş olup bu hususta mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi de yerindedir. Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ilgili ödeme yönünden makbuz aslının ibrazı için davalı tarafa süre verilerek imza incelemesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra tüm delillerin incenelerek, neticeten davalının tüm borcun ödendiği iddiası yönünden delil listesinde yemin deliline dayanmış olmakla yemin hususunun değerlendirilmesi gereklidir. Davacılar vekili, netice-i talebinde alacağın tespiti ve itirazın kaldırılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece, itirazın iptaline ilişkin değerlendirilme yapılmış ise de; takip konusu alacak ile dava konusu harçlandırılmış alacak miktarları farklıdır. Açıklanan nedenle  neticeten toplanacak delillere göre; davanın itirazın iptali davası mahiyetinde olduğu ve  dava şartı olan husumetin değerlendirilmesi gerekli olmakla istinaf isteminin bu yönlerden kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararın HMK'nın 353/1-a-(6) maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. \" şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2019/601 Esas 2022/739 sayılı , 13/10/2022 Tarihli ilamında; \"1-Davanın ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Davanın davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden KISMEN KABULÜ İLE, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 19.959,67-TL asıl alacak ve 443,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.403,29-TL yönünden İPTALİNE, takibin 19.959,67-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hükmolunan 20,403,29-TL'nin %20'si oranında (4.080,66-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, 4-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... San.Ve Dış Tic.Ltd Şti  ve ... San.Dış Tic.Ltd.Şti arasında  organik ve  fiili  bağlantı olduğunu, ortakları  aynı olmakla  bu  iki  şirketin aynı  şirket olduğunu, davacı  şirketin ...  hesaplarına haciz  geldiğini, ...' den  kesilen faturanın  ...  şirketine  ödenmesini müvekkilinden  talep  ettiğini, müvekkillerinin iyiniyetli olarak ...'den  aldığı  fatura  bedellerini  aynı   ortakları aynı  iki  şirket olarak  bildiği  ...   Şti'ne  ödeme  yaptığını, davacı tarafın ticari  defterlerine bakıldığında, 4 yıl boyunca  taraflarına  fatura  kesip mal  verdiklerini, ancak faturaların   karşılığını  almadıklarını  iddia ettiğini, hem hiçbir  faturanın  alacağını almayıp, talep  edilmeyip  hem de  4 yıl boyunca  alacağın varken  mal vermeye devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  ...  şirketinin  mükerrer  tahsilat yapma  girişiminde  bulunmasının  haksız ve  kötüniyeti  açıkca     ortaya  koyduğunu, davacı  şirket   yetkilisi   ...  ve  damadı  ... adlı  kişinin ...  Şirketi   üzerinden  aldığı  ödemeleri  tekrar  davacı ...  şirketi  üzerinden   talep  ettiğini, davacılar  aleyhine  İstanbul Cumhuriyet  Başsavcılığının 2015/70545 Sor.sayılı dosyası   ile  şikayette   bulunduğunu, davaya  konu çeklerin tahsilat  makbuzu  ile  davacı  şirkete  teslim edildiğini, çeklerin bedelini  müvekkil  şirket  yetkilisinin   tehdit ve  hakaret altında ...  isimli  kişiye  09.04.2015 tarihinde 3.500 TL  faizi  ile  birlikte toplam  20.000 TL  olarak  ödediğini, ancak bu kişiler  çekleri  kargo veya elden göndereceklerini beyan etmelerine   rağmen bugüne  kadar  göndermediğini, müvekkilinin  savcılık dosyasındaki  ifadesinde bunu  ifade ettiğini, davacı  şirkete   herhangi bir  borcunun söz  konusu  olmadığını, kabul  anlamına   gelmemekle  birlikte, dava  kabul edilmesi ve  müvekkili  aleyhine   inkar   tazminatına  hükmedilmesi de usul ve  yasaya   aykırılık   teşkil  ettiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta Dairemiz kararından sonra, davalının takibe itirazındaki ödeme savunmasına konu tahsilat makbuzu yönünden imza incelemesi yapılmış, bilirkişi raporunda imzanın davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemenin kabulüne göre çek tahsilat makbuzlarındaki imza davacı şirket yetkilisine ait olmayıp, davalı da cevap dilekçesinde çeklerin davacı şirket yetkilisine değil şirket yetkilisinin damadına verildiğini savunmuştur. Bankanın yazı cevabına göre çeklerin ibraz edilmediği sabittir. Bu durumda davalının ödeme savunmasını yazılı delil ile ispat edemediği, davalı şirket yetkilisinin borcun ödenmediğine dair usulüne uygun yemin ettiği de dikkate alındığında ilk derece mahkemesince itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak, davacı vekili icra inkar tazminatı talep etmemiş olmakla; İİK 67/2 maddesi gereğince  talep olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabulü yerinde görülmemiş, istinaf isteminin bu yönden kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenle davalının istinafının kısmen kabulüne, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar koruanarak Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2022 Tarihli, 2019/601 Esas,   2022/739K sayılı ilamının HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, -Davanın davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden KISMEN KABULÜ İLE, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 19.959,67-TL asıl alacak ve 443,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.403,29-TL yönünden İPTALİNE, takibin 19.959,67-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, - Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, -Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.393,74-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 372,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.021,44-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Kabul edilen miktar yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, -Red edilen miktar yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.394,48-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nde alınarak davalıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 372,30-TL peşin harç, 25,20-TL başvurma harcı, 1.300,00-TL bilirkişi ücreti ve 374,10-TL posta masrafları olmak üzere toplam 2.071,60-TL yargılama giderinden 1/2'si olan 1.035,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, -Davalı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-İstinaf yargılamasındaki harç ve yargılama giderleri; -İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine -İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 100-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 320,70-TL'nin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, -Davacıların gider avansından kullanıldığı anlaşılan 9-TL istinaf masrafının davacılar üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a23e926258730c1","SID":"788c3d0fb4a6df75"}}