{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/395 Esas 2024/40  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/395 <br>KARAR NO\t: 2024/40<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  01/09/2020 EK Karar Tarihi:23/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/747 Esas -2020/337 Karar <br>DAVACI <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 10/12/2019 <br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin   davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı istinaf aşamasında asli müdahale talebinde bulunan ... vekilinin istinaf isteminin ilk derece mahkemesince reddine dair ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen kararın temyizi üzerine dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve  celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü. \t<br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile müteveffa babası ... tarafından ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ortak ve hissedarları olan ... ve ... ile birlikte mevcut durumda ortak olmayan ... aleyhine limited şirket pay devirlerinin iptali olmadığı takdirde nominal değerden piyasa rayiç değerinin ödenmesi istemiyle açılan davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda verilen 28/11/2018 Esas tarihli ve 2014/465 Esas-2018/939 Karar sayılı kararıyla ...Ltd. Şti'deki ... doğumlu ...'a ait 160 pay ile ...'a ait 4160 adet payın 1960 payının iptali iptaline karar verilen bu paylardan 1820 payın davacı ...'a, 300 payının ise davacı ...'a ait olduğunun tespitine, 2200 payın davalı ... uhdesinde bırakılmasına karar verildiğini, istinaf incelemesinde olan bu kararın henüz kesinleşmediğini,  anılan mahkeme kararının ticaret siciline tescili için yapılan başvurunun Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26. Maddesi mahkeme kararına konu şirket müdürünün tescil talebinde bulunduğuna dair bir bilgi olmadığı, Yönetmeliğin 36. Maddesi gereği adı geçen şirketin tescile davet edilmesi gerektiği, ilgili mahkeme kararına uygun olmayan hazır bulunanlar listesine dayanarak tesis edilen 22/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tesciline dair talebin reddine, şirketin gerçeğe uygun son güncel ortaklık durumuna ait tescil ve ilanı ile süresi dolan şirket müdür atamasına ait tescil ve ilan işlemleri için TTK'nın 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. Maddesi uyarınca müdürlüğe 30 gün içinde başvurulmasının istenildiğine yönelik kararın şirketin yetkili müdürü (... d.lu) ...'a 18.04.2019 tarihli yazı ile bildirildiğini,  bunun üzerine Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/210 E sayılı dosyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işleminin kaldırılması ve iptali için dava açıldığını, sonrasında ... ... ... Ltd. Şti tarafından yine genel kurul toplantısında alınan kararların tescil edilmesinin reddine dair kararın iptali için Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açıldığını, açılan davanın 2019/210 E sayılı dosyası ile birleştirildiğini, 2019/210 E sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda \"asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı müdürlüğün ... ... Ltd. Şti'nin 22/03/2019 tarihli genel kurulunda alınan kararların tescilinin reddine dair 18/04/2019 tarihli kararın iptaline, söz konusu genel kurul kararlarının tescil ve ilanına\" dair verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, davalı sicil müdürlüğüne  yapılan başvurunun bu defa tekrar reddedildiğini,  ancak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/210 E sayılı dosyasında yalnız tescile davet kararının iptal edildiğini, ayrıca ihtiyati tedbir yoluyla kararın durdurulmasına da karar verildiğini, aynı hüküm fıkrasında yer aldığı gibi \"ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine karar devam eder\" hükmünün yer aldığını, tüm bu nedenlerle Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/210 E, 2019/584 K sayılı kararının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18/04/2019 tarih ve 6812 sayılı işlemini kapsamaması, yine mahkeme kararının istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmiş olması ve tedbir kararının kesinleşmeyle birlikte hukuken hüküm ifade etmeyecek olması ve müdürlüğün 18/04/2014 tarih ve 6812 sayılı işleminin iptaline karar verilmemiş olması gözetildiğinde itirazlarının kabulü gerektiğini ileri sürerek Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 22/11/2019 tarih ve 16277 sayılı red kararının kaldırılmasına, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 E, 2018/939 K sayılı kararında yer alan payların tescil ve ilannına ilişkin işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı ...Ltd. Şti.'nin ortağı olmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiğini,  her ne kadar davacı payların tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiş ise de müdürlük kararının 24/04/2019 tarihinde şirket ortaklarından ...'a tebliğ olduğunu, muhatabın Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 39. maddesine dayanarak karara 8 gün içinde itiraz etmemesi nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 E, 2018/939 K sayılı kararının tescil ve ilanına ilişkin müvekkilinin itiraz edilen 18/04/2019 tarih ve 6809 ve 6802 sayılı kararlarına karşı açılan davalarda Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/210 E ve 2019/229 E sayılı dosyalarında müvekkili kurumun 18/04/2019 tarihli kararının iptaline karar verildiğini, ancak mahkeme kararının kesinleşinceye kadar durdurulmasına karar verilmiş olmasının ... ... ... Ltd. Şti'nin tüm ortaklarına gönderilen farklı sayı aynı içerikteki müvekkili kurum yazılarının uygulanmasına imkan sağlamayacağını, keza mahkemenin 2019/210 E ve 2019/229 K sayılı kararlarının kesinleştiğini, 18/04/2019 sayılı kararın iptaline karar verilmesine bağlı olarak konu ile ilgili kesinleşmiş yargı kararı bulunduğundan aynı içeriğe sahip 6812 sayılı yazının uygulanmasına dair açılan davanın reddi gerektiğini, kaldı ki davacının söz konusu mahkeme kararının tescili için yapmış olduğu ilk başvurunun reddi kararına karşı 8 günlük hak düşürücü sürede dava açmadığını, davacının aynı konudaki talebiyle ilgili olarak dava konusu edilen ikinci başvurusunun süre yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve toplanan tüm delillere göre; davalının savunmasına konu mahkeme kararları incelendiğinde dava konusu aynı olmadığından kesin hüküm itirazının yerinde olmadığını, yine tescili istenen kararda davacının şirket hissesinin bulunduğu belirlenmekle, mahkeme kararının tescili talebinde ve bu yöndeki istemin   reddine karşı işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunduğundan aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davalı sicil müdürlüğünün ret kararının 03/12/2019 tarihinde tebliğ edilip, 10/12/2019 tarihinde davanın açıldığı gözetildiğinde davanın süresinde açılmadığı yolundaki yerinde görülmeyen davalı itirazının reddi gerektiği,  davacı vekilince dosyaya sunulan emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1344 E, 2019/2949 K sayılı 15/04/2019 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2013/3083 E, 2013/7792 K sayılı 23/05/2013 tarihli kararlarında belirtildiği üzere şirket hisse devirlerinin aidiyetinin tespiti ile bu hisselerin ticaret sicile tescil edilmesi yani kararın infazı için kararın kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile; Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 22/11/2019 tarih ve 16277 sayılı red kararının kaldırılmasına, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 E, 2018/939 K sayılı kararında yer alan payların tesciline karar verilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. <br>\tMAHKEME EK KARAR ÖZETİ: <br>\tİlk derece mahkemesince hüküm verildikten sonra ... vekili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne hitaben düzenlenen 18/09/2020 havale  tarihli dilekçesi ile davaya asli müdahale talebinde bulunarak ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince dosya üzerinden verilen ek karar ile ... tarafından yargılama sırasında asli müdahale talebinde bulunulmamış olup HMK'nın 65. Maddesi gereği taraf sıfatı bulunmayan ...'ın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ: <br>\tİlgili ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu tescili talep olunan mahkeme kararında ...Ltd. Şti'de 4160 pay sahibi olan müvekkilinin 1960 payının iptaline karar verilmiş olmakla müvekkilinin Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 39. Maddesi kapsamında ilgili olarak kabul edilmesi gerektiğini, hak sahibi olan müvekkilinin HMK'nın 65. Maddesi gereği asli müdahale talebinde bulunmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, dayanak mahkeme kararı tespit niteliğinde bir ilam olduğundan kesinleşmeden uygulanmasının mümkün olmadığını, kaldı ki Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/210 Esas-2019/584 Karar sayılı kararı ile tespit niteliğindeki mahkeme kararı kesinleşmeden infazının mümkün olmadığının icra hukuk mahkemesi kararı ile ortaya konulduğunu, tespit ilamı nitelliğindeki kesinleşmeyen karara göre davacı şirketin işlem yapmaya bu aşamada zorlanamayacağını, bu açıdan davalının söz konusu şirket ortaklar kurulu kararının tescilinin reddine ilişkin işleminin yasa ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün işleminin iptaline karar verildiğini, bu durumda aynı konuda iki farklı kararın ortaya çıktığını, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, gerekçeli kararda atıf yapılan Yargıtay kararlarının bu dosya bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.\t <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, mahkeme ilamı ile dava dışı ...Ltd. Şti'nin ortaklığına hükmedilen davacının, payları tespit eden dayanak mahkeme ilamına göre payların  sicile tescili için davalı sicil müdürlüğüne yapılan başvurunun reddi kararına itirazın ilk derece mahkemesince kabulü ile itirazın kaldırılarak mahkeme ilamındaki payların ticaret siciline tesciline ilişkin verilen karara karşı dava dışı anılan limited şirket ortağının istinaf aşamasında asli müdahale istemine ilişkin<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDairemizin 22/03/2021 tarih ve 2021/1253 Esas 2021/412 Karar sayılı dosyasında  ... istinaf başvurusunun HMK 357/1. maddesi uyarınca istinaf aşamasında davaya müdahale isteminde bulunulamayacağı gerekçesiyle esastan reddine karar verildiği, kararın  ... tarafından temyizi edilmesi üzerine;<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02/11/2022 tarih ve 2021/4035 Esas 2022/7687 Karar sayılı bozma ilamında; <br>\t\"...Karardan sonra dosyadan el çekmiş olan mahkemenin asli müdahilin müdahale talebini reddetmesinde  HMK’nın 65. maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Ancak;  henüz kesinleşmediği davacı yanca da kabul edilen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/ 465 E – 2018/939 K sayılı ilamına göre yeni pay durumunun tescili istenmiş ve eldeki davada da tescile karar verilmiştir. Kesinleşmeyen kararda müdahale talep eden ...’ın ... Pet. Ürünleri Ltd. Şti.’ndeki 1960 payının da terkin edilmiş olmakla eldeki mahkeme kararına karşı ...’ın kanun yollarına başvuru hakkı bulunmaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ek karar ile İstinaf isteminde bulunan ...’ın istinaf istemini reddetmesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir...\" gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.  <br>\tBozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. <br>\tTescil ve ilana dayanak olan Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 Esas 2019/327 Karar sayılı ilamının davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24/04/2023 tarih ve 2021/4052 Esas 2023/2387 Karar sayılı bozma ilamında; <br>\t\"...İş bu dava ise; 02.07.2022 tarihli Davalı ... imzalı ve imzası kabul edilen belge başlıklı inançlı işlem, 09.04.2004 tarihli davalı ... imzalı ve imzası kabul edilen belge başlıklı inançlı işlem ile 22.04.2004 tarihli  davalı ... imzalı ancak imzası inkar edilen belge başlıklı inançlı işlem olmak üzere üç adet inançlı işlem bulunduğu ve davalı ... ile diğer davalı ... arasındaki hisse devrinin ise muvazaalı olduğu  iddia edilmiştir.<br>\tBu işlemlerden davalı ... ve ... imzalı inançlı işlemler davalılar tarafından imzası ve içeriği ile kabul edilmekle geçerli kabul edilecektir. Ancak ...'a ait 3600 hissenin davalı ...'e  devrine ilişkin alınan  ve davalı ... tarafından imzası inkar edilen 22.04.2004 tarihli belge ise 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delil olup inanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gerekli olduğundan  imzası inkar edilen ve yapılan grafoloji incelemesi ile de davalı ...'e ait olup olmadığı tespit edilemediğinden ve yazılı deli başlangıcı  sayılabilecek belgede bulunmadığından tanıkla ispatı mümkün olmayan   bu işlem  geçerli olamayacak ve ve 3600 hissenin inançlı işlemle devredildiği kabul edilemeyecektir. Kaldı ki 05.05.2004 tarihli davalı ...'dan davalı ...'e 3600 hissenin devrinin kabul edildiği ortaklar kurul kararında da davacı muris ...'ın imzası mevcuttur.<br>\tDolayısıyla 22.04.2004 tarihli inançlı işlemin geçersizliği nedeniyle de ...'in davalı ...'a 23.12. 2013 tarihinde 4160 payın devrinde muvazaa iddiası da  ileri sürülemeyecektir. Ayrıca  17.01.2004 tarihli olağanüstü genel kurul kararının alındığı toplantıya da davacı ...'ın eşi ... ve davacı ...'ın eşi ... vekillerininde imzası bulunduğundan davacı ...'ın bu devir işleminden haberdar olduğu, muvazaaya taraf olan kişinin kendi muvazaa iddiasına dayanamayacağı ve  geçersiz inançlı işlem sonrası bu iddianın ileri sürülmesinin de etkisi olamayacağı açıktır. Zira davacıların dava dilekçelerindeki iddia inançlı işleme dayalı olup sadece davalı ...'den davalı ...'a  2013 tarihinde  4160 adet hissenin devri dışında davalı ...'e karşı inançlı işleminin kabul edilmemesi karşısında 2013 tarihli davalı ... ile davalı ... arasındaki hisse devrinin muvazaalı olduğunun kabulü de mümkün değildir.<br>\tİsmail ve ...'ın eşlerine yapılan pay devirlerinde kendi hisselerine düşen pay devirlerinden mahsubu şeklinde kurulan mahkeme hükmüne itiraz etmeyerek bu hisse devir işlemlerinden haberdar olan ve onay veren davacıların taraf olduğu işleme  karşı muvazaa iddiası da dinlemeyeceğinden Mahkemece,  davalı ...'ın davalı ...'ya hisse devrinde yapılan inançlı işlemin tanıkla da ispatlanamaması nedeniyle  davalı ...'in davalı ...'a 2013 tarihindeki hisse devri ile  ...'nın eşi   davalı ... ile davacı ...'ın eşi ...'a 24.10.2005 tarihinde ki hisse devrininde muvazaalı olduğu iddiası ile davacıların talep ettiği pay oranlarını davacılar vekilinin 2018 tarihli dilekçesi nazara alınarak iptali ile davacı muris ... ve ... adına tesciline karar verilmesi doğru olmayıp davacıların  ancak geçerli kabul edilen inançlı işlemin tarafı olan davalı ... ve davalı ...'e karşı talepte bulunacakları gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir...\" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş olup, dosyanın Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 Esasına kaydının yapıldığı, mahkemece 13/12/2023 tarihli celsede bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu görülmüştür. <br>\tSomut olaya gelince, davacı yanca Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/465 Esas 2018/939 Karar  sayılı ilamında ki payların tescil ve ilanına yönelik olarak yapılan başvurunun ticaret sicil müdürlüğünce 22/11/2019 tarihinde Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin  2019/210 Esas 2019/584 Karar  sayılı kararında ... ...Limited Şirketinin 22/03/2019 tarihinde alınan genel kurul kararlarının tescilinin reddine dair 18/04/2019 tarihli kararlarının iptaline karar verildiğini, bu nedenle Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı ilamında belirtilen hükümlerin tescil ve ilan edilemeyeceğinden talebin reddine yönelik olarak verilen kararın iptaline yönelik olarak işbu dava açılmış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tEskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı ilamına göre yeni pay durumunun tescili talep edilmiş ve açılan işbu davada da ilk derece mahkemesince tescile karar verilmiş olmakla kesinleşmeyen kararda asli müdahale talebinde bulunan ...'ın ... ...Limited Şirketin de ki 1960 payının da terkin edilmiş olmasından ötürü açılan işbu davada mahkeme kararına karşı ...'ın ilgili sıfatıyla kanun yollarına başvuru hakkı bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin 23/09/2020 tarihli ek kararının kaldırılmasıyla istinaf başvurusunun esasen incelenmesi gerekmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince açılan davanın kabulü ile Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 22/11/2019 tarihli 16277 sayılı ret kararının kaldırılmasına ve Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 Esas 2018/939 karar sayılı kararında yer alan payların tesciline karar verilmiş ise de, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 Esas 2018/939 karar sayılı dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulduğu, dosyanın Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 Esasına kaydının yapıldığı, mahkemece 13/12/2023 tarihli celsede bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, bu hale göre tescil ve ilana dayanak olan ilamın bozularak ortadan kalktığından açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tÖte yandan, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dayanak  Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 Esas 2018/939 karar sayılı ilamında mahkemece ... ...Limited Şirketindeki şirket hisse payının iptali ile davacılar adına tespiti, olmadığı takdirde tazminat istemine yönelik olarak dava açılmış, mahkemece de  davanın davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile, ... ...Ltd.Şti'ndeki davalı ...  doğumlu ...'a ait 160  pay ile davalı ...'a ait 4160  payın 1960  payının iptali ile iptaline karar verilen bu paylardan 1820 payın davacı ..., 300 payının ise davacı ...'a ait olduğunun tespitine, 2.200  payın davalı ... uhdesinde bırakılmasına, davacı ...'ın feragati nedeniyle de bu davacı yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2012 tarih ve 2011/402 Esas 2012/2073 Karar ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2020 tarih ve 2019/11-658 esas 2020/101 Karar sayılı  emsal içtihatlarında da belirtildiği üzere inşai nitelikte olan kararlar kesinleşmeden infaz edilmez. Tescil ve ilanı istenen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 Esas 2018/939 karar ilamının henüz kesinleşmediği, TTK'nun 32.maddesi ve  Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil için aranan yasal şartların var olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunduğu, 6100 Sayılı HMK'nun 350/2.maddesi gereğince kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmeden infazı mümkün olamayacağından ve dosya kapsamına göre de dayanak ilamın inşai dava niteliğinde olduğu, kesinleşmeden infazının da mümkün olamayacağından davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilgili ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-İlgili ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2020 tarih 2019/747 Esas 2020/337 Karar sayılı istinaf talebinin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2020 tarih 2019/747 Esas 2020/337 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t4-Davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t6-Davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelen tarafın sıfatı da gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.' ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t9-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırına iadesine, <br>\tB)1-İlgili ... tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlgili ...'a iadesine, <br>\t2-İlgili ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 43,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 191,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak İlgili ...'a verilmesine,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında açılan  duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek İlgili ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,\t<br>\tDair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre  içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2024<br><br><br><br>   Başkan- ...          Üye - ...                     Üye - ...\t                       Zabıt Katibi -...<br>   ...            ...           ...                        ...<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2242b8c76e746c4","SID":"c4eadbbdd1ebfa32"}}