{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2020/2086 <br>KARAR NO: 2023/1356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/07/2017<br>NUMARASI: 2015/733 Esas -  2017/690 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki nedeniyle davalı ... Ticaret A.Ş.'nin müvekkili davacı şirkete fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 3,738,00 TL bakiye borcu kaldığını, davalı borcunu birçok uyarılara rağmen ödemediğinden müvekkilinin davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından 3.738,00 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, davalıya icra dosyasından ödeme emri gönderildiğini, davalının usul ve yasaya aykırı olarak borca ve yetkiye  itiraz ettiğini, davalının yaptığı itirazın haksız, kötü niyetli, tamamen alacağı ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu itibarla davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, beyan ederek İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına davalı ... A.Ş.'nin yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına; davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan aleyhine alacağın %20'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin resmi adresinin Diyarbakır ili olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacının başlattığı icra takibine süresinde itiraz ettiklerini, müvekkilinin 2014 yılında davacı şirketten tavlı kangal 4 mm ve 1.5 mm çapında bağlama telleri satın alındığını, 2014 Eylül ayında müvekkiline gönderilen tavlı kangal 4 mm çapındaki bağlama tellerinin standartlara uygun olmadığından, müvekkil şirketin üretim faaliyetleri sırasında bir çok kez koptuğunu, Enerji nakil hatları, aydınlatma direkleri üreten müvekkilinin davacıdan aldığı telleri üretilen demir ürünlerin Galvanizlenmesi işlemeleri sırasında asit ve galvaniz havuzlarına daldırılması işlemlerinde ve ürünlerin askılanması sırasında kullandığını, işlemler sırasında bağ tellerinin kopması üzerine birçok kez üretimin durduğunu, bunun müvekkilinin ciddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacıdan alınan ürünlerdeki hatanın gerek telefon yolu ile gerekse mail ile davacı şirket temsilcisine aktarıldığını, davacı şirket yetkililerinin kabulü üzerine 2014/10. ayında 25.10.2014 tarihi \"Fiyat farkı\" adı altında ... no.lu 3.600,00 TL tutarında iade faturası kesildiğini, ürünlerin ödemesini almak amacıyla müvekkilinin işyerinde bulunan davacı şirket çalışanı ...  27.10.2014 tarihinde 16.000,00 TL tutarındaki çek ile birlikte elden teslim edildiğini, kestikleri iade faturasından 1 ay kadar süre sonra müvekkiline geri gönderildiğini, bunun üzerine aynı faturayı kargo kanalıyla tekrardan davacıya gönderdiklerini, kesilen iade faturasının müvekkilinin kayıtlarına işlendiğini, Davacı temsilcisi ve yetkililerinin ürünlerindeki hataları kabul etmeleri üzerine iade faturası kesilerek şirket çalışanına elden verildiğini, tüm ödemelerini alan davacının daha sonrasında kötü niyetle davranarak ürünlerindeki hatayı kabul etmediğini, anlaşmazlığın bu noktada doğduğunu, müvekkili tarafından ürünlerin hatalı olması üzerine iade faturası kesilerek davacı tarafa iletildiğini, Davacıdan aldıkları ürünlere ait ödemeleri dilekçeleri ekinde yer alan çekler vasıtasıyla ödediklerini, bu sebeple müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilerek dosya üzerinde  Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez 21/12/2016 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacının davalıdan alacağına dayanak olarak davalıya kestiği 25.08.2014 tarih .. no.lu 10.793,00 TL ve 27.09.2014 tarih .. no.lu 8.901,00 TL faturalardan dolayı 3.738,00 TL alacağının bulunduğu, Davalı vekili davaya yanıt dilekçesinde müvekkiline teslim edilen malların ayıplı olduğunu savunduğu, ancak dosya içeriğinde davalı tarafından yaptırılmış bir tespit bulunmadığı gibi, TTK hükümlerine göre malların ayıplı olduğuna dair davacıya bildirilen bir ayıp ihbarı da bulunmadığı, Faturalara dayanak olan irsaliye içeriği malların davalının çalışanının ad/soyadı ve imza karşılığında teslim edildiğinin belirlendiği, zaten davalının faturalar konusu malları almadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı, TCMB verilerinden 14.01.2015 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının talep gibi %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, alacağın faturaya dayandığı, belirli ve bilinebilir (likit) olduğu tespitleri yapılmıştır.Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre;davalının İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının iptali ile borca yönelik itirazının 3.738,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile  taraflar tacir olmakla takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 S.Y 2/2 maddesi gereğince avans faizi uygulanmasına inkar edilen alacak likit olmakla İİK 67 maddesi gereğince davalının asıl alacağın % 20'si oranında tazminat ile mahkumiyetine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davacı tarafından Cari hesap ekstresinden bahisle başlatılan icra takibine süresinde tarafımızca itiraz edildiğini, müvekkil şirket 2014 yılı içerisinde müvekkil şirketin faaliyet alanı ile ilgili olarak davacı şirketten Tavlı Kangal 4 mm ve 1.5mm çapında bağlama telleri satın alındığını, 2014 Eylül ayında müvekkil şirkete gönderilen Tavlı Kangal 4mm çapındaki bağlama telleri standartlara uygun olmadığından, müvekkil şirketin üretim faaliyetleri sırasında bir çok kez koptuğunu, enerji nakil hatları, aydınlatma direkleri üreten müvekkil şirket davacıdan almış olduğu telleri üretilen demir ürünlerin Galvanizlenmesi işlemleri sırasında asit ve galvaniz havuzlarına daldırılması işlemlerinde ürünlerin askılanması sırasında kullanıldığını, işlemler sırasında bağ tellerinin kopması üzerine bir çok kez üretim faaliyetleri durduğunu, bu durum müvekkil şirketin ciddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacı taraftan alınan ürünlerdeki hata gerek telefon yolu ile gerekse de mail yolu ile şirket temsilcisine aktarıldığını, davacı şirket yetkilerinin kabulü üzerine 2014/10. Ayında 25.10.2014 tarihinde davacı şirkete Fiyat farkı adı altında ... seri numaralı 3.600 TL tutarında İade faturası kesilmiş ve ürünlerin ödenmesini almak amacıyla müvekkil şirketin işyerinde bulunan davacı şirket çalışanı ... 27.10.2014 tarihinde 16.000 TL tutarında ki çek ile birlikte elden teslim edildiğini, kesilen iade faturası 1 aylık süre sonra müvekkil şirkete geri gönderildiğini, bunun üzerine aynı fatura müvekkil tarafından kargo kanalıyla tekrardan davacı tarafa gönderildiğini, kesilen iade faturası müvekkil şirketin kayıtlarına da bu şekilde işlendiğini, davacı taraf temsilcisi ve yetkilileri ürünlerindeki hataları kabul etmeleri üzerine iade faturası kesilerek şirket çalışanına elden verildiğini, tüm ödemelerini alan davacı taraf daha sonrasında kötü niyetli davranarak ürünlerdeki hatayı kabul etmediğini, anlaşmazlık bu noktada doğduğunu, müvekkil şirket tarafından ürünlerin hatalı olması üzerine bahsini ettiğimiz şekilde iade faturası kesilerek davacı tarafa iletildiğini, davacı taraftan alınan ürünlere ait ödemeler mahkemedeki dava dilekçemizdeki çekler vasıtasıyla ödendiğini, bu sebeple müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bu  nedenlerle Mahkemenin  almış olduğu karar hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, öncelikle Tehir-i İcra talebimizin kabulüne, Sayın yüksek Mahkemenizce itirazlarımız doğrultusunda istinaf incelemesinin yapılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında cari hesap alacağına istinaden 14/01/2015 tarihinde 3.738,00-TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı tarafın itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf, müvekkiline teslim edilen malların ayıplı olduğunu,  bu hususun davacı tarafa telefon ve mail yolu ile aktarıldığını, kabulleri üzerine iade faturası düzenlendiğini, alınan ürünlere ait ödemelerin ise çekler vasıtasıyla ödendiğini, davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davalının ayıp iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığı ile  davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan alacağına dayanak olarak davalıya kestiği 25/08/2014 tarih ... nolu 10.793,00-TL ve 27/09/2014 tarih ... nolu 8.901,00-TL faturadan alacak bakiyesinin kaldığı, davalının 28/04/2014 tarihinde davacıya 16.000,00-TL çekle ödeme yapması ile davacının davalıdan 14/01/2015 icra takip tarihi itibariyle  3.738,00-TL alacağının kaldığı, irsaliyelerde teslim alan kısmında isim ve imzanın bulunduğu, davalının teslime itirazının olmadığı, davalının davacının kestiği 27/09/2014 tarih ... nolu fatura içeriği olan ürünlerde ayıp iddiası ile davalının 25/10/2014 tarih ... nolu fatura ile fiyat farkı açıklaması ile 3.600,00-TL fatura kestiği, davacının bu faturayı kabul etmediği ve muhasebe kayıtlarına almadığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir. Ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesinde \"malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. TTK'nın 18/3. maddesine göre tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmekte olup,  bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir. Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı  mümkün değildir. Dosya kapsamındaki deliller ile ayıp ihbarının usule uygun olarak yapıldığı yani süresi içerisinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiği hususunun ispatlanmamasına göre İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmüş ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 63,83 TL harcın, alınması gerekli olan 255,34 TL harçtan mahsubu ile bakiye 191,51 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9a3d1669618e7b2","SID":"fe0e4424fe95a3b3"}}