{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1886 <br>KARAR NO\t: 2024/177<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/256 E.  -  2020/166 K.<br><br>DAVACI\t <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/09/2020 tarih ve 2019/256 E. - 2020/166 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" markasının 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda tescili için davalı ... başvurduğunu, davalı kurum tarafından itirazın incelemeleri sürerken itiraza dayanak markaların diğer davalı firma ... firmasına devrinin gerçekleştiğini, 2018/53747 sayılı marka başvurusuna davalılardan ... firmasının \"...\" ibareli markaların mesnet göstererek itirazı üzerine başvurudan 30. ve 43. sınıf mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, bu karara yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu markada \"...\" ve \"...\" kelimelerinin birleşik olarak yazıldığını ve bir bütün olduğunu, bu sebeple birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini, ayrıca markaya yer alan şekil unsurunun markaya ayırt edicilik kazandırdığını, logoda bulunan bıyıklı, kısa saçlı erkek figürünün marka sahibi davacının fotoğrafı olduğunu ve markaya özgünlük kazandırdığını, müvekkilinin gerçek İtalyan pizzası yapmak amacıyla, İtalyanca amca/dayı anlamına gelen \"...\" kelimesini kullanarak \"...\" anlamında \"...\" markasını tescil ettirmek istediğini, logonun dava konusu marka başvurusunda esaslı unsur olduğunu, davacının markasını ürün adı olarak değil işletmesinin adı olarak kullanmak istediğini ileri sürerek, YİDK’nın 03.05.2019 tarih ve 2019-M-3628 sayılı kararının iptali ile başvurunun 30 ve 43. sınıflar için tesciline kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, dava konusu markanın ilgili sınıflarda tescili durumunda taraf markaları arasında iltibas yaşanmasının söz konusu olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini esas unsur olarak içeren seri markalarının bulunduğunu, dava konusu markanın \"...\" ve \"...\" kelimelerinden oluştuğunu ve esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, \"...\" kelimesinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, başvurunun müvekkilinin markalarının bir serisi olarak algılanacağını, davacının hem marka hem de eşya benzerliği bulunan bir markayı tescil ettirmek istemesinin iyi niyetle bağdaşmadığını, ayrıca davacının \".....\" şeklinde bir marka başvurusunda daha bulunduğunu ve davacı yanın iyi niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  \t<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuruya konu marka ile kısmi redde gerekçe olarak gösterilen markaların görsel ve işitsel yönden bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları, kısmi ret gerekçesi markaların tek unsuru veya asli ayırt edici unsuru durumundaki “...” ibaresinin, başvuruya konu markada bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip ana unsurlardan birisi olarak aynen yer aldığı, başvuru konusu markada yer alan ve ayırt edici niteliği bulunmayan “...” ibaresi ile marka örneğinin üst kısmında yer alan ve bıyıklı, kısa siyah saçlı bir erkeğe ait görünümden oluşan şekil unsurunun varlığının, markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı/aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu, markaların aynı/aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ortalama tüketici kesimi nezdinde, kısmi ret kararına konu mal ve hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından sunulduğu veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, markalar arasında SMK’nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde yargılama boyunca beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin markasında şekil ve renk unsurunun da bulunduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının markasında kelime unsuru baskın iken müvekkili markasında şekil unsurunun baskın olması nedeniyle markaların farklılaştığını, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin farklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili<br> istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin markalarının esas unsuru olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da esas unsur olarak aynen yer aldığı, her ne kadar başvuruda bu ibare \"...\" ibaresi ile bitişik olarak yazılmış ise de, bu iki kelimenin anlamlı bir bütün oluşturmadığı,  bu nedenle başvurunun \"...-...\" olarak okunup algılandığı, \"...\" kelimesinin çekişmeli emtia sınıflarında tanımlayıcı olduğundan işaret benzerliği karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, çekişmeli 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu başvurudaki şekil unsurunun taraf markalarının farklılaşmasını sağlamadığı anlaşılmış, öte yandan redde mesnet markayı devreden ... ... Ltd. Şti.'ye işbu davada husumet düşmez ise de, istinaf edenin sıfatına göre bu husus kaldırma sebebi yapılmamış ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/02/2024<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c818e6fc6f4d5e7","SID":"938d6f0b0f2cd93a"}}