{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1950 <br>KARAR NO: 2023/1460<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/06/2020<br>NUMARASI: 2018/1331 Esas -  2020/306 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket , kiracısı ile beraber kullandığı taşınmazın çatısının değiştirilmesi için 1 numaralı davalı olan ... ile anlaşmış olup bu kapsamda 15,02.2018 tarihli fatura ile üsteli malları satın aldığını, ... tarafından satılan ürünler 2 numaralı davalı ... firması tarafından üretilmiş olup, ürünlerin 10 seneye kadar garantisi olduğu ve sorunsuz şekilde kullanılacağının vaat edildiğini, Aradan geçen 9 ay zarfında ise çatının değişik bölgelerinde açılmalar ve kabarmalar ile yaklaşık 75 ayrı bölümde uygulanan hemen hemen bütün plakalarda aynı yerden kırılmalar ortaya çıktığını, Davalılar tarafından acil bir çözüm bulunması amacıyla Üsküdar .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 14 Kasım 2018 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, söz konusu gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz hemen davalılara ayıp bildirimi noter aracılığı ile yapılıp değişim talep edildiğini, İhtarnameye cevap veren  ... kendilerinin sadece tedarikçi olduğu için sorumsuz olduğunu beyan ederek asıl sorumlunun ... olduğunu belirttiğini, ...  ise ihtarnameyi teslim almış olmasına rağmen cevap vermediğini, İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/140 D. İş dosyası kapsamında, bilirkişi marifetiyle delil tespiti yaptırıldığım, inceleme sonucunda; \"...polikarbon plakalardaki çatlama ve kırılmaların işçilik ve uygulama hatasından kaynaklanmadığı, malzemenin kendi kusurundan kaynaklanmış olacağı kanaatine varılmıştır,\" Açıklamasına yer verildiğini, Dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile hesaplanacak olan 57 457 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Tespit dosyası ve işbu dosyadaki tüm yargılama giderleri ve mahkeme tarafından takdir edilecek avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  ...Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Kendi taraflarının yokluğunda yapılan bilirkişi incelemesine ve tebliğ edilmeyen bilirkişi raporuna muvafakatlerinin olmadığını, satışa konu ayıplı olduğu İddia edilen emtialar diğer davalı şirket tarafından üretilmekte olup davalı şirketin tedarikçi konumunda olduğunu, emtialara ilişkin garantinin üretici firma tarafından verildiğini, Bu hususun cevabi ihtarnamede belirtildiğini, 15.02.2018 tarihinde satışı yapılan emtialara ilişkin ayıp ihbarının sünesinin geçirildiğini, dava dilekçesinde, ayıptı olduğu iddia edilen ürünlerde 9 ay süreyle çatının değişik bölgelerinde açılmalar ve kabarmalar ile yaklaşık 75 ayrı bölümde hemen hemen bütün plakalarda aynı yerden kırılmalar olduğu belirtilmiş olup .akabinde ayıbın gizli ayıp olduğu ve ortaya çıkar çıkmaz derhal davalılara bildirildiğinin belirtildiğini, Davacı beyanlarından 9 ay süreyle aşama aşama oluştuğu anlaşılan ayıbın gizli ayıp olduğu iddiasının çelişkili olduğunu, İddia edilen ayıbın sonradan ortaya çıkmadığı ve açık ayıp olduğunu, davacı tarafça ayıbın varlığı bilinmesine rağmen her iki davalıya da herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını, Görevsiz mahkemede açılmış davanın usulden reddine, Söz konusu talebe ilişkin tedarikçi firma olan davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından husumetten reddine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tic Paz A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ürünlerin, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirketten satın alındığını, satın alınan ürünleri davacıya satanın ... şirketi ile davalı şirket arasında herhangi bir alım-satım işlemi söz konusu olmadığını, davalı şirketten satın alınan ürünlerin uygulamasını ve montajını davacının anlaşmış olduğu ...Tic. Ltd. Şti.(...) yapmış olduğunu, plakalarda meydana gelen kırılmaların üretim hatasından değil, uygulama ve montaj hatalarından kaynaklandığını, plakalarda meydana gelen kırılmalara ilişkin olarak davalı şirkete başvuru yapılmış ve bu başvuruya istinaden de davalı şirket tarafından şikayet kaydı oluşturulduğunu, ürünlerin yerinde incelenmesine istinaden; \"Şikayet edilen ürünler yerinde incelendiğinde, sorunun levhalara delme uygulama şartlarındaki gibi vidalama işleminin yapılmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Levhaların vida uygulanırken ki bırakılması gereken boşluklar bırakılmadığı için levha genleşememiş ve kırılma meydana gelmiştir.” tespitinin yapıldığını, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yanlış bir uygulama ve montaj yapılmak suretiyle kırılmalara sebebiyet verildiğini, ürünün kendisinden kaynaklanmayan kırılmalar nedeniyle meydana gelen zararlardan davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun da söz konusu olmayacağını, davacı taraf, 15.02.2018 tarihinden itibaren ürünlerde kırılmalar meydana geldiğini beyan etmiş olmasına rağmen, davalı taraflara yaklaşık 9 ay aradan sonra ihbarda bulunduğunu, bu durumun açık bir şekilde davacı tarafın ihbar külfetini suresi içerisinde yerine getirmediğini gösterdiğini, davacı tarafın 9 aylık sürecin ardından delil tespiti için İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/140 D. İŞ numaralı dosyasını ikame ettiğini, Üsküdar .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 14 Kasım 2018 tarihli ihtarmamesi ile diğer davalı şirkete ayıp ihbarında bulunduğunu, 28.12.2018 tarihinde ise işbu dava açıldığını, ürünlerde meydana gelen kırılmaların başladığı tarih ile ayıp ihbarında bulunulan tarih arasındaki süre dikkate alındığında davacının ihbar külfetini süresi içerisinde yerine getirmediğinin anlaşıldığını, davalı şirket aleyhine açılmış bulunan davanın reddine yönelik karar verilmesi ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının işyeri çatısında davalı ...den almış olduğu polikarbon plakaların montajının davacı tarafından yaptırıldığı, çatıdaki akmanın plakalardan kaynaklanmadığı, montaj aşamasında serbest uzama ve genleşme payı bırakılmadığı için plakalardaki çatlamaların meydana geldiği, malzemeden kaynaklı bir ayıp olmadığı, gizli ayıbın montaj esnasındaki işçilikten kaynaklandığı tespit edildiğinden davalılara yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından ve montajında davalılar tarafından yapılmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iki rapor arasında derin bir çelişki meydana gelmiş olup dosya kapsamında eksik inceleme yapıldığını, kararda bilirkişi raporunun son kısmı hiçbir hukuki tespit ve yorum yapılmaksızın 'kopyala-yapıştır' ile karara geçirilmiş olup bilirkişinin raporu aynen alındığı için mahkemenin açıklaması gereken bir husus hiç cevaplanmamış şekilde kaldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan emtia nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu ürünün ayıplı olup olmadığı noktasındadır. Davacı şirket, davalı ... Ltd. Şti.'den 15/02/2018 tarih ve ... nolu faturaya göre kaplama malzemesini 52.900,00 TL bedelle satın almıştır. Davalı ....  ise, satışa konu ürünün üreticisidir.Davacı tarafından davalı muhataplarına çekilen Üsküdar .... Noterliğinin 14/11/2018 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile ürünün ayıplı olduğu ve misliyle değiştirilmesi ihbar ve ihtar edilmiştir.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle eldeki dava açılmıştır.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Davacı dava dilekçesinde, aradan geçen 9 ay zarfında ise çatının değişik bölgelerinde açılmalar ve kabarmalar ile yaklaşık 75 ayrı bölümde uygulanan hemen hemen bütün plakalarda aynı yerden kırılmalar ortaya çıktığını ve gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz hemen davalılara ayıp bildiriminin noter aracılığı ile yapılarak değişim talep edildiği ifade edilmiştir. Davalı satıcı ise ayıp ihbarının kendisine süresinde yapılmadığını savunmuştur. Ancak davalı üreticinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu \"müşteri şikayeti değerlendirme formu\" 31/10/2018 tarihli olup, buna göre davacının iddia olunan ayıbı en geç bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekir. Davacı ayıbın gizli ayıp olduğunu iddia ettiğine göre, 31/10/2018 tarihinde öğrenilmiş olan ayıbı derhal davalı satıcıya ihbar etmesi gerekirken, davalı satıcıya ayıp ihbarı Üsküdar .... Noterliğinin 14/11/2018 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi yapılmış olup, bu haliyle ayıp ihbarı süresinde değildir. Bunun dışında, ayıba karşı tekeffül satıcının satış sözleşmesine dayalı bir yükümlülüğü olup, davalı üretici yönünden, ayıba karşı tekeffül hükümlerin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur. Ancak, davalı üretici, ürettiği ürünlere kademeli olarak 10 yıl garanti vermiştir. Davalı üreticinin garanti sorumluluğuna dayanıldığı hallerde, üreticinin sorumluluğu garanti süresi ve garanti sözleşmesindeki şartlarla sınırlıdır. Davalı üretici cevap dilekçesinde, yapılan incelemede, sorunun levhalara delme uygulama şartlarındaki gibi vidalama işleminin yapılmamasından kaynaklandığının anlaşıldığını, levhaların vida uygulanırken bırakılması gereken boşluklar bırakılmadığı için genleşemediği ve kırılma meydana geldiğini yani hasarın montaj hatasından kaynaklandığını savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, hasarın montaj aşamasındaki işçilikten kaynaklandığı belirtilmiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde, İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/140 D. İş dosyası kapsamında, alınan bilirkişi raporunda, bahsi geçen polikarbon plakalardaki çatlama ve kırılmaların polikarbon plakaların aynı yerlerinde oluştuğu tespit edilmiş olup mevcut durum itibariyle çatı üzerinde tesis edilen polikarbon plakalardaki çatlama ve kırılmaların işçilik ve uygulama hatasından kaynaklanmadığı, malzemenin kendi kusurundan kaynaklanmış olacağı kanaatine varıldığını, beyan etmiştir. Bahsi geçen delil tespiti dosyası ve bu dosyada alınan bilirkişi raporuna dosya içerisinde rastlanılmamış olmakla birlikte delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile eldeki dava dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporuna ilişkin bir değerlendirmede de bulunulmamıştır. Bu haliyle, davalı üretici yönünden her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu durumda, mahkemece, İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/140 D. İş dosyası dosyaya celbedilerek, davalı üreticinin sorumluluğu bakımından, alanında uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak her iki rapor arasındaki çelişki giderilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e0b9c82c678b49d","SID":"780d8c1f772cfad9"}}