{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - T.C Kimlik No: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br><br>DAVALI\t: ... -T.C Kimlik No:...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 01/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas  sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 10/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı ve eşinin yakın arkadaş oldukları ve ailece görüştüklerini, davalı ile eşi evlilik birliği içerisinde davalının eşinin elinde bulunan parayı batak bir şirkete yatırması ve zarar etmesi sebebiyle kavga ettiklerini ve ayrılık aşamasına geldiklerini, son dakikada müvekkili ...'in bu gelişmelerden haberi olduğunu, bunun üzerine müvekkili ... her iki tarafı evlilik birliğinin devamı için ikna etmeye çalıştıklarını, müvekkili bu paranın batak olmadığını söylediğini, bu görüşme esnasında davalı ... müvekkile eşi ...'e maddi yönden güvenmediğini, evliliklerinin ilerleyen zamanlarda bu maddi sebeplerle tekrar çökeceğini, bu yüzden eşi ...'den ayrılmak istediğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili davalıya bu evliliği devam ettirmesini, kendisinin evliliğin devam etmesi şartıyla teminat vereceğini, davalının eşi ...'in müvekkile maddi konuda söz vermesine binaen bir bono verdiğini, bu bononun arkasına da ''Bu senet sadece .... tarafından ... Kulaklıkaya ile evli olduğu sürece dilediği zaman tahsilata koyabilir.'' şeklinde şart düşüldüğünü, müvekkili burada yetersiz ifade yeteneğine binaen tam iradesini aksettirememiş, fakat senedin bir evliliğin teminatı olan bir senet olduğunu ifade ettiğini, yani bu senet herhangi bir maddi ilişkiye dayanarak verilmediğini, sadece bir evliliği kurtarma amacıyla verildiğini, nitekim bu evliliğin kurtulduğunu ve davalıyla eşinin ayrılmadığını, fakat davalı ... kötüniyetli olarak bu senedi gerçeğe aykırı şekilde doldurduğunu ve müvekkiline karşı Konya .. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, ani gelen bu icra takibine karşı müvekkilinin bocaladığını ve karşı tarafı iknaya çalıştığını, edemeyince müvekkili bu icra dosyasındaki hacizli mallarını kurtarmak amaçlı cebri icra tehdidi altında davalıya haricen 120.000,00-TL ödeme yaptığını, ödemenin davalı tarafından icra dosyasına bildirildiğini, evlilik güvencesi olarak verilen senedin bedelinin talep edilmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı bonolu ya da bonosuz herhangi bir borcu olmadığı gibi davaya konu bu bononun da karşılığının olmadığını, senet teminat olarak verilmiş olup müvekkilinin davalıya gerçek bir borcu bulunmadığını, TBK'nun 27.maddesinde sözleşmenin konusunun, gerek içerik gerekse amaç yönünden ahlakın emirlerine aykırı olmaması gerektiğini beyanla öncelikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında Konya ..İcra Dairesi .... E. sayılı takibin durdurulmasına, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde İİK madde 72/3 gereği %15 teminat karşılığı icra veznesine yatacak paraların davalıya verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin Konya ... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı icra takibinden borçlu bulunmadığının tespitine ve takibe konu bononun iptaline, takibe karşılık haricen ödenen 120.000,00 TL'nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak taraflarına iadesine, kötüniyetle hareket ederek müvekkile zarar veren davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin eşi ... ile davacının arkadaş olduklarını, davacı yanın dilekçesinde doğru beyan ettiği tek şeyin bu olduğunu, müvekkilin eşi dava dışı ...'in yük taşımacılığı yaptığını, davacı ile de bu yolla tanıştıklarını, davacı, dava dışı ...'e birlikte çalışmayı teklif ettiğini, kendisinin tırları olduğunu, şoföre ihtiyacı olduğunu söylediğini, ...'in, davacının yanında bir yıldan daha fazla çalıştığını, hatta çalışmasının yanında birlikte işte yaptıklarını, bu zaman zarfında davacı, dava dışı ...'e hiçbir ücret ödemediği gibi ortak yaptıkları işten de hiçbir kâr vermediğini, dava dışı ...'in, bir yıldan daha fazla sürede davacıdan hiçbir ücret ve kâr almadan çalışmasından dolayı aile hayatının bozulduğunu, ailesine hiçbir maddi destek sağlayamadığını, müvekkili ile eşinin boşanma aşamasına geldiğini, bunu duyan ve bilen davacı ise müvekkilin yanına gelerek ...'e gerçekte hiç ödeme yapmadığını, boşanmalarını istemediğini, gerçekte ...'e borcunun olduğunu belirterek Konya .. İcra Dairesi'nin .... Esas sırasında kayıtlı senedi verdiğini, öyle ki davacı, salt müvekkili ile dava dışı ...'in boşanmalarına vicdanen sebebiyet vermemek adına senet arkasına mezkur beyanı kendi iradesiyle yazıp ve müvekkiline verdiğini, bu nedenlerle, hiçbir somut delile dayanmadan açılan haksız davanın reddine, dava kötü niyetle ikame edildiğinden davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı ile tarafların bildirdiği deliller toplanmış olup taraflar arasında davaya konu edilen İcra Müdürlüğünün dosyası detaylıca incelenmiştir. Dava konusu takibe konu edilen bononun açıkça teminat senedi olduğunu gösterir her hangi bir ibare bulunmamaktadır. Davacı davasını ispat edecek yazılı bir delil de sunmamıştır. Davacının davalıyı bağlayan herhangi bir yazılı delili yoktur.Yargılama safhasında davacı tarafından zikredilen hususlara ilişkin muteber herhangi bir delil sunulmamış olup, yemin metni sunmak üzere tanınan kesin süre içerisinde de yemin metni sunmamıştır. Ayrıca 10/01/2023 tarihli duruşmada davacı vekili, yemin deliline dayanmadıklarını, dosyanın mevcut haliyle tekemmül ettiğini beyan etmiştir.  Bu nedenle, davacı davasını ispatlayamadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>Davacının, dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığı iddiasını ispatlar mahiyette muteber herhangi bir delil bulunmadığından ve davalının kötü niyet tazminat talebinin; İİK 72. Madde \"Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.\" hükmü gereğince mahkememizce tedbir kararı uygulandığından ve tedbir nedeniyle davalının alacağını geç almış bulunacağı ve zarara uğrayacağı anlaşılmakla kabulüne karar verilerek hüküm altına alınan 250.000,00 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 50.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davalının tazminat talebinin 250.000,00 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 50.000,00 TL yönünden kabulü ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir.  \t<br> İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiğini, öncelikle yerel mahkeme kararında \"Menfi tespit davaların da kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça borçlu borcunun varlığını inkar ediyorsa ispat yükü davalı konumunda olan alacaklıdadır.\" dediğini, ancak bir sonraki satırda da söz konusu olayda keşidecinin ... ve lehtarın davalı olduğundan bahisle taraflar arasındaki ilişkinin kambiyo senedi ilişkisi olduğunu kabul ettiğini, bu haliyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, senedin arka yüzünde yazan \"evli olduğu sürece dilediği zaman\" ibaresinin zaten teminat olduğunu açıkça gösterdiğini, yani ....'nin eşinden ayrılmaması evli olduğu sürece bunu kullanabileceğini belirten bir teminat olduğunu, söz konusu senedi kambiyo senedi olarak kabul edecek olursak (kesinlikle kabul etmemekle birlikte) senedin arkasında yazan koşul ve şart senedi her haliyle zaten geçersiz kılacağını, kambiyo senetlerinin koşul ve şarta bağlanamayacağının kanunla sabit olduğunu, ayrıca yerel mahkeme vermiş olduğu kararında dosya kapsamında taraflarına yemin deliline dayanıp dayanmayacağının  hatırlatıldığı taraflarınca da dosyanın tekemmül ettiği gerekçesiyle yemin deliline dayanmadığını belirtmelerine dayanarak açıkça teminat senedi olduğunu gösterir herhangi bir ibare olmadığından bahisle davanın hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, ayrıca mahkeme kararında teminat senedi olarak nitelendirilecek kesin ibare olmadığından söz konusu senedin kambiyo senedi olarak kabul etmek gerektiğinden bahsettiğini, ancak verilen bu kararın da doğru olmadığını, Yargıtay kararlarına bakıldığında söz konusu senet teminat senedi vasfı taşımadığı takdirde kambiyo senedi olarak değerlendirebilmek için kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımadığına bakılması gerektiğinden bahsettiğini, mahkemece Yargıtay kararlarının yanlış yorumlandığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin 10/01/2023 tarihli kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.<br>Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).<br>Davacının; davalı ve eşi ile yakın arkadaş olduklarını ve ailecek görüştüklerini, davalı ve eşine evliliklerinde sorun olması nedeniyle Konya ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasında konulan senedi davalının eşi ile olan evliliğini devam ettirmesi için teminat olarak verdiğini beyan ederek bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği,  senet metninde teminat olarak verildiğine ilişkin bir yazının bulunmadığı, davacının takibe konu senedi teminat olarak verdiğini ve bu senetten dolayı borçlu olmadığını yazılı delille ispat edemediği, ilk derece mahkemesince hatırlatılmasına rağmen davacının davalıya yemin teklifinde bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe3065c74cfa99f4","SID":"3a2a98f1714dc21c"}}