{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/471 <br>KARAR NO: 2024/428<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/11/2023<br>NUMARASI: 2021/246 E - 2023/734 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 12/02/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 28/02/2012 tarihinde ... numaralı abonelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ifa yerinin Bucak İlçesi, ... Köyü olan davacı tesisine 28/02/2012 tarihinden 25/08/2015 tarihine kadar elektrik tedarikinin davalı tarafından sağlandığını, davalının tüketicinin bağlı bulunduğu dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin Diğ. Tüm. Bağ. Sis. Kul. - Tek Terim Zaman - Ticarethane tarifesi üzerinden %26.50 oranında indirim uygulayacağı taahhüdünde bulunduğunu, müvekkilinin 2015 yılında kendisine herhangi bir indirim indirim yapılmadığını tespit ettiğini, abonelik sözleşmesini sonlandırdığını, davalının müvekkiline Erken Fesih Tazminat Bedeli başlığı altında fatura düzenlediğini ve 07/09/2015 tarihinde tahsil ettiğini, davalının neye ve hangi orana göre 2.908,91 TL fesih bedeli bulduğunun belli olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla Sözleşme Erken Fesih Tazminat Bedeli ile %26.50 indirim oranından kaynaklı bedellerin ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlike davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmede yer alan hükme rağmen faturalarda %26,50 oranında indirim uygulanmadığını tespit ettiğini iddia ettiğini, davacı fatura ve tarife üzerinden yapılacak basit bir matematik hesabı ile uygulanmadığını iddia ettiği değeri tespit edebileceğini, davacının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği haksız fesih tazminatının iadesini istediğini ve dava değerini bu bedel olarak 2.908,91 TL gösterdiğini ancak davanının talep ettiği alacak kaleminin bununla sınırlı olmadığını, davacı uygulanmadığını iddia ettiği %26,50 indirimi oranı nedeniyle ödediği bedellerin tespiti ile iadesini talep ettiği ancak bu alacak talebine ilişkin dava değeri göstermediğini ve harç yatırmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine, birim satış fiyatları ve indirim oranının sabit olmadığı taraflar arasında münakit özel hukuk sözleşmesi ile kabul edildiğinden, davacı basiretli bir tacir olarak bu sözleşme hükümleri ile bağlı olduğundan, faturalara süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının faturaları kabul etmiş sayılacağını, davacı münakit sözleşmeyi, süresinden önce ve sözleşmede belirlenen usule aykırı biçimde, müvekkile hiçbir bildirimde bulunmaksızın haksız biçimde feshettiğinden, müvekkilin mahrum kaldığı kârı, erken fesih tazminatı adı altında talep etme hakkı bulunduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"reddine\" kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise (karar tarihindeki kesinlik sınırı)17.830,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta,  davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 8.154,75 TL olup,  karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  12/02/2024     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"591c42ca8e5d02a0","SID":"1726230fa16692b9"}}