{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/83 <br>KARAR NO: 2024/145<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2020<br>NUMARASI: 2016/1363 Esas, 2020/17 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin iptali<br>KARAR TARİHİ : 31/01/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan tespit  talebine  ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, taraflar arasında 1 Nisan 2014 tarihli 9 sayfa ve 19 maddeden oluşan ... Mutfak Banyo Fuarının Yapımına İlişkin Sözleşme akdedildiğini,  müvekkilinin yurt içinde fuar düzenleme yetki belgesine sahip bir anonim şirket olduğunu, davacının ilk kez 1987 yılında olmak üzere bugüne kadar 28 kez Seramik Banyo Mutfak Fuarı düzenlediğini, fuarın 15'incisinden itibaren uluslararası olarak düzenlenmeye devam edildiğini, Uluslararası Seramik Banyo, Mutfak Fuarı'nın sahibinin müvekkili olduğunu, 29.Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Dekorasyonu Fuarı'nın 21-25 Şubat 2017 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezinde davacı tarafından düzenleneceğini, davalının ise dernekler kanununa göre kurulmuş bir tüzel kişi olduğunu, fuar düzenleme yetkisinin bulunmadığını, bu bakımdan fuar düzenlemesinin veya fuarın sahibi olmasının mümkün olamadığını, davalının yurt içinde fuar düzenleme yetki belgesine sahip olmadığını, işbu yetki belgesi için başvuruda bulunmasının dahi mümkün olmadığını, bu nedenle ... Mutfak Banyo Fuarı'nın Yapımına İlişkin Sözleşmenin açıkça kanuna aykırı olduğunu ve dolayısıyla da geçersiz olduğunu, davalı tarafa bir hak vermeyeceğini belirterek, 01/04/2014 tarihli (03/04/2014 noter onay tarihli) sözleşmenin yokluğunun ve davalı tarafa bir hak vermeyeceğinin tespiti ile sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,  Türkiye Seramik Federasyonu'nun hiç bir zaman kendisinin fuar düzenlemediğini,   bu işi davacıya yaptırdığını, davacının, davalının fuar organizasyonu ile ilgili olarak davacı ile çalıştığı 10 yılı aşkın süre zarfında davacının taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmelerden hiçbirinin geçersizliğini iddia etmemiş olduğunu, davalı müvekkilinin başka bir organizatör ile anlaşmaya varması üzerine davacının 03/04/2014 onay tarihli sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinden sonra davacının davalı aleyhine sürekli hukuka aykırı davalar açmaya başladığını, davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan sözleşmenin davalı tarafından 01/04/2016 tarihinde, sözleşmede davalıya tanınmış olan fesih hakkını istinaden feshedildiğini, davalının yasal hakkı olarak dava dışı ... A.Ş ile böyle bir fuar organizasyonu düzenlemek üzere sözleşme akdettiğini, sözleşme akdedilmeden önce teklifler alındığını, hatta davacınında teklif verdiğini, ancak davacının teklifinin uygun bulunmadığını,  davacının, birlikte gerçekleştirilmiş olan önceki fuar organizasyonundan dolayı davalıya olan toplam 2.141.232,46 TL bakiye alacağı ödememek için türlü yollara başvurduğunu, davacının açmış olduğunu işbu davanın da bunlardan biri olduğunu, kaldı ki, davalı da ticari işletme işleten bir dernek niteliğinde olduğundan, TTK.md.16 uyarınca tacir sıfatına sahip olduğunu ve fuar düzenleme yetkisine sahip olduğunu, öte yandan davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan dava konusu sözleşmenin, davalı tarafından haklı olarak feshedildiği tarihe kadar taraflar arasında uygulandığını, alacaklarının tahsili için icra takibi yaptıklarını, davacının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının devam ettiğini, davacının, icra takibine itirazında ve itirazın iptali davasında böyle bir iddiada bulunmadığını belirterek davanın reddine  karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, derneklerin kurmuş oldukları ticari işletmeler vasıtasıyla kazanç getirici faaliyetlerde bulunabilecekleri, TOBB tarafından 5174 sayılı Kanunun 12/v, 34/l, 56/g ve 71/g maddeleri uyarınca çıkartılan Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul Esaslarında, bu esasların 8.maddesinde aranan şartları taşıyan ve devamı maddelerine göre yetkilendirilen firmaların fuar takvimine alınarak fuar düzenleyebileceklerinin belirlendiği, anılan esaslara aykırı durumların tespiti halinde uygulanacak müeyyidelerin aynı Esasların 23.maddesinde düzenlendiği, ancak davalı Federasyonun zaten fuar düzenlediği iddiasında bulunmadığı, dernek tüzüğü ile belirlenen amaçları doğrultusunda, fuar düzenleme konusunda yetkilendirilmiş firmalar ile anlaşma imzalamak suretiyle bu amacını gerçekleştirdiği,  davalının davacı ile imzaladığı sözleşmelerin  bu kapsamda bulunduğu, dolayısıyla davalı tüzel kişiliğe sahip bir dernek olup anılan kanun hükümleri çerçevesinde iktisadi bir işletme kurmak suretiyle kazanç getirici faaliyette bulunabilecek ve bu çerçevede dernek tüzüğünde yeralan amaçlarını  gerçekleştirmek bakımından fuar düzenleme konusunda yetkilendirilmiş firmalar ile sözleşme yapabileceği, dava konusu olan 03/04/2014 tarihli ... Mutfak Banyo Fuarının Yapımına İlişkin Sözleşme de bu kapsamda olup geçerli bulunduğu,  22/06/2005 tarihli ... Banyo Fuarı İşbirliği Sözleşmesi ve  08/12/2009 tarihli ... Banyo Mutfak Fuarı İşbirliği Sözleşmesinin taraflar arasında aynı amaçla akdedildiği, davacı tarafın bu sözleşmelerin yok hükmünde olduğunu iddia etmediği, anılan  sözleşmelerin yürürlükte iken bu yönde bir ihtirazi kayıt koymayan ve  dava konusu etmeyen davacının bu tutumu MK.md.2'deki dürüstlük kuralına aykırı bulunmakta olup hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, dosyadan alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları  itirazların nazara alınmadığını,   heyete fuarcı bilirkişi eklenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini,  raporu tanzim eden bilirkişi heyeti dosyaya mevzuatı sunmalarına  rağmen sözleşmenin geçersiz olacağı yönünde bir yasal düzenleme bulunmadığı yönünde hatalı ve eksik rapor tanzim ettiğini,  itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişinin fuarcılık mevzuatının bilinmemesinden dolayı müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, mahkemece  Türkiye Odalar Borsalar Birliği'nin Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar gereğince emredici hükümler  karşısında batıl olduğu açık olan, baştan itibaren geçersiz olan ve kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayan ve geçerli hale gelmeyen sözleşmenin yokluğuna karar vermemesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. <br>Taraflar arasında 1 Nisan 2014 tarihli  ... Mutfak Banyo Fuarının Yapımına İlişkin Sözleşme akdedilmiştir. Davacı taraflar arasındaki 01/04/2014 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin ve davalıya bir hak vermeyeceğinin tespiti, sözleşmenin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, davacı ile 10 yılı aşkın sürede fuar organizasyonuna ilişkin ticari ilişkileri olduğunu, 01/04/2014 tarihli (03/04/2014 onay tarihli) sözleşmeyi feshettiğini ve başka bir organizatör ile anlaştığını, davacıdan 2.141.232,46 TL alacaklı olduğunu, bu alacağını talep ettiğini, bunun üzerine davacının davalı aleyhine davalar açtığını, davalı olarak kendisinin fuar organizasyonu yapmadığını, fuar organizasyonu için firmalarla anlaştığını, sözleşmenin yapıldığı tarihten fesih tarihine kadar iki yıl süre ile geçerli olduğunu, 01/04/2016 tarihinde sözleşmedeki feshe ilişkin maddeye dayanarak iş bu sözleşmeyi  feshetmesi üzerine davacının iş bu davayı açtığını, davacıdan 2.447.417,41 TL alacaklı olduğunu,  açılan davanın haksız olduğunu belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki 01/04/2014 tarihli ... Mutfak ve Banyo fuarına ilişkin 5 yıl süreli sözleşme akdedilmiştir. Davalı sözleşmeye göre herhangi bir sebepten iki yıl içinde istediği zaman sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Davalı ticari defterlerine göre yapılan bilirkişi incelemesinde davacıdan 2.447.417,41 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı sözleşmenin  2.1 maddesine göre 01/04/2016 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshetmiştir. Davalının feshi ileriye etkili bir fesih olup, taraflar fesih öncesi doğmuş hak ve alacaklarını talep edebilecektir. Davacının 01/04/2014 tarihli 5 yıl süreli yapılan sözleşmenin geçersizliğini iddia etmesi ve sözleşmenin feshinin, sözleşme tarihinden iki yıl sonra yapılması, bu süreçte davacının sözleşmenin geçersizliğini iddia etmemiş olması iyi niyet kuralları ile bağdaşmamaktadır.  Taraflar arasındaki 01/04/2014 tarihli sözleşme feshe kadar geçerli bir sözleşmedir. Sözleşmeye göre davacı taraf davalıya mutfak ve banyo fuarlarında iş yapmayı üstlenmiştir. Davalı iş sahibi organizasyonu yapan firma olup, asıl yüklenici davacıdır.  Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2020 tarih ve 2016/1363 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 31/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8eb7aef636a6689","SID":"3a90e09a04dc4150"}}