{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2293 <br>KARAR NO: 2024/41<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2023<br>NUMARASI: 2023/629E. -  2023/882 K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, ... Mah. ... Cad. No. ... Beylikdüzü/İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Rehabilitasyon Merkezi Ticaret Ltd. Şti( V.No: ...) ve S.G.K Başkanlığını hasım göstererek Bakırköy 2. İş Mahkemesi nezdinde 2019/277 E. Sayılı dosya ile sigorta hizmet tespiti  davası açtığını, ancak ... Merkezi Ticaret Ltd. Şti'nin ticaret sicilinden genel kurul kararı ile  terkin edildiğini, yapılan yargılamada öğrendiğini,  İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Bakırköy 2. İş Mahkemesi 28.02.2023 Tarihli celsede  taraflarınıa, işbu davayı açmak için mehil verdiğini,  ihyasını talep ettikleri ... Merkezi Ticaret Ltd. Şti adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin  ''... Mah. ... Cad. No. ... Beylikdüzü/İstanbul'' olduğunu, İşbu şirket ticaret sicilinden 02.06.2022 tarihinde resen  silindiğini,  İhyasını isteğimiz şirket ticaret sicilinde Genel Kurul Kararı ile terkin ediliğinden ötürü bu davamızda husumeti, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Tasfiye Memuru ...'ya  yönelttiklerini, beyanla ... Merkezi Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının husumeti yalnızca ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiğini, aynı zamanda tasfiye memuru'na yöneltilmesi gerektiğini, sicil müdürlüğünün  TTK.  m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur., Davalı ... tarafından davetiye tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği  13/06/2022  tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'nun ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket aleyhine  Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 2019/277 Esas sayılı dosyası ile 15/10/2019 tarihinde sigorta hizmet tespiti hususunda dava açılmış olduğu, davacının, dava konusu şirketin ihyasını istemek de hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nde açılan sigorta hizmet tespiti davasına esas olan çalışma döneminin terkin tarihinden önceyi kapsaması nedeniyle tasfiye işleminin eksik yapılması,  ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan davalı ...'dan tahsiline hükmedilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile tasfiyesinin sona erdiği 13/06/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu  Tasfiye Halinde ... Merkezi Ticaret Limited Şirketi'nin, TTK 547.maddesi gereğince  Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 2019/277 Esas sayılı  dosyasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından ihyasına, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdine, TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan ... T.C kimlik nolu davalı ...'nun görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu şirketin yasal usul ve prosedürlere uygun şekilde tasfiye sürecine alındığını, geçen yasal süreler ve yasaya uygun prosedür kapsamında tasfiye süreci sona erdiğini, böylelikle davaya konu şirketin tasfiyesine ve terkini yoluna gidildiğini, Bu hususların yasal usul ve yollarla yapıldığını ve tüm bu hususlar ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ilan hususunun herkes yönünden bağlayıcı olduğundan şirketin tasfiye ve nihayetinde terkininde yasa ve usule karşı bir aykırılık olmadığı gibi resmi prosedüre de uygun olduğunu, ortada herhangi bir haksız ve kötüniyetli bir işlem olmamış olup, şirketin yeniden ihyasında da herhangi bir kamu yararı bulunmadığını, Müvekkilinin şirketin tasfiyesi ve terkinin de haksız, kötüniyetli veya hukuka aykırı bir işlem ve eyleminden bahsedilemez olduğunu, bu sebeple kendisine yöneltilecek bir husumet de bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan resen reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafın hukuken korunmaya değer bir menfaati olmadığı gibi yasa ve usule uygun kesinleşmiş bir hak ve alacağı da bulunmadığını, davacı gerek iddia edilen iş davasında ve gerekse işbu davada haksız ve kötüniyetli bulunduğundan hukuki yarar yokluğu sebebiyle de davanın reddi yerine kabulü yoluna gidilmesi hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Son olarak davacının haksız ve kötüniyetle açtığı işbu davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, süresinde açılmayan davanın ve dayanak taleplerin zamanaşımına uğradığının da sabit olduğunu, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulünün yasaya aykırı olduğunu, gerek kamu düzeni ve gerekse resen gözetilecek sebeplerden dolayı bu hususların mahkemece gözetilmeksizin sadece davacı talebiyle sınırlı olarak davanın kabul edilmesinin itibar edilecek tarafı bulunmadığını, şirketin ihyasının mümkün olup olmadığı,bu hususun kamu yararına uygun düşüp düşmediği hususunda gerek hukuki açıdan ve gerekse mali açıdan tüm hususların araştırılması ve alınacak uzamn bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken mahkemece yeterince araştırma yapılmadan, deliller celp edilmeden ve haksız gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiş olmasının da istinaf doğrultusunda kararın bozulması sebebi olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı,  davalı tasfiye memuru ... vekili  tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 13.06.2022  tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. Davacı vekili , ihyası istenen şirket aleyhine müvekkilinin işçilik alacakları için  Bakırköy 2.  İş Mahkemesinin 2019/277 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti  dava açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden Bakırköy 2.  İş Mahkemesinin 2019/277 esas  sayılı davasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava dosyası kapsamında  ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir.  Davalı vekilinin davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının  bulunmadığı yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası için TTK'nın 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Buna göre davalı vekilinin  eldeki ihya davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği yönündeki istinafı da yerinde değildir. İhya davasına dayanak iş mahkemesinde görülen davanın ise hak düşürücü süre yönünden değerlendirilmesi ise  ilgili davanın yargılamasını yürüten  mahkemesince yapılacaktır. Davalı  vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde  yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 67,80 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsiline, 3-Davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 24.01.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72e9572f4a069f69","SID":"4a1d2ce1ae5f34ca"}}