{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2245 <br>KARAR NO: 2024/44<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 04.09.2023<br>NUMARASI: 2023/358 Esas - 2023/830 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ihyası istenen \" ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi\" firmasında geçirdiği iş kazası sebebiyle Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/770 esas ve 2018/33 karar sayılı tazminat davası dosyası neticesinde  Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu firmanın kesinleşmiş borçlarına ilişkin yapılan bir çok işlemin yanı sıra ...'ne de bu dosya üzerinden şirketin hisse payları üzerine haciz konması konulu müzekkere gönderildiğini, bu yollar firmanın borçlu olduğunun sicil kayıtlarına geçtiğini, ancak ihyası istenen şirketin terkin edildiğini alacaklı müvekkillerinin muhatapsız kaldığını, kesinleşmiş icra takibine ilişkin tüm işlemlerin durduğunu, bu sebeple iş bu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu,  işbu davada ihyasını talep edilen “... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi\" unvanlı ve ... sicil no'lu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ... Mah. ... Sok. ... Pasajı No:... Silivri, İstanbul olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden 21.02.2023 tarihinde silindiğini, bu husus Ticaret Sicil Gazetesi'nin 21.02.2023 Tarih, 10774 Sayılı nüshasının 1341. sayfasında ilan edildiğini,  şirketin ticaret sicilinde resen terk edildiği ve tasfiye memuru olarak da ... belirlendiğini, bu nedenle husumetlerini ticaret sicil müdürlüğü ile birlikte ...'e de yönelttiklerini, hukuki menfaatleri bulunduğunu beyanla davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; davacının husumeti yalnızca ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiğini, müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu, sicil müdürlüğünün  TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. Madde hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği  21/02/2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'ün ihyası talep edilen şirketin ortağı olduğu, şirket aleyhine  Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/770 Esas, 2018/33 karar sayılı ilamına istinaden, Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...  sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin 03/04/2018 tarihinde başlatıldığı, icra takibinin, ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce olması nedeniyle dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, tasfiye işleminin eksik yapılması,  ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan davalı ...'ten tahsiline hükmedilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile şirketin tasfiyesinin sona erdiği 21/02/2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin  edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün.. sicil nolu  Tasfiye Halinde ...l İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, TTK'nın 547. maddesi gereğince  Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/770 Esas sayılı dosyası ve Silivri İcra Müdürlüğü'nün 2018/1022 sayılı icra dosyasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından ihyasına, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdine, TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan ... T.C kimlik nolu davalı ...'ün görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru  ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tasfiye memuru olarak atandığı şirket adına bütün işlemler kanuna uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, müvekkilinin bu nedenle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Davacının açtığı dava yerel mahkemede 2018 yılında sonuçlandığını, müvekkilinin tasfiye memuru olarak yer aldığı şirketin ise 14.10.2022 tarihinde tasfiye kararı aldığını, davacının tasfiye edilen şirkete başvuru dahil tüm gerekli işlemleri yapmaması nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hiç bir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın alacaklı olduğunu iddia ederek açtığı dava 2011 yılında açıldığını ve  mahkeme tarafından 2018 yılında karara çıktığını, alacaklının dava dilekçesinde, söz konusu başlatılan icra takibi neticesinde, borçlu şirketin hisse payları üzerine haciz müzekkeresi gönderildiğini belirtmiş ise de söz konusu haczin varlığı, devam edip etmediği, haczin konulup konulmadığı ve haciz sürelerinin İİK'nın 106-110 madde hükümleri gereği düşüp düşmediği hususlarının da tespit edilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından iş bu hususların araştırılmadığını, ayrıca davacının mahkemede açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, Müvekkili yönünden telafisi imkansız zararların doğmaması adına söz konusu kararın icrası için tehir-i icra talebi bulunduğunu, mahkemece duruşma açmaksızın, sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak ve dosyayı karara çıkararak, müvekkilinin adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı,  davalı tasfiye memuru ...  vekili  tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 21.02.2023  tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. Davacı vekili , ihyası istenen şirket aleyhine müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle davalı aleyhine Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/770 esas sayılı dosyasında açılan dava neticesinde Silivri İcra müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden  Silivri İcra müdürlüğünün ... esas  sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava ve icra dosyası kapsamında  ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir.  Davalı vekilinin davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının  bulunmadığı yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalı  vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu,  ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. İhya davasına dayanak dava ve icra takip dosyası hacizlerin varlığı,  devam edip etmediği, hacizlerin düşüp düşmediği hususları ihya davası kapsamında incelenecek hususlardan olmayıp, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde değildir. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle  yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının  usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.  Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır.  Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin, son tasfiye memuru olan müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki  istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Davalı  tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde  yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.24.01.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0760eade7fb31c98","SID":"980aefaa42561d09"}}