{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/456 <br>KARAR NO: 2024/100<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2020<br>NUMARASI: 2017/859 Esas, 2020/770 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, 18/10/2016 tarihli protokol ile ..., ..., ... Sitesi ... bloktaki dilatasyon boyunca (72,00 x 4,00=) 288,00 m2 radye temel altındaki zeminde 128 adet enjeksiyon deliği açılması işini KDV hariç 70.000,00 Euro karşılığı üstlendiğini, işin 23/10/2016 tarihinde tamamlandığını, 24/10/2016 tarihinde KDV dahil 82.000,00 Euro bedelli faturanın davalı iş sahibine teslim edildiğini, davalı iş sahibinin ödemede temerrüde düşmesi üzerine Ankara ... Noterliği'nden 11/01/2017 tarihinde ihtarname gönderilerek ödenmeyen iş bedelinin ödenmesinin istendiğini, ödenmeyen bedel olarak 21.866,07 Euro alacakları kaldığını ileri sürerek bu alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı yüklenicinin protokol ile üstlendiği işi süresi içinde tamamlamadığını, yetkili kişiye teslim yapmadığını, bu nedenle işin kalan kısmının ödenmediğini, mail yazışmalarından ve taraflar arasında imzalanan protokolden işin tamamlanmadığının ve ödemenin işin tamamlanmasından sonra yapılacağının anlaşılacağını, şartnameye uygun olarak işin bitmemesi ve davacı yüklenicinin SGK ödemeleri ve vergi borçlarını ödememesi ve iş bitim tutanağının tutulmaması nedeniyle temerrüde düşülmediğini, 10 gün içinde bitirilmesi gereken işin 2 yıl geçmesine rağmen bitirilmediğini ve işin yasaya uygun kabulünün yapılmamış olması nedenleriyle bakiye ödemenin yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu uygulama yerinin radye temeli üzerinde açılan enjeksiyon deliklerinin sayısının 57 adet olduğu, uygulama yerinin perde duvarlarında ise 101 adet enjeksiyon deliği açıldığı, perde duvar arkasında yapılan uygulamalarda bir sorun olmadığının keşif anında bildirilmesi nedeniyle zeminde açılan 57 adet enjeksiyon deliği üzerinde yapılan kontrolde 24 adet giriş deliğinin altında kalan toprak zemin içinde sözleşmeye uygun uygulama yapılmadığının belirlendiği, bu eksiklik nedeniyle işin toplam bedelinden % 15 oranında indirim yapılması sonucu işin toplam bedeli olan 82.600,00 Euro'dan %15' olan 12.390,00 Euro düşüldükten sonra işin gerçek bedelinin (82.600,00 - 12.390,00 =) 70.210,00 Euro olabileceği, işin bedeli için davalı tarafından veya davalı adına yapılan ödemelerin Euro karşılığı toplamı olan 60.733,93 Euro'nun düşülmesi sonucu davacı yüklenicinin kalan alacağının (70.210,00- 60.733,93=) 9.476,07 Euro olabileceği, davacı yüklenici tarafından davalıya ve dava dışı asıl işveren kooperatife Ankara .... Noterliği'nden 11/01/2017 tarihinde gönderilen ihtarnamenin 10/02/ 2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve ihtarnamede 7 günlük ödeme süresi verildiği dikkate alınarak bu sürenin dolduğu 17/02/2017 tarihinde temerrüt koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.476,07 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 17/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek  ticari temerrüd faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, işin yapımına ilişkin protokol incelendiğinde, işin konusunun açıkça ... blokta radyel temel altı zeminde 128 adet enjeksiyon deliği açılması olduğunun belirlendiğini, sözleşmede yazılı işin dışında bir başka işten yorum yoluyla çıkarım yapılamayacağını, dolayısıyla işin \"128 adet enjeksiyon deliği açılması\" olduğu noktasında herhangi bir duraksama olmamasına karşın, hatalı raporda işin delik açılmasının yanı sıra içinin dolgusunun yapılması olarak yorumlanmasının ve yerel mahkemenin de hatalı bilirkişi yorumuna gerekçesinde yer vermesinin  hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bariz matematik hatası yapıldığını,  toplamda 158 enjeksiyon deliği içinden 24 adet eksik dolgulu olan çıkarıldığında 134 adet tam ve dolgulu enjeksiyon deliği kalacağını, bilirkişinin 24 adet enjeksiyon deliği içerisinde dolgu malzemesinin yeteri kadar olmadığına dair tespitine itiraz ettikleri halde itirazlarının  değerlendirilmediğini, toplam 158 enjeksiyon deliği açıldığını bu deliklerden 101 adet perde duvarda olanların tam ve dolgulu olduğunu, zeminde yer alan 57 adet ayrı enjeksiyon deliğinin ise 24 adedinin içerisinde yeterli miktarda dolgu olmadığını tespit eden bilirkişinin matematik hesap hatasına düştüğünü, 158 -24= 134> 128  bilirkişinin eksik diye hesapladığı sayıda dahi taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenen 128 adedin üzerinde iş yapıldığının açıkça görüldüğünü, bilirkişinin matematik işlemini hatalı yapması dışında 101 adet perde duvar, 33 adet zeminde yer alan dolgusu tamam olan enjeksiyon deliklerinin tespiti ile haklı davalarının ispat edildiğini, zemindeki 57 adet enjeksiyon deliği arasında 24 adet enjeksiyon deliğinde dolgunun toprağa doğru karışması ve enjeksiyon deliğinde kısmi boşluk oluşmasının normal olduğunu, ancak bu durumun  işin eksik yapıldığı sonucunu doğurmadığını, ayrıca bilirkişi raporunun 4. sayfasının ikinci paragrafında bu kısmi boşluğun temel altında gerçekleşebilecek hareketlerden de doğabileceğini belirtmekle iddialarını doğruladığını, bilirkişinin toplamda 158 enjeksiyon deliği açıldığını tespit ettiğini, sözleşmede işin bedeline ait ilk ödemenin işin tamamı bittiğinde yapılacağının açıkça kararlaştırıldığını, dolayısıyla davalı yanın 20.000,00 Euro+KDV olarak ödediği peşinatın ve protokolden 6 gün sonra 24/10/2016 tarihinde müvekkili davacı yanca kesilerek teslim alınan ve itiraz edilmeyen faturanın işin müvekkili davacı tarafından  eksiksiz şekilde yapıldığının ve davalı yanca da teslim alındığının en önemli delili olduğunu, enjeksiyon deliklerinin doldurulması işi için ayrıca alacak davası ikame edileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, protokol imza tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde yapılarak müvekkiline teslimi gereken işin hala tüm girişimlerine rağmen tamamlanmadığını, taraflar arasında imzalanan protokolde 128 adet enjeksiyon deliğinin nereye, nasıl ve hangi şartlarda açılacağının açıkça saptandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda radye temel altındaki zeminde 57 adet enjeksiyon deliği açıldığı, bunlardan 24 adedinin sözleşmeye uygun olmadığı tespit edilmesine rağmen, bilirkişi raporunda protokolle ilintisiz olarak perde duvarında 101 enjeksiyon deliği açıldığı tespitinden bahisle, yani davacının 158 enjeksiyon deliği açtığı kabulünden hareketle, mahkemece 24/158 işlemi sonucu müvekkilince %15 oranında indirimli haliyle ödenmesi gereken bakiye iş bedeli saptamasının yerinde olmadığını, aksi halde, davalının protokolün ifasına yönelik olmayan delik açma işlemlerinin de nazara alınmış olacağını ve bu durumun ayrıca 128 delik açma işini üstlenen davacının 16.406,25 Euro'luk değerde 30 delik fazla açacağı anlamını taşıyacağından ticari hayatın olağan akışına ve mantığa da aykırılık teşkil edeceğini, mahkemece, bilirkişilerce radyel zemin altında görülen 57 delikten yalnızca 49'unda enjeksiyon borusu tespit edildiği için 24/49 işlemine ilaveten ayıplı ifa varlığı sebebiyle bakiye iş bedelinden en az %48 oranında indirim yapılması ve ayrıca müvekkilin uğradığı zararın da bu bedelden mahsuplaştırılması gerekmekteyken, bu doğrultuda bir hüküm kurulmaması ve rapora itirazlarının esas alınmadan hükme elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, mahkemece, davacı yanın 14/12/2016 tarihinde düzenlenen \"Tutanak\" başlıklı adi yazılı belge ile zemin güçlendirme işinin 24/10/2016 tarihinde tamamlandığı ifadesine dayanak göstererek işin teslimini gerçekleştirdiğini iddia ettiği ... ne müvekkili şirketin ne de dava dışı kooperatifin yetkilisi ya da çalışanı olmadığına dair itirazları üzerinde durulmadığını ve ifanın yapıldığından bahisle hüküm kurulduğunu  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 18/10/2016 tarihinde imzalanan \"Protokol\" başlıklı sözleşme ile davacı yüklenici sıfatıyla, ... Sitesi Haramidere/İstanbul adresindeki davalıya ait binada ... blokta dilatasyon boyunca (72,00 x 4,00=) 288,00 m2 radyel temel altındaki zeminde 128 adet enjeksiyon deliği açma işini üstlenmiştir. Sözleşmede işin 10 iş günü içerisinde bitirileceği ve iş bedelinin KDV hariç 72.000,00 Euro olduğu kararlaştırılmış, ödemenin işin yapılmasından sonra 20.000,00 Euro peşin, geri kalanı 90 günü geçmeyen üç eşit taksit olmak üzere 18/11/2016 tarihinde 21.000,00 Euro, 18/12/2016 tarihinde 21.000,00 Euro ve 18/01/2017 tarihinde 20.600,00 Euro şeklinde yapılacağı düzenlenmiştir.Dosyada bulunan ve mahallinde yapılantespit akabinde inşaat mühendisi ..., muhasebeci ... ve hukukçu ...  tarafından tanzim edilen 30/10/2019 tarihli bilirkişi kurul raporunda; radye temel altındaki boşlukların kimyasal ile tam olarak doldurulmadığının ortaya çıkmasının işin ayıplı değil, eksik yapıldığı şeklinde değerlendirildiği, davacı yüklenicinin, işin sahibi davalı asıl yükleniciye, sözleşme kapsamındaki işi sözleşmeye uygun olarak ayıpsız ve eksiksiz ve süresi içinde teslim ettiğini ve işin bedelini tümü ile hak ettiğini kanıtladığı görüşüne varılamadığı, davacı şirket tarafından düzenlenen 24/10/2016 tarihli KDV dahil 82.600,00 Euro bedelli faturanın davalı ticari defter kayıtlarına kayıtlandığı, davalı şirketin 20.000,00 Euro ödeme yaptığı, bir kısım alacaklarını davacıya temlik ettiği, yine kooperatif üyelerine ait olduğu düşünülen çek ve bonoları davacıya ciro ile elden teslim edilmesi sonrası davacı yanca bir kısmının tahsil edilip, bir kısmının ise icra takibine konu edildiği, bu şekilde yapılan ödemeler sonucu davacı şirketin işin bedelinden sonuç olarak 21.866,07 Euro alacağı kaldığı hususlarının taraflar arasında çekişme konusu olmadığı belirtilmiştir.Aynı bilirkişi kurulu tarafından keşif sonrası hazırlanan 24/08/2020 tarihli ek raporda; perde duvarların arka kısmına yapılan imalatlarda taraflarınca sayılabilen 101 adet delikte dolgunun yapılmış olduğu, bir başka deyişle bu imalatlarda bir boşluğun bulunmadığı, zeminde yapılan sayımlarda toplam 57 delikten 49 adedinde enjeksiyon borusunun taraflarınca görüldüğü, 8 adedinde ise bu boruların görülemediği, bir demir çubuğun deliklere sokulması suretiyle yapılan sayım ve ölçümlerde ise % 41 oranında bir sayı ile çubuğun 1 metrelik radye temel altında ilerlediği, bir başka deyişle bu deliklerde çubuğun 1 metrelik radye temel altına ilerlememesi gereken bir mesafede ilerlemekte olduğu, yanlar arasında 18/10/2016 tarihinde imzalanan “Protokol” başlıklı sözleşmede işin yapılacağı yerin “... Sitesi, ... blok, dilitasyon boyunca 72,00 x 4,00 =288,00 m2 radye temel altındaki zemin olarak yazılmasına rağmen uygulamanın fiilen aynı yerdeki perde duvar ve radye temel beton zemini üzerine yapıldığı, sözleşmede 128 adet enjeksiyon deliği açılacağı yazılmasına rağmen 101 adedin perde duvar arkasına, 57 adedin ise radye temel altına enjeksiyon  deliği açılarak uygulama yapıldığı, davacı yüklenicinin sözleşmede yazılanın üzerinde delik açıp uygulama yapmış olmasına rağmen işin sözleşmede götürü olarak belirlenen 70.000,00 Euro + KDV bedelinde bir artış yapılması isteminde bulunmadığı, yeniden yapılan denemeler sonucu perde duvar arkasındaki uygulamada bir sorun olmadığı anlaşıldığından radye temel altına yapılan ve ikinci keşifte sayısı 57 adet belirlenen enjeksiyon deliklerinden %41 oranında, yani 24 adet enjeksiyon deliği altına yeterli malzeme enjekte edilmediği veya edilmiş ise malzemenin zaman içinde temel altında gerçekleşen hareketler sonucu yetersiz kaldığı, uygulamanın yapıldığı 2016 yılı sonundan itibaren geçen 3,5 yılı aşkın süre içinde C blok perde duvarları ve zemindeki radye temel altında bir sorun ortaya çıkmadığı, ilk raporda açıklandığı gibi, 24 adet enjeksiyon deliği altına yeterli şekilde malzeme enjekte edilmemiş olmasının yapılan işte bir ayıp olarak değil, eksiklik olarak kabul edildiği için işin bedelinden bir indirim yapılması yerine, gerçekleşen işin bedelinin hesaplanması yoluna gidildiği, işin KDV dahil götürü bedelinin 82.600,00 Euro olduğu, sözleşmeye göre 128 adet delik açılarak uygulama yapılmak gerekirken toplamda 158 adet açılarak uygulama yapıldığı için eksik uygulama yapılan 24 adet delik için iş bedelinden 24/158 = %15 oranında bir indirim yapılmasının uygun olacağı, buna göre işin toplam bedeli olan  82.600,00 Euronun %15'i olan 12.390,00 Euro düşüldükten sonra (82.600,00 - 12.390,00 =) 70.210,00 Euro olarak hesaplandığı,iş bedeli için yapılan ödemelerin Euro karşılığı toplamının 60.733,93 Euro olduğu dikkate alındığında, davacı yüklenicinin kalan alacağının (70.210,00 -60.733,93) 9.476,07 Euro olarak hesaplandığı belirtilmiştir.Taraf vekillerinin istinaf itirazları kapsamında yapılan incelemede; yanlar arasında imzalanan 18/10/2016 tarihli \"Protokol\" başlıklı sözleşmede işin konusu ... blokta dilatasyon boyunca (72,00 x 4,00=) 288,00 m2 radyel temel altındaki zeminde 128 adet enjeksiyon deliği açma olarak belirlenmesine karşın, mahallinde yapılan tespit ve keşifler akabinde hazırlanan ve mahkemece hükme esas alınan  ayrıntısı yukarıda açıklanan bilirkişi raporlarında 101 adet deliğin perde duvarların arka kısmına, 57 adet deliğin ise radye zemin altına açıldığının tespit edildiği ve davada davacı yanca eser sözleşmesi haricinde perde duvara yapılan ilave işler tutarının da talep edildiği gözetildiğinde somut olayda vekâletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiği ve uyuşmazlığın da TBK’nın 529 uncu maddesinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. O halde bu açıklamalar ışığında mahkemece, Yargıtayın yerleşik  içtihat ve uygulamalarına göre sözleşme kapsamı dışında kalan perde duvar arkasına açılan deliklerin vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca davalı iş sahibinin yararına olup olmadığının değerlendirilmesi, davalı iş sahibinin yararına olduğunun tespit edilmesi halinde ise; bu imalatların işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin hesaplanması konusunda aynı bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılması, 101 adet delik yönünden bedelin bu yöntem ile, bakiye sözleşme konusu olan radye temel altına açılan delikler yönünden ise iş bedelinin sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden hesaplanması suretiyle toplam iş bedeline hükmedilmesi, ilave iş olarak nitelendirilen perde duvar arkasına açılan deliklerin davalı iş sahibi yararına olmadığının belirlenmesi halinde ise, sadece sözleşme kapsamında yapılan iş bedeli yönünden davacının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen KABULÜNE, 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2020 tarih, 2017/859 Esas, 2020/770 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatırana İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae241b7abb0936ea","SID":"3224e82d75d2563d"}}