{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1699 <br>KARAR NO: 2023/1374<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2019<br>NUMARASI: 2014/750 Esas -  2019/189 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı ile davalı arasında taşıma ilişkisine dayanarak imzalanan vade/kredi talep sözleşmesi uyarınca davacı tarafından bir çok ... yani tüm masrafların ve ücretlerin gönderen tarafından karşılanacağını belirten incoterms kaydı içerir taşıma yapıldığını ve yapılan taşımalara ilişkin faturalar düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafından bir kısım ödemelerin yapılmamış olduğunu, davalı borçlunun 23/01/2012 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede bir kısım faturalar belirtilerek demuraj ve araç bekleme maliyetlerini içeren fatura tutarlarına itiraz ve iade ettiklerini bildirdiklerini, davalı borçlunun itiraz edilmesine rağmen daha önceden itiraz edilmeden içeriği kabul edilen bir kısım faturaların kısmen ödendiğini, davalıya ayrıca 30/01/2012 tarihli 3.085,00 USD tutarında demuraj alacağına ilişkin fatura gönderildiğini bir ödeme sağlanamadığını belirterek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe davalının itirazının iptaline takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğunu bu ilişkinin vade/kredi talep sözleşmesi ile kurulduğunu, davacının demuraj ve araç beklemeden kaynaklandığını iddia ettikleri bir takım maliyetleri faturalandırarak davalı şirkete gönderdiğini, davalının faturaları iade ederek herhangi bir ödeme yapmadığı için ilamsız takip başlatıldığını, demuraj ve araç bekleme maliyetlerine ilişkin bedellerin davalı şirket sorumluluğunda tutulamayacağını, bu maliyetlerin doğmasına sebep olanın davacı şirket olduğunu, bu bedellerin taşıma sırasında davacının kusurlu davranışı sebebi ile oluşan bir takım cezai yükümlülüklerin bedelleri olup davalı şirketin bu giderleri karşılama yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ....Dosya içerisindeki konşimentolar, Gümrük Müdürlüğü müzekkere cevapları, taraflarca sunulan deliller ve beyanlar ile taşıma sözleşmelerinin ifa edildiği çekişmesizdir. Dosyaya sunulan konşimentolarda demuraj bedelinden davalının sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmasa da taraflar arasında akdedilen sözleşme 2. maddesinin Sözleşme konusu başlıklı  \"Taraflar arasında yapılacak olan her türlü taşıma depolama gümrük dağıtım hizmetleri ile buna bağlı tüm lojistik hizmetleri nedeniyle doğmuş ve ileride doğması muhtemel alacakların, taşıyıcı tarafından kabulü halinde kredilendirilmesi ve ödeme şartlarının belirlenmesidir\" şeklinde; 4. maddesinin Borç miktarının talebi \"Kredi limiti, verilen hizmetlere ilişkin tanzim edilen fiyat teklifleri taşıyıcı  tarafından uygulanan navlun, demuraj, deniz, hava, kara nakliyesi ve tüm lojistik hizmetlerine mukabil kesilen fatura bedellerine göre tayin edilir\" şeklinde hükümler içermesi karşısında, dosyada alınan 08/10/2015 havale tarihli bilirkişi raporundaki görüşün aksine, mahkemece taraflar arasında demuraj uygulanması konusunda anlaşıldığı kanaati oluşmuştur. Demuraj tarifesinin konşimentoda belirtilmemiş olması tek başına demuraj ücreti nedeniye taşıtanın sorumluluğuna gidilemeyeceği sonucunu doğurmamalıdır. Zira açıklandığı üzere taraflar demuraj nedeniyle de kesilen fatura bedellerine göre kredi talebi oluşturulacağını peşinen kabul etmişlerdir, Bu durumda demuraj tarifesi herhangi bir hüküm bulunmaması halinde rayice göre belirlenmelidir. Kaldı ki davacı taraf uyguladığı demuraj tarifesini dosyaya sunmuştur. Davacı taraf takip ve dava konusu yaptığı gümrük cezası makbuzu ile demuraj işlediğini beyan ettiği konteynerların limana giriş ve çıkış hareketlerini dosyaya ibraz etmiş yahut celp ettirmiştir. Bu bilgiler üzerine dosyada alınan ek rapor ile hesap edilen meblağ dava ve takip bedeli ile uyumlu olmakla bilirkişilerce yapılan hesaplama mahkemece hükme esas alınmış ve davacının takip ve dava konusu faturalardan doğan alacağa hak kazandığına kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu alacak taraflar arasındaki vade/kredi talep sözleşmesine dayalı taşıma işlemlerine dayandığını, ancak davaya konu alacak taşımanın karşılığı olmadığını, taşıma sırasındaki demuraj ve araç beklemeden kaynaklandığı iddia edilerek müvekkil şirkete fatura kesildiğini, müvekkil şirket ise, demuraj ve araç bekleme maliyetlerine ilişkin bedellerin kendi sorumluluğunda olmadığını, davacının sorumluluğundan olduğundan kesilen faturaları davacıya süresi içerisinde iade ettiğini, mahkemece davalının; dava konusu fatura bedellerini ödemekle yükümlü olmadığı, bu masrafların davacının kusur ve ihmalleri sonucu yapıldığı yönündeki savunmasını ispat edemediğini belirterek davalının savunmalarına itibar etmediğini belirttiğini, dosyadaki her iki tarafta tacir olup, aralarında imzalanan sözleşmedeki hükümler kendileri açısından sonuç doğurduğunu, sözleşmede bulunmayan hükümlerin taraflar açısından sonuç doğurmayacağını, dosyaya sunulan gerek konşimentolarda ve gerekse sözleşmelerde demuraj bedellerinden davalının sorumlu olacağına dair her hangi bir kayıt bulunmadığını, mahkemenin, dosyadaki belgeler ve bilirkişi raporlarının aksine, sözleşmedeki bir maddeyi yorumlayarak davalı tarafı demuraj bedellerinden sorumlu tutması hukuka aykırı olduğunu, yukarıda da açıklanan sebeplerden dolayı, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İstisas Mahkemesi Sıfatıyla)’nin 2014/750 Esas, 11.04.2019 tarih ve 2019/189 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, davacı taşıyıcı tarafından ödenmiş olan demuraj ve gümrük cezası faturalarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, demuraj ve gümrük cezası masraflarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile 8.948,07-USD asıl alacak ve 127,94-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.076,01-USD alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takip alacağı asıl alacak miktarı üzerinden işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğu ve taşıma ilişkisinde, davacının taşıyan, davalının ise gönderici/taşıtan olduğu yine vade/kredi talep sözleşmesi bulunduğu ihtilafsızdır. Davacı, davalının anılan sözleşme ilişkisine dayanan faturalar ile tahakkuk eden alacaklardan sorumlu olacağını iddia etmektedir. Davalı ise sözleşme gereği olmayan “demuraj ve gümrük cezası” şeklinde yansıtılan bedellerden sorumlu olmadığı iddiasındadır.Taraf şirketlerinin ticari defteri üzerinde yapılan incelemede uyuşmazlığın, davalı tarafın muhasebe kaydına almadığı ve iade ettiği toplam sekiz (8) adet faturadan dolayı borçlu olup olmadığı; yani söz konusu faturalar içeriği bedellerden sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Zira her iki taraf da ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmuş ve davalı 14.860,00 TL iade alacaklısı gözükürken; davacı yan 8.948,07 USD alacaklı gözükmektedir. Bu da söz konusu sekiz (8) adet faturaların davalı için borç doğurup doğurmadığından kaynaklanmaktadır.Konteyner demuraj ücreti kural olarak navlun sözleşmesi veya konişmentoda konteyner demurajı ödeneceğine dair bir kayıt bulunması koşuluyla taşıyan tarafından talep edilebilecektir.Davacının takibe konu ettiği fatura açıklamasında ''demuraj'' ve ''gümrük cezası'' ibarelerinin bulunduğu, dosyaya sunulmuş konşimentolar incelendiğinde demuraj ve gümrük cezasından davalının sorumlu olduğuna dair bir ibarenin bulunmaktadır.Tarafların kabulündeki vade/kredi sözleşmesinin Sözleşme konusu başlıklı 2. maddesinde \"Taraflar arasında yapılacak olan her türlü taşıma depolama gümrük dağıtım hizmetleri ile buna bağlı tüm lojistik hizmetleri nedeniyle doğmuş ve ileride doğması muhtemel alacakların, taşıyıcı tarafından kabulü halinde kredilendirilmesi ve ödeme şartlarının belirlenmesidir\"; 4. maddesinin Borç miktarının talebi  \"Kredi limiti, verilen hizmetlere ilişkin tanzim edilen fiyat teklifleri taşıyıcı  tarafından uygulanan navlun, demuraj, deniz, hava, kara nakliyesi ve tüm lojistik hizmetlerine mukabil kesilen fatura bedellerine göre tayin edilir\" şeklinde düzenlenmiş olup borç miktarının   belirlenmesinde taşıyıcı tarafından düzenlenecek  demuraj faturalarının da dikkat alınacağı düzenlenmesine göre   davacı taşıyıcı tarfından demuraj ücreti talep edilebilecektir. Dosyaya sunulan konşimentolarda ... (...) kaydı bulunduğu, buna göre, satıcının malları, kararlaştırılan varış yerinde boşaltılmamış vaziyette ve ithalat için gümrüklenmiş olarak alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğu, dolayısıyla satıcı, malların varış yerinde alıcıya teslim edilmesine kadar doğan tüm masrafları, sorumluluğu ve hasarı üstlenmesinin yanı sıra tüm ithalat gümrük formalitelerini yerine getirmekle, bunun için gerekli vergi, KDV, resim, harç vb. masrafları ödemekle ve bundan kaynaklanan hasara da katlanmakla mükellef olduğu, davalının oluşan masrafların davacıdan kaynaklığını iddia ettiği ancak buna ilişkin somut delil sunmadığı ve davacı taşıyanın ödediği dava konusu masraflardan davalı taşıtanı sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalının ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 269,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.075,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 806,48 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/12/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eafaf473a814ccfe","SID":"0486f9e1a387b57d"}}