{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/976 Esas<br>KARAR NO: 2024/200<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/03/2023<br>NUMARASI: 2022/4 Esas 2023/63 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Patent (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin reklam pano ve çerçeveleri imalat ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini ve \"...\" adlı çerçeveyi ... sayılı patent ile TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalının ise davacıya ait tescilli patentin davalı tarafça taklit edilmek suretiyle üretilip daha düşük fiyatla piyasaya sürüldüğünü, dava konusu üründe patent ile koruma altına alınan kısmın \"çerçevedeki alt gövdenin ve gövdenin köşelerinin monoblok şekilde tek seferde plastik enjeksiyondan çıkması\" olduğunu, bu yeniliğin çerçevenin üretiminde kolaylık ve sağlamlık getirdiğini, davalının da çerçevenin bu bölümünü taklit ettiğini, davalının eyleminin müvekkilinin patent hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu sebeplerle meydana gelen tecavüzün önlenmesine, taklit ürünlerin toplatılarak imhasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının taklit diye sunduğu ürünün müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin gerçek ürünü ile davacının patenti kıyaslandığında gerek genel işlevsellik, gerek parçaları itibariyle bunların hiç bir ortak özelliklerinin bulunmadığının görüleceğini, tarafların ürünlerinin teknik olarak da farklı olduğunu, davalının dava konusu patent kapsamına giren bir üretim veya bu şekilde elde edilmiş bir ürünün satışını yapmaması nedeniyle tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, talep edilen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince 29/11/2018 tarih 2015/59 E. ve 2018/339 K.sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin  02/12/2021 tarih, 2019/198 E. ve 2021/2055 K.sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderilecek şekilde kök ve ek rapor alındığı, 551 sayılı KHK hükümlerine göre yapılan incelemede,  davalıya ait değiştirilebilir çerçeve ürününün davacıya ait ... nolu patentin koruma kapsamında olduğu, davalıya ait çerçeve ürününün üretim metodunun davacıya ait ... nolu patent ile korunan metodun koruma kapsamında kalmadığına dair görüş bildirildiği, davalının ürünün davacı adına tescilli ... tescil numaralı patentin koruma kapsamında kalması nedeniyle, davalının davacıya ait patentten kaynaklanan haklara tecavüz ettiği, bu nedenle davacının maddi tazminat talep edebileceği, davalının davaya konu ürünlerden ne kadar gelir elde ettiğinin kesin olarak hesaplanamadığı, ancak davacı tarafça her iki patentten kaynaklanan haklarına tecavüz nedeniyle talep edilen 10.000,00 TL tazminattan 5.000,00 TL'sinin ... tescil numaralı patent için talep edilmiş olduğu, bu tutarın da davaya konu ürünün özelliklerine ve tecavüzün devam ettiği süreye göre hakkaniyete uygun bir tazminat olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının davacıya ait ... numaralı patentinin koruma kapsamında kalan çerçeve ürününün üretimini ve satışını yapmak suretiyle davacının patentten kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının patente tecavüz eylemlerinin önlenmesine, tecavüz konusu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan araçların toplatılarak karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhalarına, 5.000-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ... tescil numaralı patente ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Tecavüz iddiasını kabul etmediklerini, bu yöndeki kararın  usul ve yasaya aykırı olduğunu,  -Müvekkiline ait olduğu iddia edilen ürün incelendiğinde entegre menteşe sistemi kullanılmadığı, klasik menteşe sisteminin kullanıldığının açık olduğunu, bu yöndeki itirazlarının incelenmeden karar tesis edildiğini, -Karara dayanak 08/08/2022 tarihli rapor ile dosyada mevcut diğer raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, aksine çelişkilerin daha da arttığını,-Tazminat hesaplamasının eksik ve hatalı inceleme neticesinde yapıldığını, beyanlarının  delillerinin dikkate alınmadığını, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava  davacı adına tescilli ... numaralı patente konu ürünün davalı tarafından taklit edilmek suretiyle üretilmesi ve piyasaya sunulması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için kök ve ek bilirkişi raporları alındığı, alınan raporda davalıya ait değiştirilebilir çerçeve ürününün davacıya ait ... nolu patentin koruma kapsamında olduğu, davalıya ait çerçeve ürününün üretim metodunun davacıya ait ... nolu patent ile korunan metodun koruma kapsamında kalmadığının tespit edildiği, alınan kök ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının davaya konu ürünlerden ne kadar gelir elde ettiğinin kesin olarak hesaplanamaması nedeniyle Mahkemece belirlenen tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  247,7 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"937fdc69fb77eb8a","SID":"a0d6fa848ea188e4"}}