{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2399 <br>KARAR NO: 2024/156<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2017/1024 Esas<br>DAVA: Tazminat<br>TALEP: İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 02/11/2023 tarihli ara kararın davalılar ..., ... ve ..Şti vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: Davacı vekili 01/09/2023 tarihli dilekçesi ile; ...'in azli ile yerine yönetim kayyımı atanmasının zorunlu olduğunu, mahkeme kararlarının yok sayıldığını, mahkemece verilen tedbir kararının firmayı koruyamadığını, firmadan para kaçırılmaya devam edildiğini, mahkemece atanan denetim kayyımından belge ve evrak gizlendiğini, usulsüz ve hileli olarak şirketin 3.500.000-USD borçlandırıldığını ve akabinde hileli bir şekilde firmadan 8.400.000-TL çıkarıldığını, İstanbul 21. ATM'nin 2022/283 E. 2023/472 K. sayılı dosyasında verilen karar ile ...'in 4.915.215-TL'nin şirkete ödenmesine karar verildiğini, işleyen faizler ile birlikte 9.200.000-TL miktarlı icra takibi yapıldığını, 20/06/2023 tarihinde alacaklısı davalı ..., borçlusu ... Teknik şirketi olan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 2.976.047 USD bedelli ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin şirkete 25/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu olayın denetim kayyımından gizlendiğini, davalı ... ile birlikte hareket eden davalı ...'in ise ödeme emrine itiraz etmeyerek ve denetim kayyımına da haber vermeyerek takibin kesinleşmesini sağladığını, davalı ...'in 04/07/2023 tarihinde İstanbul 21. ATM'nin kararına istinaden 8.382.638-TL'yi ... Bankasındaki şirket hesabına yatırdığını ve bu para üzerine konulan haciz nedeniyle paranın icra dosyasına aktarıldığını, yönetim kayyımı atanması için gerekli şartların oluştuğunu belirterek tedbiren davalı şirket müdürü ...'in müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, denetim kayyımının görevine yönetim kayyımı olarak devam etmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece 27/09/2023 tarihli ara kararla; şirkete denetim kayyımı görevlendirilmesinin yetersiz kaldığı, durum ve şartlarda değişiklik ve yeni gelişmeler nedeniyle şirkete yönetim kayyımı atanmasının gerektiği, şirket müdürünün müdürlük yetkisinin TTK'nın 630 ve HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince tedbiren kaldırılması ve şirkete atanan denetim kayyımının yönetim kayyımı olarak atanmasının şirket ve şirket ortaklarının menfaatine olacağı gerekçesiyle TTK'nın 630 ve HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince, ... Teknik ...Ltd Şti'nin müdürü davalı ...'in müdürlük yetkisinin yargılama süresince tedbiren kaldırılmasına, şirkete 16/06/2022 tarihli ara kararı ile denetim kayyımı olarak atanan mali müşavir ...’nin ara karar tarihi olan 27/09/2023 tarihi itibariyle görevine yönetici kayyımı olarak devamına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ:  Davalılar ...Ltd. Şti., ... ve ... vekili 10/10/2023 tarihli dilekçesi ile; mahkeme tarafından somut gerekçe gösterilmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbir ara kararında somut olarak hangi olay neticesinde ...'in müdürlük yetkisinin tedbiren kaldırıldığının ortaya konulmadığını, müvekkili ...'in şirkete karşı olan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal ettiğinden söz edilemeyeceğini, müdürlük yetkisinin tedbiren kaldırılmasını ve şirkete yönetim kayyımı atanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... müdürlük görevi boyunca  ...Ltd. Şti'nin hak ve menfaatlerini koruma amacıyla hareket ettiğini, şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu, davacı tarafça şirketin müvekkili tarafından zarara uğratıldığını iddia edilmesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacının, müdürlük görevinden alındıktan sonra şirkete daha büyük zararlara uğratabilmek için asılsız iddialar ortaya koyduğunu ve davalar ikame ettiğini, müvekkili ...'in ...Ltd. Şti'ne karşı olan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiğinin ispat edilemediğini, bu durumda müvekkilinin müdürlük yetkilerinin tedbiren kaldırılmasının ve ... Teknik ...Ltd. Şti'ne yönetim kayyımı atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek 27/09/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece; davalıların itirazlarının yerinde olmadığı, bu ara karardan dönülmesini gerektirir bir delil veya belge sunulmadığı ve ara kararın dosya kapsamına, mevcut delil durumuna ve yasal mevzuat hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ... Teknik ...Ltd. Şti., ... ve ... vekili; ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının reddi kararının somut gerekçelerin gösterilmediğini, kararda salt durum ve koşulların değişmiş olduğunun ifade edildiğini, ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edilirken hiçbir şekilde müvekkili ...'in ...Ltd. Şti'ne karşı olan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl ettiğinin ispat edilemediğini, müvekkilinin şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek istinaf incelemesi neticesinde 02.11.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının reddi kararının kaldırılmasına, 27.09.2023 tarihli ...'in müdürlük yetkilerinin yargılama süresince tedbiren kaldırılması ve ... Teknik ...Ltd. Şti'ne yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, değişen durum ve koşulların varlığı ile yeni gelişmeler nedeniyle şirket müdürü davalı ...'in müdürlük yetkisinin yargılama süresince tedbiren kaldırılmasına, şirkete 16/06/2022 tarihli ara kararı ile denetim kayyımı olarak atanan Mali müşavir ...’nin görevine yönetim kayyımı olarak devamına dair ara kararın itirazen kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemenin 16/06/2022 tarihli ara kararı ile davacı ...’ın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; TTK.nın 636/4 ve 638/2. maddeleri gereğince birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1040 E. sayılı Şirket Feshi davasında, davalı ... Teknik ...Ltd Şti'ne denetim kayyımı olarak mali müşavir ...’nin  atanmasına, davalı şirketin hali hazırdaki yöneticisinin şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işlemlerinin kayyımın denetim ve onayına sunulmasına, kayyımın onayından sonra işlemin geçerlilik kazanmasına karar verilmiştir. Karara karşı yapılan itirazın reddi üzerine istinaf yoluna başvurulduğu, Dairemizin 03/11/2022 tarih ve 2022/1405 Esas - 2022/1550 Karar sayılı kararı ile mahkemenin denetim kayyımı atanmasına dair ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.  Bu karardan sonra davacı, yeni gelişen olaylar nedeniyle yönetim kayyımı atanması için gerekli şartların oluştuğunu belirterek tedbiren davalı şirket müdürü ...'in müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, denetim kayyımının görevine yönetim kayyımı olarak devam etmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 27/09/2023 tarihli ara karar ile talebin kabulüne karar verilmiştir. HMK'nın 396/1. Maddesinde, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar İlk derece Mahkemesinin  değişen durum ve koşulların varlığı ile yeni gelişmeler nedeniyle şirket müdürü davalı ...'in müdürlük yetkisinin yargılama süresince tedbiren kaldırılmasına, şirkete 16/06/2022 tarihli ara kararı ile denetim kayyımı olarak atanan mali müşavir ...’nin görevine yönetim kayyımı olarak devamına dair kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; Mahkemenin istinafa konu kararı, HMK'nın 396/1. maddesi gereğince durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına ilişkin ara karar niteliğindedir. HMK 395/2 ve 396/2 maddelerinde, aynı yasanın 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapılmış, kanun yolunu  düzenleyen  beşinci fıkraya atıf yapılmamıştır. Beşinci fıkraya atıf yapılmamasının sebebi de madde gerekçesinde açıklanmış olup; gerek teminat üzerine verilen kararlara karşı, gerekse durum ve koşulların değişmesi üzerine verilen kararlara karşı kanun yolu öngörülmediği belirtilmiştir. Bu nedenle gerek teminat karşılığı ihtiyati tedbirin kaldırılması, gerekse durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması  taleplerine ilişkin olarak verilen  ilk derece mahkemesi kararlarına karşı  kanun yolu açık değildir. Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir. Bu sebeple  davalılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar ..., ... ve ..Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341(1) ve 346(1) maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a09c8b67fa83109a","SID":"083c9245489e94e7"}}