{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2320 <br>KARAR NO: 2024/501<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/12/2021<br>NUMARASI: 2021/99 Esas -  2021/885 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davalı/borçlu tarafından 29.09.2019 tarihinde Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu,  işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı/borçlu tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 70.881,96 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve borçluya  Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalının, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı ... San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz Mahkemede ikame edildiğini, hasarın meydana geldiğinin iddia edildiği yerin Avcılar olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Kadıköyde olduğunu, yetkili Mahkemenin Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu sebeple davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı kurumun ileri sürdüğü hasarın, müvekkili şirketin kusuru sebebiyle meydana gelmediğini, müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu,  hastaneler, askeri binalar, tüneller, kavşaklar, toplu konut inşaatları ile ilgili alt ve üstyapı işlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin, ... Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde bozuk, çökük, hasarlı ve hizmet dışı kalmış atık su ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon işini üstlenmiş olduğunu, davacı kurumun, davalıların 29.09.2019 tarihinde Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde  yapılan çalışma esnasında gereken dikkat ve özeni göstermemesi sebebi ile enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verdiğini, bu sebeple bünyesinde maddi zarar meydana geldiği iddiası ile davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayısı ile yasal takip başlatıldığını, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı davanın usulden reddedilmesine, aksi halde davanın esastan reddedilmesine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde ; Müvekkili idarenin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev alanı içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 260  sayılı Kanun ile kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu,  müvekkili idarenin su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, olayın meydana geliş şekliyle ilgili davacı tarafın anlatımı dikkate alındığında olayın hizmet kusuruna dayalı olduğunu, bir kamu kurumunun eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargının görevine girdiğini, idare açısından dava konusu vakıanın, idarenin kamusal amacına ulaşmak için işlettiği bir işletme ve bu amaçla yürütülen bir işe ait olmadığını, tümüyle kamu yararının esas alındığının kamu hizmeti ile ilgili olduğunu, zamanaşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, yargı yolu itirazında bulunduklarını davanın idari yargının görev alanına girdiğini, husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu adreste müvekkili idare personelinin herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, tazminat talep edilen hasar ile fiil arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, müvekkili idarenin davacının iddia ettiği gibi belirtilen adreste hiçbir faaliyette bulunmadığını, dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını kanunda belirtilen şekilde döşemediği, bu sebeple zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, söz konusu adreste davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediğinden öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, aksi halde esastan reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"....1-)Davalıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyasına yapmış oldukları İTİRAZLARININ İPTALİ ile davacının davasının KISMEN KABULÜNE, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinin 696,48 TL asıl alacak, 25,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 722,25 TL üzerinden DEVAMINA, 696,48 TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari avans faizi İŞLETİLMESİNE, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Davalı ... vekilinin kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, FAZLAYA DAİR TALEPLERİN REDDİNE,  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporuna itirazlarının karşılamadığını,  gerekçeli kararda hasarın onarımında sarf edilen bedellerin hangi gerekçeyle alacak kalemlerine dahil edilmediğinin açıklanmadığını, davaya konu alacak kalemleri olan; Maddi Hasar Bedeli, Maddi Hasar Montaj Bedeli, Araç ve Personel Gideri, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli, Etüd Koordinasyon Bedeli, Manevra Bedeli, Şebeke Yıpranma Payı Bedeli ve %18 KDV tutarıyla beraber toplam 70.881,96 TL'nin tamamı üzerinden davanın kabulü gerektiğinden mahkeme ilamının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İdareleri yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, denetim yetkisi sınırlı olup, ihalenin varlığı illiyet bağı ilişkisinin kurulması için tek başına yeterli sayılamayacağını, davacının ticari avans faizi istemi olmadığı halde, icra takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına karar vermesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacağın tahsili için itirazın iptali davasıdır. Davalı ... yönünden yapılan istinaf istemine göre; 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davalının istinaf talebine konu kabul edilen miktar 722,25 TL olup,  miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre maddi tazminat talebine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın  kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine, Davacı yönünden yapılan istinaf istemine göre; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.  Madde 50 gereğince  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamaların, % 9 yasal faizin ve tüm alacak kalemleriyle ilgili tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 tarih,  2021/99 Esas -  2021/885 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 7-\t6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9dd4fd0edb13545","SID":"cfd3dac1a7cabfdf"}}