{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2144 <br>KARAR NO: 2023/1364<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI: 2019/164 Esas -  2020/487 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; \"müvekkilinin davalı taraftan 85.314,38-TL tutarında faturaya ilişkin alacağının mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ulaşılarak borcun ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerinde davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana bırakılmasını\" talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde duruşmalara katılmadığı ve dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Davalı asilin bilirkişi raporunun tebliğinden sonra son oturuma katılarak davacıya bir borcunun bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 85.272,47-TL  üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak 85.000.-Tl ye yasal faizi uygulanmasına, fazla istem reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davacı  % 20 icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş ise de, davalının itirazları dikkate alınarak bu inkar tazminatı istemi  yerinde görmediğimden reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davalı müvekkile yapılan tebligatlar usulsüz olduğunu, davalı müvekkil usulsüz tebligatlar nedeniyle davadan haberdar olamadığını, cevaplarını ve delillerini dosyaya sunamadığını, \"Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır'' yukarıda detaylıca belirtildiği gibi davalı müvekkile yapılan neredeyse bütün tebligatlar yasaya ve usule aykırı olup usulsüz tebligat nedeniyle davalı müvekkilin davadan haberi olmadığını ve savunma hakkı kısıtlandığını, davalı müvekkil cevap veremediğini, delil sunamamış ve kendi kayıt ve defterlerini incelemeye sunamadığını, belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararı yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi dosyasında arz ve izah ettiğimiz  ve re'sen nazara alınacak gerekçelerle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2020 tarih ve 2019/164 E. ve 2020/487 K. sayılı yasaya ve usule aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak  haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı yanca kötüniyetli olarak açılan takip ve iş bu dava nedeniyle %20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkile verilmesine,  yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı, kendisine dava dilekçesi, ön inceleme tensip zaptı, bilirkişi inceleme günü ve bilirkişi raporunun usulüne uygun tebliğ edilmeksizin yargılamanın sürdürüldüğünü, böylelikle savunma hakkının kısıtlandığını kaldı ki yargılamaya konu fatura içeriklerinde belirtilen ürünlerin sevk irsaliyelerinde imza bulunmadığı, malların teslim alınmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa  bildirilen adresin muhatabın (davalının) adres kayıt  sistemindeki  adresi  veya  başka  bir  adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve Anayasanın 36. maddesine göre herkes, yasal yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı, 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde belirtilen hukukî dinlenilme hakkını da içeren daha geniş bir haktır ve hukuk devletinin bir gereğidir.Adil yargılanma hakkı; kanunî, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma, makul süre içinde yargılanma, hakkaniyete uygun yargılanma ve hukukî dinlenilme haklarını kapsar.Hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesine göre, tarafların yargılama ile ilgili bilgi sahibi olması, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanabilmesi, mahkemenin tüm iddia ve delilleri dikkate alarak kararını gerekçeli olarak vermesi gerekir. Hukukî dinlenilme hakkına aykırılık, kanun yolu incelemesinde re’sen dikkat alınır ve Yargıtay nezdinde mutlak bozma sebebidir. Örneğin; dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmeden aleyhine hüküm kurulması, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ıslah ile artırılan talebin hüküm altına alınması (HMK.177 maddesi gerekçesi), tarafların gösterdiği deliller toplanmadan karar verilmesi, duruşmanın tayin edilen gün ve saatten önce yapılıp tarafların yokluğunda karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ihlalidir.Davalının dava tarihi itibariyle mernis adresinin dava dilekçesinde belirtilen ''... mah. ... sk. No.... Kağıthane/İstanbul'' adresi olduğu, İlk derece mahkemesince dava dilekçesi ve tensip zaptının bu adrese tebliğ edildiği, dolayısıyla TK 21/2. Maddesine göre tebligatın usule uygun olduğu ve  davalının davadan haberdar olduğu anlaşılmıştır. Ancak UYAP üzerinden yapılan kontrolde davalının mernis adresinin 07/08/2019 tarihinde ''... mah. ... sk. No.... Kağıthane/İstanbul olarak değişmesine rağmen ön inceleme duruşma gününü içerir tensip zaptının ''... mah. ... sk. No.... Kağıthane/İstanbul'' adresine tebliğ edildiği, tebliğ evrakının iade dönmesi üzerine ise aynı adrese TK 21/2. maddeye göre yeniden tebliğ çıkartıldığı, yine davalı tarafa çıkartılan ticari defter inceleme şerhini de içerir 26/11/2019 tarihli duruşma zaptı, bilirkişi raporunun da eski mernis adresine TK 21/2. maddeye göre tebliğ edildiği anlaşılmakla ilgili işlemlerin davalıya usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilmesi mümkün değildir.Bu itibarla; Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak, davalıya duruşma günü, ticari defterlerin incelemesine ilişkin meşruhatlı davetiye ile bilirkişi incelemesi gününün tebliğ ettirilip, savunma ve delillerini bildirme olanağı tanındıktan ve ticari defter ve dayanaklarını sunması sağlandıktan sonra işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken hukukî dinlenilme hakkı göz ardı edilerek, Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlayacak biçimde işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae35f122d85fee52","SID":"b7d6eb4204ab44a1"}}