{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/972 - Karar No:2024/77<br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2023/972 <br>KARAR NO\t: 2024/77<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/428 E-2021/39 K<br><br>ASIL DAVADA:<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit, Çeklerin iptali (Eser Sözleşmesinden \t\t\t  Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2024<br> <br>\t\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve çeklerin iptali istemlerine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı  süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline gönderilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tAsıl davada davacı vekili: Müvekkili şirket ile Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü arasında 07.07.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile Sakarya Kaynarca Entegre İlçe Hastanesi Ek Bina (15 yatak) yapım işinin üstlenildiğini, bu sözleşme kapsamında elektrik ve tesisat işlerinin, malzeme ve işçilik dahil anahtar teslimi yapımı hususunda müvekkili ile davalı ... (...) arasında Ağustos 2015 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in taşeronluk sözleşmesi gereği üzerine düşen edimlerin hiçbirini yerine getirmediğini, yapılması gereken işler davalı tarafından tam ve gereği gibi yapılmadığından müvekkili ile davalı ... arasında 08.04.2016 tarihli protokol imzalandığını, bu protokole göre taahhüt edilen işlerin yapılmadığının açıkça kabul edildiğini,  12.04.2016 - 06.05.2016 tarihleri arasında yapılmayan tüm işlerin tamamlanacağı, aksi halde, geciken işlerde ...’e %50 oranında ceza uygulanacağının hükme bağlandığını,  davalıya ayrıca ... Şubesine ait  ... Tes. İnş…Ltd.Şti adına yazılı 7001203 nolu 26.06.2016 tarihli 30.000,00 TL bedelli, 7001204 nolu 26.07.2016 tarihli 30.000,00 TL bedelli, 7001209 nolu 28.07.2016 tarihli 40.000,00 TL bedelli, 7001210 nolu 27.08.2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 200.000,00 TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, davalı ...’in 12.04.2016 tarihinde işe başlaması beklenirken 12.04.2016 tarihinde Karşıyaka 5.Noterliğinden keşide ettiği  11332 yevmiye nolu ihtarname ile hak etmediği bakiye alacağını talep ettiğini ve sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalıya gönderilen cevabı ihtarnamede, işleri noksan bıraktığı bu nedenle kendisine verilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, ancak ihtara cevap verilmediğini, davalı tarafından yapılması gereken işlerin büyük bir kısmının müvekkili tarafından yapıldığını, yine davalıya yapmış olduğu işlere karşılık ödemelerin fazlasıyla yapıldığını, çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olduğunu belirterek, davalıya verilen bedelleri toplamı 200.000,00 TL olan 4 adet çekin iptaline, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davacı vekili: Asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak davalı ...’e verilen çekler için borcu olmadığının tespiti istemi ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/428 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve çekler üzerine ödenmemesi için tedbir kararı verildiğini, açılan bu dava üzerine davalıların davayı akim bırakmak için çeki muvazaalı olarak davalı ...’a ciro ettiklerini, davalı ...’un müvekkili hakkında Ankara 10. İcra Dairesinin 2016/18835 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek, söz konusu icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çeklerin müvekkiline iadesine, dosyanın 2016/428 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t\t\tAsıl ve birleşen davada davalı ...…Ltd.Şti.vekili: Davacı ile akdedilen sözleşme gereğince hakedişlerin ödenmediğini, 12.04.2016 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini, dava konusu çeklerin ihtar içeriğinde sunulan sebepler nedeniyle müvekkilinin alacağına mahsuben vekili uhdesinde bulundurulduğunu, müvekkilinin yaklaşık işin %50’lik kısmını tamamladığını, davacının müvekkiline üstlendiği işle ilgili herhangi bir bildirimde bulunmadığını, kendisine sözleşmenin feshedildiğine dair ihtar çekildikten sonra iş bu menfi tespit davasını açtığını, çeklerin bedelsiz olduğuna dair davacı iddialarının yerinde olmadığını, müvekkillerinin hakedişlerinin büyük bir kısmının ödenmediğini, bu nedenle sözleşmenin davalı ... tarafından feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davalı ... vekili: Bahse konu Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/18835 sayılı takip dosyasında davacı ...…Ltd.Şti ile davalı ...…Ltd.Şti.’nin borçlu olduğunu, takibe konu çekin süresinde müvekkilince bankaya ibraz edildiğini, ancak çek bedelinin tedbir kararı olduğu gerekçesiyle ödenmediğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili ile diğer davalı ... şirketi arasında ekli faturalardan da anlaşılacağı üzere ... şirketinin davacıdan ihalesini aldığı Sakarya’da yapmakta olduğu hastanenin yapımı için bir kısım malları müvekkilinden temin ettiğini, ancak bu malların bedelinin ödenmediğini, ödemenin bir kısmının ... şirketinin lehtarı olduğu davacı şirket tarafından keşide edilen 40.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline ciro edilerek yapıldığını, diğer kısmın nakit olarak ödeneceğinin belirtilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacının muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak davacının icra takibini sürüncemede bırakmak istediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine, 2016/18835  sayılı takip dosyası üzerindeki tedbirin kaldırılarak icra dosyasına yatırılan alacak miktarı ile birlikte mahkeme  dosyasına yatırılan  teminat miktarının müvekkiline ödenmesine, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince: Dava ve birleşen davada uyuşmazlığın, davacı ile davalı ... arasında kurulan eser sözleşmesi gereğınce diğer davalı ... Ltd.Şti adına keşide edilen çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı, çeklerden dolayı davacının herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığı, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/18835 sayılı takip dosyasında davacının borçlu bulunup bulunmadığı konularına ilişkin olduğu, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/18835 sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ... İnş... Ltd. Şti. ve ....Ltd. Şti olduğu, 44.120,00 TL alacak için takip başlatıldığının görüldüğü, Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6464 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ... İnş...Ltd. Şti. ve ....Ltd. Şti. olduğu 44.120,00TL alacak için takip başlatıldığının görüldüğü, Sağlık Bakanlığı ve davacı firma arasında ihalesi yapılan \"Sakarya Kaynarca Entegre İlçe Hastanesi Ek Bina ( 15 Yatak) Yapım İşi\"ni davacı firmanın yapım işini üstlendiği,  bu iş için davalı ... Elektrik şirketi ile davacının 08/04/2016 tarihli Elektrik Mekanik Tesisat işleri adı altında elektrik mekanik işleri için malzeme+işçilik anahtar teslimi 22 maddeden oluşan imalatları yapım sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 1.625.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenen 08.04.2016 tarihli protokolün incelenmesinde; dava konusu inşaat işinin 06.05.2016 tarihi itibariyle hakedişsel bazda % 90 seviyesinde olacağını, termin programında gecikme olduğu takdirde % 40 ceza uygulanacağının kararlaştırılarak iş program tablosunun protokole alınmış olduğunun görüldüğü, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişi heyetinden bilirkişi rapor ve ek raporlarının alındığı, somut olayda; davacı ile davalı ... Elektrik... Şti arasında yukarıda belirtilen yapım işinin \"Elektrik Mekanik Tesisat İşleri\" imalatlarının yapılması için 2015 yılında yapım sözleşmesi yapıldığı, daha sonra ise 08/04/2016 tarihinde protokol yapıldığı, ilk sözleşmeye göre elektrik ve mekanik işleri için malzeme+işçilik dahil komple anahtar teslimi 1.625.000,00 TL bedel belirlendiği, taraflar arasında yapılan 08/04/2016 tarihli protokolden 4 gün sonra davalı ... Ltd. Şti'nin Karşıyaka Noterliğinden çekmiş olduğu ihtarnamede; \"müvekkili firma tarafından işin yaklaşık %15'ine tekabül eden hakediş onaylarına binaen 15/02/2016 tarih 1751 nolu 110.330,00 TL bedelli fatura ile 11/03/2016 tarih 1755 nolu 170.215,00 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 280.545,00 TL fatura kesilerek şirketinize gönderilmiştir. İş bu faturalara istinaden tarafınızca nakit tutar olan 112.218,00 TL ödenmesi gerekir iken şirketinizce yalnızca 20.000,00 TL nakit ödeme yapılmıştır. Öte taraftan firmanız tarafından iş sahibi Sağlık Bakanlığı ile 8(sekiz) adet hakediş işlemleri yapılır iken müvekkil firma ile sözleşme tarihinden itibaren yalnızca 2(iki) adet hakediş işlemi yapılarak müvekkil firmanın yapmış olduğu iş seviyelerinin çok çok altında hakediş işlemleri gerçekleştirilerek müvekkil firma zarara uğratılmıştır.İş bu sözleşme gereği müvekkil firma bu tarih itibariyle işin yaklaşık %50'lik kısmını tamamlamış olup, tarafınıza düşen yükümlülüklerin zamanında ve eksiksiz yerine getirilmemesinden ötürü doğmuş/doğacak zarar ve ziyanlarına ve dahi işin seviyesi itibariyle yapılan işlerin tutarlarından mahsup edilmek üzere; tarafınızca müvekkil firmaya teslim edilen avans niteliğindeki 26/06/2016 tarih 30.000,00 TL bedelli çek, 26/07/2016 tarih 30.000,00 TL bedelli çek, 27/07/2016 Tarih 40.000,00 TL bedelli çek ve 27/08/2016 tarih 100.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplam 200.000,00 TL bedelli çekler müvekkil firmanın uhdesinde tutulmaktadır\". denilerek sözleşmenin feshedildiğini, davacı taraf her ne kadar davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlüğü yerine getirmediğini iddia etmişse de, davacı tarafça sözleşme feshedilmeden önce işin hiç yerine getirilmediği ya da gereği gibi yapılmadığı yönünde davalı tarafa çektiği herhangi bir ihtar ve bu konuda tutulmuş bir tutanak bulunmadığı ve yine davacı taraf, davalı tarafından yapılması gereken işler tam ve gereği gibi yapılmadığından kendileri ile davalı ...- ... Elektr... Ltd. Şti.  arasında 08/04/2016 tarihli protokol imzalandığı iddia edilse de bu protokolün hangi amaçla yapıldığı protokol metninden anlaşılmadığı, yani bu protokolün ne amaçla düzenlendiğinin açıkça  yazılmadığı, taraflar arasındaki hakedişler dosyaya sunulmadığından, davacının Sağlık Bakanlığı ile yapmış olduğu hakedişlere göre yapılan incelemede; 12/4/2016  tarihli fesihten önce 6 tane hakedişin davacı tarafça düzenlenerek Sağlık Bakanlığına sunulduğu ve bu hakedişlere göre işin hangi seviyede olduğu  09/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslimi malzeme+işçilik dahil toplam bedelinin 1.625.000,00 TL olarak kararlaştırıldığından bu meblağın %23,54'lük kısmına tekabül eden miktarın 382.532,95 TL olduğu, fesihden sonraki kısmın davacı tarafça yaptırıldığı, yine bilirkişi raporuna göre, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan dava konusu çekler de dahil 364.275,55 TL avanstan alacaklı olduğu dolayısıyla davalının yapmış olduğu 382.532,95 TL'lik iş nazara alınarak davacının her hangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davanın reddine, dava konusu çeklerin davalılara ödenmemesi yönündeki 09.05.2016 ve 12.12.2016 tarihli mahkemece verilen tedbirlerin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı Sağlık Bakanlığı arasında tutulan tutanak değerlendirilmeden karar verildiğini, kararın yalnızca bilirkişi raporu dikkate alınarak verildiğini, söz konusu bilirkişi raporunda müvekkili şirket ile Sağlık Bakanlığı arasındaki hak edişlere göre hesaplama yapıldığını ve davacının buna göre işin %23,54'ünü yaptığı varsayımından hareket edildiğini, ancak, bu şekilde yorum yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının işin %23,54'ünü tamamladığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin 12.04.2016 tarihi itibariyle 497.403,59TL hak ediş aldığı, bunun da sözleşme bedelinin %23,54'üne denk geldiği, dolayısıyla davalının da işin %23,54'ünü tamamladığı şeklinde yorum yoluyla tespitler yapıldığnı, ancak, bu tarihten sadece 2 gün sonra, 14.04.2016 tarihinde müvekkili şirket ile dava dışı Sağlık Bakanlığı arasında tutulan tutanakta  elektrik-mekanik işlerin çok geride kaldığı, %85-90 seviyelerinde olması gerekirken elektrik tesisatın %3-3,5, mekanik tesisatın %7,5-8 seviyelerinde olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından varsayımlara dayanılarak görüş bildirildiğini, davalının elektrik ve mekanik tesisatını tamamlama seviyesi dosyada mevcut belgelerde kesin olarak anlaşılmasına rağmen bu belgelerin görmezden gelindiğini, müvekkilinin davalıya çekler hariç işin %7,5-8'inden daha fazla bir ücret ödediğinin de dosya kapsamından anlaşıldığını, buna rağmen bilirkişi raporunda salt müvekkilin dava dışı Sağlık Bakanlığı'ndan hak edişlerin %23,54'ünü alması gerekçe gösterilerek davalının da üzerine düşen işin %23,54'ünü yaptığı şeklinde görüş bildirildiğini, mahkemece de bu görüşe itibar edilerek hüküm kurulduğunu, bu nedenle hükmün kaldırılması gerektiğini, davacının işçilerinin ücretlerini ödemediği hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu iş yapılmadığından işçilerinin ücretlerini ve sigortasını da ödemediğini, bu ödemelerin de müvekkili şirket tarafından yapıldığını, hatta işçiler için sigorta dosyası açıldığını ve bunun da ödemesini müvekkilinin yaptığını, esasında davalının iş tamamlama durumuna göre SGK'ya yatırması gerektiğini, dava konusu edilen dönemde davalı işçilerinin tespit edilerek ücret ve maaşlarının davalı tarafından yatırılıp yatırılmadığının araştırılması sonucunda da davalının işi bilirkişi raporunda tespit edilen oranda bitirmediğinin anlaşılacağını, ancak mahkemece bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, işçilerin ücretlerini ve sigortasını yatırıp yatırmadığı dahi araştırılmadan hüküm kurulması açısından elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davalı  ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece   asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olsa da cevap dilekçesinde icra inkar tazminatı da talep edilmiş olmasına rağmen müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, kaldı ki yasal düzenleme  ve yerleşik Yargıtay uygulamaları sebebiyle tazminat talebi olmasaydı bile müvekkili lehine  %20'den aşağı olmayacak şekilde resen tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacak hakkı bakımından iyiniyetli 3. kişi hamil konumunda olduğunu, tüm dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporunda davacının davasının haksız olduğu açık olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olsa da İİK'nun 72/4. maddesi hükmü gözetilmeksizin müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmediğini,  davacı tarafça müvekkilinin zararlarının karşılanması için dosyaya yatırılan teminat konusunda da bir hüküm verilmediğini, müvekkilinin uzun süren yargılama neticesinde yıllarca alacağını alamadığını, ödemelerini yapamaması sebebiyle hakkında icra dosyaları açıldığını ve zarara uğradığını, davanın reddine karar verildiğini ve tedbir kararının da kalkmasına karar verilmiş olmasına rağmen icra müdürlüğünün hatalı olarak Asliye Ticaret Mahkemesi  kararının kesinleşmesi gerektiğini  gerekçe göstererek hala alacağını müvekkilinin tahsil edemediğini, müvekkilinin uzun süren dava süreci boyunca ödemelerinde sıkıntıya girdiğini ve hakkında açılan icra dosyaları sebebiyle zarara uğradığını, müvekkili lehine tazminata hükmedilmemiş olması ve teminatın müvekkiline verilmesi konusunda hüküm kurulmamış olması nedeniyle kararın bozularak müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi ve dosyaya yatırılan teminatın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tAsıl ve birleşen dava, menfi tespit ve çeklerin iptali istemlerine  ilişkin olup mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı  asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\t Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf  başvurusu yerinde görülmemiş  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tBirleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusuna gelince; birleşen davada davacı tarafın talebi üzerine mahkemenin 12/12/2016 tarihli ara kararı ile alacak miktarı olan 40.000,00 TL 'nin %15 'i olan  6.000,00  TL'lik teminat karşılığında davacı tarafın  tedbir isteminin kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğünün  2016/18835 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde,  icra veznesine yatırılmış veya yatıralacak paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi için İİK.nun 72/3 maddesi uyarınca  ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği ve teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin uygulandığı anlaşılmaktadır. <br>\tBu durumda birleşen davada davalı alacaklı ... lehine İİK'nın 72/4. maddesinde öngörülen %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözden  kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, birleşen davaya ilişkin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, birleşen davaya dayanak takipte icra veznesine yatırılmış veya yatırılacak paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi için İİK.nun 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulduğundan davalı ... lehine tazminata hükmedilmek suretiyle davanın reddine dair esas hakkında  yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-)Birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t\t\t Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  14/01/2021 tarih ve 2016/428 Esas- 2021/39 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\tA-)Asıl Davada:<br>\t3-) Davanın reddine, <br>\t4-)Alınması gerekli  59,30 TL harcın, peşin alınan 3.415,50 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 3.356,20  TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde yatırana iadesine, \t<br>\t\t5-)Davalı ... Elektrik... Ltd. Şti kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT. 3,13  maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 22.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,  <br>\t  6-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t 7-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>\t \tB) Birleşen Davada:<br>\t  8-) Davanın reddine, <br>\t 9-) İİK'nın 72/4. maddesi gereğince dava konusu asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan 8.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,  <br>\t 10-) Alınması gerekli  427,60 TL harcın, peşin alınan 683,10 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 255,50 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde davacıya iadesine,  <br>\t\t11-) Davalılardan ... ve ....Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  vekille temsil olunan adı geçen davalılara ödenmesine,<br>\t12-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t13-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,  <br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>  14-)Harçlar Kanunu gereğince asıl dava için davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından ödenen 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın asıl davanın davacısından tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br> 15-)Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava için davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından ödenen 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın birleşen davanın davacısından tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>16-) Birleşen davada davalı ... tarafından ödenen 683,10 TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>17-)İstinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvurma harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>18-)Birleşen davada davalı ... tarafından ödenen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının birleşen davanın davacısından alınarak birleşen davada davalı ...'a verilmesine,<br>19-)Birleşen davada davalı ... tarafından yapılan istinaf masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak  07/02/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t\t<br><br>     Başkan  ...                   Üye ...\t            Üye ...                   Katip ...\t<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66ae86017a9a8361","SID":"6ff2817b1c23042d"}}