{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/50 <br>KARAR NO: 2024/92<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2023<br>NUMARASI: 2023/308 Esas, 2023/309 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati haciz<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/42 D.İş sayılı dosyasına verdiği 11/10/2023 tarihli dilekçesiyle, taraflar arasında kalıp işi ile ilgili sözleşme yapıldığını, davalı tarafından düzenlenen 14/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli senedin müvekkili şirketin alacağına karşılık verildiğini, vade tarihi geçmesine rağmen senet bedelinin ödenmediğini, müvekkili şirketin davalıya ulaşmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için başkaca borçlarını ödeyemediğini, bu sebeplerle müvekkilinin ticari hayatını devam ettirmesi ve alacağın tahsili için borçlunun mal kaçırma şüphesini ortadan kaldırmak adına, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 11/10/2023 tarih ve  2023/42 Karar sayılı karar ile, talebin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülmek üzere açıldığı, mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredildiği, bu sebeplerle, dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle değişik iş esasının kapatılması sureti ile, talebin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere, Bakırköy Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, dosya istinafa konu kararın verildiği mahkemeye tevzi edilmiştir.Mahkemece 16/10/2023 tarih, 2023/308 D.İş Esas ve 2023/309 Karar sayılı karar ile, İİK'nun 258.maddesi gereğince talebin niteliği itibariyle duruşma açılmasına gerek görülmeyerek yapılan inceleme neticesinde; talepte bulunan alacaklının, aleyhine ihtiyati haciz talep olunandan 2.500.000,00 TL tutarlı 14/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli senetten dolayı alacaklı bulunmasına ve alacağın vadesinin de gelmesine (muaccel) rağmen aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin ödemede bulunmadığı ve alacağın rehinle temin olunmadığı, bu haliyle İİK'nun 257/1. maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulü ile İİK.nun 257/1. maddesi uyarınca alacaklının 2.500.000,00 TL alacağın tahsilini sağlamak için borçluların borca yetecek miktardaki yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, İİK'nun 259/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması halinde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlarını karşılamak üzere takdiren %20'si (500.000,00 TL) oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu alınmasına karar verilmiş, bu karara karşı ... Ticaret Limited Şirketi vekilince 03/11/2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir.Mahkemece duruşma açılmak suretiyle 16/11/2023 tarihli ek karar ile, İİK'nun 258. maddesinde ihtiyati hacze aynı Kanunun 50. maddesine göre yetkili olan mahkemece karar verileceğinin hükme bağlandığı, İİK'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı, 6102 Sayılı TTK'nun 672/3.maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenleme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenleme yerinde ihtiyati haciz talep edilebileceği, somut olayda, alacaklı şirketin çeke dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunduğu,  UYAP kanalıyla yapılan sorgulamada itiraz eden borçlu ...'in yerleşim yeri adresinin Adapazarı/ Sakarya olduğunun anlaşıldığı, TTK'nın 672/3. maddesine göre ihtiyati hacze konu senedin üzerinde düzenleme yerinin İstanbul olarak belirtildiği, ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun yazılı olduğu, kanunun yetkili kıldığı mahkemelerden olmayan mahkeme tarafından verilen 16/10/2023 tarih ve 2023/308 D.iş, 2023/309 Karar sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın bu nedenle yerinde olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile mahkemenin 2023/308 D.iş Esas ve 2023/309 D.iş Karar sayılı ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesiyle, davalının usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazının bulunmadığını, davalının yetkiye yönelik itirazının; “İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olup, bono üzerindeki yetki anlaşmasına uyulmadığı aşikardır. Müvekkilin vergi kaydı talep tarihi itibariyle Sakarya' dır. Bu haliyle gerek yetki anlaşmasına gerekse genel yetki kuralına uyulmadığı anlaşılmaktadır.” şeklinde olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 19. madde 2. fıkrası son cümlesinde, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin düzenlendiğini, yetki itirazında yetkili mahkemenin açıkça, tek ve doğru olarak gösterilmesinin zorunlu olduğunu, aksi halde mahkeme, gerçek yetkili mahkemenin neresi olduğunu araştırmadan yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini,  yerel mahkemece yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi göstermediğini, HMK’ya göre; kambiyo senedi niteliğindeki bonoya dayalı borçların aranacak borçlar niteliğinde olup, bonoda belirtilen borçluların yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemeden, bonoda öngörülen yetkili mahkemeden, bonoda gösterilen ödeme yerindeki mahkemeden, bonoda ödeme yeri gösterilmemişse, bononun düzenlendiği yerdeki mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği şeklinde olduğunu, taraflarınca müvekkili firmanın, davalıdan olan alacağının ödenmemesinden ve davalının mallarını kaçırmaya çalışmasından kaynaklı olarak işleme koymuş olduğu bononun üzerinde yazan İkitelli ... Mah. ...- ... Sk. No:... Başakşehir- İstanbul adresinin bağlı bulunduğu yargı yerinde, Küçükçekmece Mahkemelerinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, mahkemece  yargılama yapma görev ve yetkisinin HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmiş olması nedeniyle dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderildiğini belirterek yerel mahkeme ek kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden iş sahibi,  karşı taraf ise yüklenicidir.Taraflar arasında kalıp işi yapılması konulu sözlü sözleşme akdedildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Karşı taraf; talep konusu senedin yanlar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğini, takip alacaklısı olan şirkete borcu olmadığını iddia etmiş, ihtiyati haciz talep eden ise; talep konusu senedin karşı tarafça dosyaya ibraz edilen sözleşmede bildirilen teminat senedi ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, senedin üzerinde “malen” yazmadığı gibi, “teminat senedidir” ya da  sözleşmeye istinaden verildiğine dair bir bilgi bulunmadığını,  karşı tarafça takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya yazılı delil sunulmadığını savunmuştur. Söz konusu sözleşme incelendiğinde; \".. kalıp bedeli ile ilgili kalıbı yapmayı üstlenen firma (...) kalıbı yaptıran firmaya (... Ltd. Şti.) teminat senedi verecektir. Senet kalıp teslim edilip, çalışma onayı alındıktan sonra iade edilecektir... denmektedir. Talep dayanağı senedin alacaklısının ... Tic. Ltd.Şti., borçlusunun ... olduğu, 14/03/2022 tanzim ve 15/08/2022 vade tarihli, 2.500.000,00 TL bedelli olup bedelin nakden ahzolunduğu görülmektedir. İİK’nun 50. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK`nun 6. maddesi, “Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir” hükmünü içermektedir.İİK’nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanun`un yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 sayılı TTK’nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK`nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir…” denmiştir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar, HMK'nın 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de (özel yetkili mahkemede) açılabilir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa, dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK. md. 17).Yetki itirazının ileri sürülme zamanının ve şeklini düzenleyen HMK'nın 19. madddesine göre; yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemenin (icra dairesinin) hangi yer mahkemesi (icra dairesi) olduğunu açıklamak zorundadır. ( bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.4.2014 tarihli, E. 2013/19-1520 ve K. 2014/524 sayılı kararı)Yetkili mahkemenin gösterilmemesi, yanlış gösterilmesi veya tereddüte yol açmayacak şekilde açık ve belirgin gösterilmemesi yetki itirazının geçersizliği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda, karşı tarafça verilen 03/11/2023 tarihli dilekçede \" “İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olup, bono üzerindeki yetki anlaşmasına uyulmadığı aşikardır. Müvekkilin vergi kaydı talep tarihi itibariyle Sakarya'dır. Bu haliyle gerek yetki anlaşmasına gerekse genel yetki kuralına uyulmadığı anlaşılmaktadır.” şeklindedir.Karşı taraf bu dilekçesiyle mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, ancak yetkili mahkemeyi açıkça belirtmemiştir. O halde yapılan bu açıklamalar ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında, HMK'nın 19.maddesi gereğince karşı tarafça mahkemenin yetkisine  usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden ve böylece icra müdürlüğünün yetkisi kesinleştiğinden yerel mahkemece yazılı şekilde yetki itirazına dayanarak ihtiyati haczin kaldırılması usul ve yasaya aykırı olmuştur Açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2023 tarih, 2023/308 D.iş, 2023/309 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2ed1037a9ac1160","SID":"1d2aa6536227e74d"}}