{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/431 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/169<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK   MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/69 Esas -  2022/145 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında \"...\" adlı eserin yayınlanması ile ilgili 26.10.2013 tarihinde, \"...\" adlı eserin yayınlanması ile ilgili 15.10.2014 tarihinde yayıncı-yazar sözleşmeleri imzaladığını, bu sözleşmeler ile eserlerin basımını, dağıtımını, yayınevi bünyesinde çıkartmayı taahhüt ettiği dergilerle, katılmayı taahhüt ettiği fuarlarla ve sair yollarla tanıtımını, editöryel ve grafik tasarım çalışmalarını, depolanmasını ve müvekkiline verilecek şifre ile internet sitesinde satış takip özelliğini kullanmasına olanak sağlamayı üstlendiğini, müvekkilinin ise  \"... adlı eserin 1000 adet basımı için 3.870,00 TL, \"...\" adlı eserin 500 adet basımı için 2.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilin bedeli zamanında ödemesine rağmen davalının; sözleşmenin 4.maddesini  ihlal ederek  \"...\" adlı eseri sözleşmede belirttiği sürede yayınlamadığını, \"...\" adlı eser ile ilgili sözleşme yapılmadan önce müvekkili ile 2014 Onur haftasından önce yayınlanacağının müzakere edildiğini, kendisine şifahen ve elektronik postalar ile taahhütte bulunduğunu, davalının bu sürelere aykırı davranması neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi zararlara uğradığını, davalının dağıtım yapma yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, kitabın davalı tarafından internet reklamlarında kullanılan dağıtım firmaları ve kitapçılara hiçbir şekilde ulaşmadığını, internet üzerinden verilen siparişlerin ya hiç ya da süresinde yerine getirilmediğini, davalının sözleşme ile üstlendiği reklam ve tanıtım çalışmalarının da  yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalı yayınevinin editör ve grafiker kadrosunun da sözleşmede ve internet sitesinde belirtildiği gibi konusunun uzmanı olmadığını, sözleşmenin 6. maddesi gereği davalının baskı için matbaaya gönderilmeden önce yazara eserin son şeklinin ortaya çıktığı kağıt ve PDF formatında örnek bir çalışma taslağının müvekkilinin onayına sunulmadığını, sözleşmenin 8. maddesi gereği, davalının üstlendiği \"...\" adlı dergileri ayda bir ya da iki ayda bir yayınladığını, dağıtıldığını, satışa sunulduğunu, dergilerin içerisinde hangi yazarların bulunduğunu, ücretsiz dağıtılıyor ise dağıtım adedini, dağıtım yerlerini, müvekkiline sözleşme süresinde yazma fırsatı verdiğini dergiyi müvekkiline ulaştırdığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin 9. maddesinde üstlendiği fuar katılımına yönelik yükümlülüğünü yerine getirmediğini, katıldığı fuarların çoğundan müvekkilini haberdar etmeyerek katılımının engellediğini, sözleşmenin 14. maddesindeki yayınevinin satış takip özelliği ile ilgili şifre verme taahhüdünü de yerine getirmediğini, müvekkilinin kitabının kaç adet sattığını takip edebilmesinin mümkün olmadığı gibi, daha sonrasında ihtarla bilgi talebine rağmen hiçbir bilgi alınamadığını, sözleşmenin 16. maddesinde müvekkiline ödenmesi gereken kitap komisyonu gelirini ve ödeme zamanını düzenlemiş olan maddeye de uyulmadığını, sözleşmenin birinin üzerinden bugüne kadar yaklaşık 2 sene, diğerinin üzerinden yaklaşık 1,5 sene geçmesine ve bu konuda ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen ne kitapların satış rakamlarını öğrenebildiğini, ne de 6 ayda bir yapılması gereken ödemelerden herhangi birinin yapılmış olmadığını, eserlerin alınan bandrol sayısında basılmadığı yönünde güçlü ve haklı bir görüş uyandığı,  bu nedenlerle 25/03/2015 tarihinde sözleşmenin taraflarınca feshedildiğini, ihtarname ve fesih bildiriminin davalıya ulaştığı tarihten itibaren 3 gün içerisinde eserlerin kaç adet basıldığını, hangi firmalara dağıtımının yapıldığını, tarihleri ile birlikte satış ve iade rakamlarını, dağıtımda olmayan kitapların muhafaza edildiği depoların bildirilerek tespitini yapabilmelerine olanak sağlanmasını, aksi takdirde davalı yayınevinin eserleri aldığı bandrol miktarında basmadığını her türlü yasal mercide dermeyan edeceklerini, tebliğden itibaren 7 gün içerisinde her iki sözleşme için ödenmiş bedelin bildirmiş oldukları hesap numarasına iadesini içeren ihtarnamenin iadeli taahhütlü posta yolu ile davalıya tebliğ edildiğini, kitapların edebi bir esere yakışacak kalitede olmadığını, müvekkilinin söz konusu hizmetler için ödemiş olduğu 5.870,00 TL'nin sözleşmenin kurulmuş olduğu tarihlerden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, yapılacak tespit neticesinde arttırılmak üzere mahrum kalınan kitap geliri olarak şimdilik 250,00 TL belirsiz alacağın ticari avans faizi ile tahsilini, 5.000,00 TL manevi zararın tahsilini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yazarın \"...\" isimli kitabının 1000 adet basımı için 26/10/2013 tarihinde 1.935,00 TL peşin ödediğini, daha sonra geri kalan 1.935,00 TL'nin de ödenmesi ile birlikte 1000 adet bandrol alındığını ve kitabın Ocak 2014 tarihinde 1000 adet basıldığını, kitabın editöryel çalışması ve taslak hallerinin 18/12/2013 tarihinde mail ile gönderildiğini ve yazarın kitap taslağını onayladığını, aynı mailde 2. ödemeyi yapması halinde kitabın basılacağının belirtildiğini, yazarın talebi üzerine 25 adedinin yazara gönderildiğini, 788 adedinin ise müvekkilinin deposunda mevcut olduğunu, geri kalan kitapların gelen talepler üzerine kitapevlerine satıldığını, \"...\" isimli kitabın 500 adet basımı için sözleşmede belirtilen 2.000,00- TL.nın ödenmesi mukabilinde 500 adet bandrol alındığını ve kitabın Haziran 2014 tarihinde 500 adet basıldığını, kitabın taslak halinin 28/05/2014 tarihinde mail ile gönderildiğini ve yazarın kitap taslağını aynı gün onayladığını ve bu kitap için 2. taksiti yatıracağını belirttiğini, yazarın talebi üzerine 50 adedinin yazara gönderildiğini, 419 adedinin ise müvekkilinin deposunda mevcut olduğunu, geri kalan kitapların gelen talepler üzerine kitapevlerine satıldığını, müvekkilinin her iki kitabı da sözleşmenin 4. Maddesine uygun olarak zamanından bastığını ve bandrollerini aldığını, mevcut sözleşmenin \"7. Dağıtım ve Satış\" başlığını taşıyan maddesinin 3. bendine göre müvekkilinin basımını yaptığı kitabın çalıştığı kitapevlerinden tedarik ve satış talebi gelirse o firmalara dağıtım yapacağının sabit olduğunu, kitabın kalitesiz basım olduğu iddialarının da yersiz olduğunu, ikinci kitap için de müvekkil ile çalışılmasının bunun aksini gösterdiğini, kitabın yayınevinin sitesinde ve sosyal ortamlarda reklamının yapıldığını, yazarın \"...\" ya da \" ...\" adlı dergilerinde yazı yazmak için bu yönde müvekkiline ulaşan yazılı hiçbir talebinin olmadığını, müvekkilinin fuarlara katılarak taahhüdünü yerine getirdiğini, yazarın müvekkiline ulaşan imza günü düzenlemesi talebi olmadığını, yazarın şifre talep eden maili üzerine kullanıcı şifresi temin edilerek verildiğini, davacının müvekkilinden kaynaklanan mahrum kaldığı kazancının olmadığını, manevi zararının da olmadığını, aksine maillerinden son derece memnun olduğunun anlaşıldığını, davacının afaki iddialarının müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/04/2018 tarih ve 2015/184 Esas - 2018/121 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 08/04/2021  tarih ve 2018/2429 Esas - 2021/747 Karar sayılı ilamı ile; \"...bilirkişi raporunda davalı yana kusur/ eksiklik olarak atfedilen hususlarla ilgili itirazları karşılar ek rapor alınarak, davalı yanın halen kusurlu bulunması halinde bedelin tamamen değil  ancak kusuru oranında kısmen iadesi  gerektiğinden davalı yanın istinaf başvurusun kabulüne.\" karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/11/2022 tarih ve 2021/69 Esas - 2022/145 Karar sayılı kararıyla; \"... bilirkişi raporu ile, davalının her iki kitaptan toplam 168 adet sattığı ancak kitap başına ödemesi gereken 5,56 TL komisyon bedelinden toplam 934,08 TL komisyon bedelini ödemediği tespit edilmiştir. Davacı vekili dosyaya sunduğu ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği 250,00 TL satış bedeli talebini 934,08 TL olarak arttırdığını beyan etmişse de,  Mahkememizce verilen ilk kararda bu dilekçeden söz edilmeden taleple bağlı kalınarak 200,00 TL komisyon bedeline hükmedildiği, davacı tarafça bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından ve bu konuda davalı lehine kazanılmış hak oluştuğundan, ıslah talebi dikkate alınmaksızın önceki karardaki gibi 200,00 TL komisyon bedelinin  temerrüt tarihi olan 11/04/2015 tarihinden itibaren  davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davalının davacıya ait romanların toplam 1500 adet olarak basım ve yayınının, tanıtımının üstlenilmesine rağmen, \"...\" adlı kitabın 32, 33, 34 ve 35. sayfalarında satır sayılarının birbirlerinden farklı oldukları, ayrıca kitabın pek çok sayfasında aynı düzensizliğin devam ettiğinin  bilirkişiler tarafından tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine göre kullanılan kağıt ve kapak tasarımının ortalama kalitenin altında kaldığı ispatlanamamış olsa dahi, bazı sayfaların satır sayılarının farklı olması durumunun baskı ve dizim hatası olduğu, kitap taslaklarının davacıya gönderilmiş olmasının davalı yayınevinin buna ilişkin kusurunu ortadan kaldırmayacağı, davacı yazara yüklenebilecek bir kusurun mevcut olmadığı, bu tür basım hataları nedeniyle davalı yayınevinin %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle 5.870,00- TL. sözleşme bedelinin %30'u olan 1.701,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, bu tür basım hataları ve tespit edilen diğer sözleşmeye aykırılıkların davalının FSEK'ten kaynaklanan manevi haklarının ve kişilik haklarının ihlali niteliğinde olmadığı, manevi tazminatın koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Mahkemece daha önce verilen kararın davalının istinafı üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi kararı ile HMK 353/1-a-6 hükmü uyarınca kaldırıldığını, bu kararın davanın esasına ilişkin değil usulüne ilişkin bir karar olduğunu, buna rağmen mahkemece  davalının dahi ileri sürmediği savunmalara gerekçede yer vererek,  birçok aleyhe değerlendirmelerde hiç gerekçe bile sunmadan usul ve yasaya aykırı davranıldığını,Yasanın (HMK 353/1-a  \"Esası incelemeden\") açık emredici hükmü karşısında BAM 16. Hukuk Dairesinin gerekçesinde bu şekilde esasa ilişkin değerlendirmelerinin yok  hükmünde olduğunu, zira Mahkeme kendisine tanınan yetkiyi aşmış ve Yargıtay dairesi de olmadığı için verdiği karar bozma kapsamında olmadığı için, devam eden Yargılamada rey açıklayarak Mahkemeyi usul ve yasaya aykırı  yönlendirdiğini, Mahkeme  maalesef  BAM 16. Hukuk Dairesinin usul ve yasaya aykırı yok hükmündeki gerekçesi ile kendini bağlı kılarak,  hatalı maddi tazminat (cezai şart), telif bedeli taleplerimizi büyük oranda, manevi tazminat talebimizi ise tümüyle reddettiğini,Mahkeme tarafından tüm emsal kararlara ve bilirkişi raporlarına rağmen  dergi yayıncılığı hükmünün ihlal edilmediği gerekçesi ile tazminat talebimiz kısmen; manevi tazminat talebimiz de tümüyle reddedildiğini, telif talebimizin de kısmen reddedildiğini,İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin Dosya No\t: 2020/1334 E.; 2022/1693K. Sayılı Kesin kararı ekte olup;  aynı konuda diğer müvekkillerim adına açtığım davalardan olup  davalı tarafı ve talep konusu ve delillerin aynı olduğunu; emsal niteliğindeki bu davada başka bir müvekkilime  dergi yayıncılığı ile ilgili cezai şart, telif ücreti ve manevi tazminata hükmedildiğini ve kararın İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi tarafından onandığını,Tarafları farklı davalarda (manevi tazminat yönünden) destekli kişisel yayıncılığa ilişkin davalarda sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde manevi tazminata hükmedildiğini, Davalı yan dergi yayınlama yükümlülüğünü ve konu ile ilgili cezai şartı düzenleyen 8. maddeyi bütünüyle ihlal ettiğini, ayda bir ya da iki ayda bir dergi yayınlamadığı gibi bu dergilerin dağtımını ve sair yükümlülükleri de yerine getirmediğini, bilirkişi raporu ile de 8.madde yükümlülüğünün ihlali nedeniyle sözleşme bedelinin iadesi gerektiği tespit edildiğini, Dergi yayınlamak her nüsha için resmi bir prosedür gerektirdiğini, bu dergiler yayınlansa idi İstanbul Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü'nde de birer nüshaları olması gerektiğini, davalı bu konuda bir alındı belgesi sunamamakta, Kadıköy'de bir ...den aldığını söylediği adi yazılı bir kağıtla savunmasına dayanak yaptığını,Davalı daha sonradan internet sitesini de değiştirerek sonradan bastığı kapakları da yayınlarımız kısmına koyduğunu, bunların hiçbir kitapçıya dağıtımı yapılmadığını; davalının baskı ile ilgili eksikliklerini sözleşme feshinden, sosyal tüketici platformlarında şikayetten ya da dava açıldıktan sonra kendi atölyesinde giderip; ne bir fatura ne de bir resmi kayıt sunmadığını, Mahkeme tarafından açık ünvanlarını ve adreslerini tespit ederek bildireceğimiz; ..., ..., ..., ... dağıtımcılarına müzekkere yazılarak kendilerine dağıtımı yapılmış ... ile ... dergilerinin hangi sayılar olduğunu ve yapılmış tanıtımlarının celbini talep edilmiştir. Bunlar celbedildikten sonra dergilerin basılıp basılmadığı ile ilgili davalının delillerinin her zaman yaratılabilecek deliller olup olmadığı hususunun da göz önünde bulundurularak dergilerin ayda bir ya da iki ayda bir basılıp basılmadığı konusunda ek rapor alınarak tespiti talebimizin haksız olarak reddedildiğini, Davalının vatankitap internet sitesinde; kitabın satışı ile ilgili kısımda  fiyat, indirimli fiyat yazan bölümün altından \"satın al\" butonunun silerek tahrif edilmiş olduğunun ve yeni çıkanlar bölümünün altının silinip boşaltılarak sanki özel olarak müvekkilin kitabının tanıtımı ve reklamının yapıldığı görüntüsü vermeye çalıştığını,Elektronik posta yazışmalarında müvekkilin kitap fuarı konusunda bilgilendirilmediği için yakındığını, yazara fuar için başvurunun ne zaman başladığı, ne zaman son bulduğu bildirilmediğini, imza günlerinin çakışmasından dolayı sorunlar yaşadıkları davalı tarafından bildirilmiş olup, bundan dolayı bu yükümlülükten kaçındıkları kanaatinde olduklarını, Sözleşmenin 9. maddesinin de ihlal edilmiş olduğunu,Davalı sözleşme yaparken (... adlı eserle ilgili) sözleşme öncesi görüşmelerde müvekkilim kitabın Onur Haftasına yetiştirileceğine yönelik güvence aldığını, müvekkil için olmazsa olmaz bu husus davalı tarafından ihlal edildiğini, bu eserin zamanında yayınlandığı hususunu kabul etmediklerini, Bu aksaklığın müvekkili manevi zarara da uğrattığını, kitabının çıkacağını tüm sosyal çevresi ve okur gruplarıyla paylaşan müvekkilimin itibarı zedelendiğini ve üzüntü duyduğunu, elektronik posta yazışmalarında müvekkilin bu konudaki talepleri ve davalının bu konudaki kusurunun görüleceğini,Müvekkilimin okurları çoğu zaman kitaplara ulaşamadıklarını ya da siparişlerin çok geç geldiğinden dolayı yakınımlarda bulunduklarını, dağıtım firmalarından gelen siparişler tespit edilebilse davalının dağıtım konusundaki ihmallerinin de görüleceğini,Davalı yayınevi üstlendiği şekilde  reklam ve tanıtım yapmadığı gibi, dağıtım faaliyetini de gerektiği gibi yerine getirmediğini, kararda davalının bu ayıplı hizmetinin göz önünde bulundurulmadığını, Editöryal çalışmanın niteliğinin düşük olduğu ve bu konuda müvekkilin sürekli uyarı ve düzeltmede bulunduğu, doğru düzgün hizmet alamadığı için hem yakındığını hem de yayınevinin görevini kendisinin yerine getirmek zorunda kaldığına ilişkin elektronik posta yazışmalarının da sabit oyduğunu,Bilirkişi raporundaki 'Destekli yayıncılık ile klasik yayıncılık arasında kağıt kalitesi olarak bir fark olabileceği, destekli yayıncılığın kar marjının düşük olduğu' gibi ifadelere katılmadıklarını, Rapordaki 'Baskı hatalarının kitap kalitesini %30 olarak düşürdüğü' tespitini kabul etmediklerini, yoğun baskı hatalı kitap yazarın da itibarını düşürdüğünü, okura ürünü iade hakkı verdiğini, bu nedenle baskı hatasının baskının ekonomik değerini %30 değil çok daha fazla düşüreceğini, Bilirikişi raporunda prova baskı yapılmamasının davalının bir kusuru olduğu tespitine katıldıklarını, fakat  bilirkişinin baskı maliyetinin en büyük maliyet olduğu yönündeki tespitinin ise kabul edilemez olduğunu, davalı yayıncının karı düşecek diye müvekkilin hatalı baskılarla dolu kitaplarının yayınlanmasının kabul edilemeyeceğini,Yukarıda açıklanan sözleşme yükümlülüklerini ihlal ve müvekkilin manevi bir bağı olan eserine ilişkin bu ayıplı ve eksik hususların; müvekkilin sosyal çevresinde onurunu zedelediğini, bir yazar olarak mesleki itibarının da zedelendiğini, uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin telif ücreti yönünden bilirkişi raporundaki hesaplamaya rağmen HMK 107. madde uyarınca harcını yatırarak miktarını arttırdığımız kısmı reddetmesinin(davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle)  usule aykırı olduğunu; İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılan ilk kararda harcını yatırdığımız bu talebimizle ilgili karar verilmediğini, ilk verilen kararın da BAM tarafından kaldırıldığını, ilk kararda bu talebimizin reddedilmeyip hiç karar verilmediğini, eğer reddedilmiş ve tarafımızca istinaf sebebi yapılmamış olsa idi  o zaman davalı lehine kazanılmış hak oluşacağını,Kaldı ki; HMK 117/2. Maddesi dahi BAM tarafından karar kaldırıldıktan sonra ıslah yapılabileceğini düzenlemişken, harcı tam ve hiçbir zaman reddedilmemiş talebimizin davalı yan için kazanılmış hak oluşturmayacağını,Ayrıca bir an için davalı için kazanılmış hak teşkil ettiği kabul edilse dahi; ilk yargılamada telif ücretinin karar verilmeyen kısmı ile ilgili aleyhimize vekalet ücretine hükmedilmemesi de (ikinci kararda aleyhe vekalet ücretine hükmedilmiştir.) tarafımız açısından neden kazanılmış hak teşkil etmediğinin anlaşılamadığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi  tazminat istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın  KISMEN KABULÜNE,  KISMEN REDDİNE; 1.701,00 TL sözleşme bedelinin ve 200,00 TL komisyon bedelinin 11.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE.\" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı ile davalı arasında  \"...\" ve  \"...\" adlı kitapların basım, yayım, dağıtım ve tanıtımı konulu iki ayrı sözleşme bulunduğu, davacının sözleşmede kararlaştırılan 3.870,00 TL ve 2.000,00 TL tutarlı ödemeleri yapmasına rağmen davalının karşı edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğinden bahisle ödediği bedelin iadesi ile 200,00 TL (bedel artırım ile  934,08 TL) maddi ve  5.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu; davalının ise, iddiaları kabul etmeyerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür.  Mahkemenin 03/04/2018 tarih ve 2015/184 Esas - 2018/121 Karar sayılı davanın (5.870,00 TL sözleşme bedeli, 200,00 TL komisyon bedeli ve 3.000,00 TL manevi tazminat üzerinden) kısmen kabulüne dair kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 08/04/2021  tarih ve 2018/2429 Esas - 2021/747 Karar sayılı ilamı ile; \"... bu durumda sözleşmenin davacı yanca feshinin ve bedel iadesinin kabul edilmesi, yayınevinin eserle ilgili yaptığı harcama ve mesaisinin nazara alınmaması ve zenginleşmesi  sonucunu doğurmaktadır. Yine somut olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı da görülmektedir. Bu nedenle bilirkişi raporunda davalı yana kusur/ eksiklik olarak atfedilen hususlarla ilgili itirazları karşılar ek rapor alınarak, davalı yanın halen kusurlu bulunması halinde bedelin tamamen değil  ancak kusuru oranında kısmen iadesi gerektiğinden davalı yanın istinaf başvurusunun kabulüne.\" karar verilmiştir. Mahkemece istinaf kararı sonrası devam eden yargılamada toplanan taraf delilleri ve alınan bilirkişi raporları ile; davaya konu kitapların davalı tarafından yayımlandığı, kitapların baskı kalitesi konusunda davalı yayınevinin yükümlülüğünü %30 oranında yerine getirmediği, sözleşmede belirtilen dergi basımı hususunun davalının dosyaya sunduğu dergi örnekleri ile kanıtlandığı, davalının Ankara Kitap Fuarına katıldığını ispatlayamadığı ancak davacının fuara katılma yönünde bir başvurusu olmadığından bu durumun doğrudan sözleşme ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, davalının  sözleşmenin 14. maddesindeki şifre verme taahhüdünü yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, ancak bu yükümlüğün ihlali durumunda sözleşme bedelinin iade edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, davalının her iki kitaptan toplam 168 adet sattığı ancak kitap başına ödemesi gereken 5,56 TL komisyon bedelinden toplam 934,08 TL komisyon bedelini ödemediği anlaşılmıştır.  Davacı  dava dilekçesinde talep ettiği 200,00 TL satış bedeli talebini 934,08 TL olarak arttırdığını beyan etmişse de, Mahkemece verilen ilk kararda bu dilekçeden söz edilmeden 200,00 TL komisyon bedeline hükmedildiği, davacı tarafça bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından ve bu konuda davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu düşüncesiyle ıslah talebi dikkate alınmaksızın ilk karardaki gibi 200,00 TL komisyon bedelinin tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.  Alınan bilirkişi raporları ile; \"...\" adlı kitabın 32, 33, 34 ve 35. sayfalarında satır sayılarının birbirlerinden farklı oldukları, ayrıca kitabın pek çok sayfasında aynı düzensizliğin devam ettiği, baskı ve dizim hatası olduğu, bu tür basım hataları nedeniyle davalı yayınevinin %30 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından; mahkemece sözleşme bedelinin %30'u olan 1.701,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, bu tür basım hataları ve tespit edilen diğer sözleşmeye aykırılıkların davalının FSEK'ten kaynaklanan manevi haklarının ve kişilik haklarının ihlali niteliğinde olmadığından manevi tazminatın koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 169,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 258,48 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f73eb1eb91899be","SID":"d37b28bd990d3ab5"}}