{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1810 <br>KARAR NO: 2024/60<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/06/2021<br>NUMARASI: 2021/187 Esas - 2021/399 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>(Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı Sarıyer Belediyesine ait sürücülüğünü davalı ...'ın yaptığı ... plakalı kamyonun sokak içinde çalışma halindeyken yine aynı sokak içinde bisiklete binen küçük Beratcan'a çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, söz konusu olayla ilgili olarak İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/195 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda alınan kararda; \"... Her ne kadar bilirkişi raporunda 73.014,17 TL hastane masrafının talep edilmediği belirtilmiş ise de dava dilekçesinde tüm tedavi giderleri istenmiştir. Bu nedenle ...in tedavisi için yapılan söz konusu harcamanın da hüküm altına alınması gerekir. Ancak davacıların maddi tazminat istemi 5.000-TL olduğundan mahkemece taleple bağlı kanılanarak ... için 5.000-TL maddi tazminata hükmedilmiştir.\" denildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında bilirkişi raporuna dayanılarak tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat alacağı yönünde icra takibi başlatıldığını, davalıların tamamının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, icra takibinin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum aleyhine İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/195 Esas-2017/420 Karar sayılı, 21/09/2017 tarihli kararında hüküm oluşturulmamakla birlikte davacının böyle bir iddiası var ise öncelikle müvekkili kuruma başvurması gerektiğini, müvekkili Kuruma yazılı şekilde borcun ödenmesi için herhangi bir başvuruda bulunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Davalı ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, talebin müvekkili şirketin değil SGK'nın sorumluluğunda olması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı, ... Sigorta ve ... aleyhine açılan davanın reddine, Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na karşı açılan davanın kabulü ile; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın 73.014,17 maddi tazminat yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden  Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden devamına , Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın, zamanaşımın dolduğunu, görevsiz mahkeme tarafından verildiğini,  davacı tarafın müvekkili kuruma yazılı olarak başvuru yapmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini,  davacının dava konusu tedavi giderleri acil hal kapsamında olduğundan, davacının kurumdan talep edilebilir hiçbir alacağının bulunmadığını, davanın kurumları yönünden reddinin gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dairemiz 04/11/2020 tarih, 2020/1578 Esas ve 2020/3865 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar verilmiş olaması nedeni ile davalı SGK vekilinin görevli mahkemeye ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir. Davanın,  KTK'nın  98. maddesine dayalı olarak tedavi giderlerinin ödenmesi talebi ile  davalı SGK aleyhine açılmış olması nedeni ile 7036 sayılı Kanunun 4. maddesinde düzenlenen başvuru koşulu somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağından kuruma başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  HMK'nın 319. maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı cevap dilekçesi vererek zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakat bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin  nazara alınması olanaklı değildir.  Bu bakımdan davalı SGK vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Somut olayda davacılar tarafından İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas ve 2017/140 Karar sayılı ilamı ile tespit edilen ve talep ile bağlılık kuralı gereğince hükmedilmediği belirtilen 73.014,17 TL tedavi gideri için davalılar hakkında yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmektedir. İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas ve 2017/140 Karar sayılı ilamı ile \"Davacı tarafça istenen tedavi giderleri bakımından da bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bu konuda alınan 05/03/2016 tarihli rapor ile bu rapora itiraz edilmesi üzerine düzenlenen ek rapor hüküm kurmaya elverişli görülmediğinden doktor  bilirkişiden yeni bir rapor alınması yönüne gidilmiş ve 12/06/2017 tarihli bilirkişi raporu ile davacıların SGK'nın sorumluluğu  dışındaki tedavi giderleri davacılardan ... için 4.281,50 TL, davacılardan ... için SGK'nın sorumluluğu dışındaki tedavi gideri ise 1.510,50 TL olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda 73.014,17 TL hastane masrafının talep edilmediği belirtilmiş ise de dava dilekçesinde tüm tedavi giderleri istenmiştir. Bu nedenle ...'in tedavisi için yapılan söz konusu harcamanın da hüküm altına alınması gerekir. Ancak davacıların maddi tazminat istemi 5.000,00'er TL olduğundan mahkememizce taleple bağlı kalınmış ve ... için 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Anılan tazminat tutarlarından SGK'nın sorumlu olmadığı anlaşıldığından SGK'nın sorumluğuna gidilmemiş ve dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile SGK yasal hasım durumuna geçtiğinden onun hakkında hüküm kurulmamıştır.\" gerekçesi ile karar verilmiş; Kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemiz 2018/2825 Esas- 2020/3746 Karar sayılı kararı ile \"Kabule göre de, Mahkemece SGK’nın yasal hasım olarak davaya dahil edilmesine karar verilmiş, uzman bilirkişiden alınan rapora göre de SGK yönü ile sorumluluğuna gidilmediği belirtilmesine rağmen hakkında hüküm kurulmaması doğru değil ise de  SGK Başkanlığı'nın davaya dahil edilmesinin davacı vekilinin talebi üzerine olmadığı ve dava dilekçesinde de tedavi gideri yönünden SGK Başkanlığından talep olmadığının anlaşılması karşısında, SGK Başkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. \" gerekçesi ile  istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Mahkemece ek dava niteliğinde açıldığı belirtilen eldeki dosya kapsamında asıl yargılamamın yapıldığı belirtilen  İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas ve 2017/140 Karar sayılı dosyasında; davalı SGK hakkında davacının dayanak yaptıkları İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas 2017/140 Karar sayılı ilamı ile tedavi giderleri yönünden sorumluluğuna ilişkin olumlu yada olumsuz bir karar karar verilmediği,  73.014,17 TL tedavi giderine yönelik her hangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı  gözetilmeden sadece  bu dosyaya dayanılarak karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken davacının yaranmasına ilişkin tıbbi kayıtlar ve fatura getirtilerek dosyanın resen seçilecek doktor bilirkişiye tevdii ile davacıya  tedavi giderleri için dayanılan  fatura kapsamında yapılan tedavilerinin davacının geçirdiği trafik kazası ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı, KTK'nın 98. madde kapsamında sayılan SGK'nın sorumlu olduğu tedavilerden olup olmadığının tespiti ve miktarının belirlenmesi için (SUT hükümleri uygulanmaksızın) bilirkişi raporu aldırılarak dosya kapsamına göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı   Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45ae79203e1c6307","SID":"d9f3e6837b8c78fb"}}