{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/657 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/322<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...            (...)<br>ÜYE\t: ...                (...)<br>ÜYE\t: ...              (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 08/10/2021<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACILAR\t: 1- ... - ... <br>\t2- ... - ... <br>\t3- ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [... ] Uets<br>DAVALILAR\t: 1- ... - ... ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [... ] Uets<br>\t2- ... Türk Sigorta A.Ş. -  ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [... ] Uets<br>\t3- ... - ......  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t:08/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 08/02/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.10.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/12/2017 günü davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın ... ili ... mahallesi ... bulvarı ... Kaymakamlığı önündeki yaya geçidinden geçmeye çalışmakta olan müvekkillerinin murisi ...'in yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını ve ancak tüm müdahalelere rağmen vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğunu, bu olayla ilgili olarak davalı ... aleyhine ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında taksirle ölüme neden olma suçundan dava açıldığını ve davalının 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini ayrıca  maktulün  emekli öğretmen olup emekli aylığı geliri olduğunu ve arıcılık faaliyetiyle iştigal etmekte olup bu işten de gelir elde ettiğini, müvekkilinin tüm giderlerinin maktül tarafından karşılandığını, murisin vefatı nedeniyle müvekkillerinin çok büyük acı yaşadıklarını, müvekkili ... 'nün eşini ve desteğini kaybetmenin büyük acısını yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, diğer müvekkillerinin de aynı durumda olduklarını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davalı ...'in araç sahibi olarak sorumlu olduğunu, arabuluculuktaki görüşmelerin sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, olay tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, müvekkili ... için 50.000,00 TL  destekten yoksun kalma tazminatının davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin her biri ayrı ayrı 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.   <br>ISLAH : Davacı vekili 26.06.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat bakımından ve davacı ... yönünden olmak üzere 113.726,97 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı ve derdestlik itirazında bulunduğunu, devamla dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini ve daha öce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesinin yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, yine davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda karayolları trafik kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılmasının gerektiğini, ayrıca ZMMS genel şartları ve KTK ya göre manevi tazminat taleplerinin teminat dışında tutulduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı ...'in maddi tazminat talebinin değer arttırma dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 113.726,97 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 10/06/2019  tarihinden itibaren davalılar ... ve ...'ten olay tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... ...  için 20.000,00 TL manevi tazminatı olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten olay tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalar içerdiğini ve yerel mahkemenin bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazları değerlendirmemiş olduğunu, kusur raporunda her ne kadar davalı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu oranın dosya içindeki kusur raporu ile uyuşmadığını, söz konusu kazada ...'ın %100 kusurlu olup, müvekkillerinin varisinin ise kusursuz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketine 06.11.2018 tarihli dilekçe ile müracaat ettikleri hususunun sabit olduğunu ve bu nedenle maddi tazminat yönünden sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 23.11.2018'den itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.<br>Davacılar vekilinin hükme esas alınan hesap raporundaki kusur oranı ve desteğin gelirine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda, 05.12.2017 günü saat 12:35 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile ... Bulvarını takiben Doğu istikametinden Batı istikametine seyri sırasında olay mahalli yaya geçidine geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla, seyrine göre solundan sağına doğru karşıdan karşıya geçmeye çalışan destek yaya ...'e çarpması neticesinde ölümlü davaya konu kaza meydana gelmiştir. ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen  tarihli raporda; gerçekleşen kazada davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, destek yaya ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiş ve iş bu husus itiraz ve istinaf konusu yapılmamıştır.<br>Bu durumda hükme esas alınan hesap raporunda davalının kusurunun %50 oranı üzerinden hesaplama yapılması hatalı görülmüştür. Öte yandan desteğin asgari ücretin üzerine gelir elde ettiği ispatlanamadığı yine sadece bal kovanlarının olduğu iddia ve bu iddiaya bağlı olarak desteğin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğinin kabulü mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Mevcut durum üzerine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilebilmesi bakımından; 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı ve bu karar ile uyumlu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 Esas ve 2020/8104 Karar sayılı 03/12/2020 günlü kararlarında belirtilmiş olduğu gibi TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre, davalının kusur oranının %100 olacak şekilde ve raporun hazırlandığı tarihteki asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile davacıların desteğinin 15/12/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak uğramış zararlar 15.01.2024 havale tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. İş bu bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş ve itirazları değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı eş ... için 349.734,93 TL olduğu anlaşılmıştır. <br>Öte yandan, <br>davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihi için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ZMSS poliçe teminat limiti 330.000,00 TL olmakla, teminat limitinin aşıldığı, ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun teminat limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu tespit edilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 357.maddesi gereğince istinaf aşamasında ıslah yapılamayacağından davacının 26.06.2021 tarihli ıslah dilekçesindeki fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğu dikkate alınarak ıslah dilekçesinde belirtilen 113.726,97 TL üzerinden maddi tazminata hükmedildiği ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.<br>Davacılar vekilin, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. <br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. <br>Somut olayda, davalı sigorta şirketine 06.11.2018 tarihli dilekçe ile müracaat ettikleri hususunun sabit olduğunu ve bu nedenle maddi tazminat yönünden sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 23.11.2018'den itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.<br>Davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br><br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda 15.12.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'in işleteni olduğu aracın, davacılar murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; <br> HMK 353/1-b-2 maddesine göre \"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.10.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı ...'in maddi tazminat talebinin değer arttırma dilekçesi doğrultusunda KABULÜNE, <br>-113.726,97 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 10/06/2019  tarihinden itibaren davalılar ... ve ...'ten olay tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, <br>-Fazlaya ilişkin hakların SAKLI TUTULMASINA, (Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına)<br>3-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KABULÜ ile,<br>-Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... ...  için 100.000,00 TL manevi tazminatı olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten olay tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>Harç yönünden:<br>4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden davalılardan alınması gereken  7.768,69 TL karar harcından,  peşin alınan 1.195,43 TL harç ve 220,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.415,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.353,26‬ TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-)Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat yönünden davalılardan alınması gereken 20.493,00\tTL karar harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>c-)İlk derece mahkemesince 08.10.2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>ç-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,<br>5- Davacılar vekili tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ile 1.195,43 TL nispi peşin harç  ve 220,00 TL ıslah harcının toplamı olan  maddi tazminat yönünden alınan 1.459,83 TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>Vekalet ücreti yönünden:<br>6-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.754,06 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine,  <br>7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,  <br>8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,  <br>9-Davacı ... ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,  <br>Yargılama gideri yönünden: <br>8-Davacılar vekili tarafından maddi tazminat yönünden yapılan toplam 2.061,40 TL yargılama giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>9-Arabulucuya ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince tüm  davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından:<br>11-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>13-Davacılar tarafından yapılan 501,20 TL istinaf yargılama gideri ile 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.001,20 TL istinaf yargılama ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  davacılar ... ve ... yönünden KESİN olmak üzere, davacı ... yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi.08/02/2024<br><br>\t\t\t\t<br> ...                ...                 ...              ...<br>  Başkan ...                 Üye  ...                   Üye ...                   Katip  ...            MUHALİF                <br> <br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ <br><br>Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından her ne kadar davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aktüer bilirkişisinden yeniden hesap raporu alınarak davacının zararı 349.734,93 TL olarak belirlenmiş ve bu miktara göre davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulması şeklinde karar verilmiş ise de bu davacı için belirlenen maddi tazminata ilişkin karara katılmamaktayım. Bunun haricinde Dairemiz kararının sair kısımlarına aynen iştirak etmekteyim. <br>Davacılar vekili desteğin vefatı nedeni ile uğramış oldukları zararın tazmini amacı ile destekten yoksun kalma isteminde bulunmuşlardır. Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 22.05.2021 günlü bilirkişi raporu ile davacı eş ... için 113.726,97 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmıştır. Ne var ki söz konusu bilirkişi raporunda maddi hata sonucu kazanın oluşumunda desteğin kusuru %50 olarak kabul edilmiş ve buna göre zarar miktarı belirlenmiştir. Ancak dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgelerden kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu noktada bilirkişi tarafından belirlenen 113.726,97 TL'lik destek zararının davalının tam kusurlu olması nedeni ile 227.453,94 TL olarak kabulü ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bunun haricinde aktüer bilirkişi raporunda hesaplama yöntemi ve gelire ilişkin olarak herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davacılar vekili söz konusu bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de bu itirazların desteğin gelirinin eksik alındığı, yaşam tablosuna göre basit dönemin hatalı belirlendiği ve sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilerek buna göre ek rapor alınması istenmiştir. Davalının bu itirazlarına ilişkin olarak mahkemesince 25.06.2021 günlü ara karar ile itirazların reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde de davacıların desteğin gelirine ve pasif dönemin hatalı belirlendiğine ilişkin itirazları ret olunmuştur. Bu noktada artık davacılar tarafından söz konusu aktüer bilirkişi raporuna karşı itiraz edildiğinin kabulü ile dairemizin karar tarihi olan 2024 tarihine göre asgari ücret verileri kullanılarak zarar hesabı yapılması doğru değildir. Zira davacının yapmış olduğu itirazlar doğru olmadığı gibi sigortalı araç sürücüsünün kusuruna ilişkin itirazı ise basit matematik hesabı ile giderilebilmektedir. Bu yönüyle ek rapor alınmasına gerek duyulmamaktadır. Bu nedenlerle dairemizce 2024 yılı asgari ücret verileri kullanılarak hesap raporu alınıp buna göre davacı eş ... 'nün zararının daha yüksek miktarda belirlenerek bu davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak karar verilmiş olmasının doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğunun kararına bu yönüyle katılmamaktayım. <br>\t\t\t\t                            MUHALİF <br>\t\t\t\t\tBAŞKAN ...<br>\t\t\t\t\t<br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a4746e2e369285f","SID":"978c6a7917797030"}}