{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1111 Esas<br>KARAR NO: 2024/214<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2023<br>NUMARASI: 2020/14 Esas  2023/109 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, takibine konu teşkil eden senet üzerindeki imzaların müvekkilinin okuma yazması olmadığı için hükümsüz olduğunu, ayrıca davalının  müvekkilini hileli davranışlarla kandırmak sureti ile imzalatıldığını, davalının 2017-2019 yılları arası  müvekkilinin kiracısı olduğunu, kira ödemesi sırasında davacının müvekkiline bir evrak imzalatmak istediğini, müvekkilinin de kira bedeline dair evrak imzaladığı inancı ve saiki ile davalının müvekkilin önüne koyduğu evrakı imzaladığını, bu hususta davalı hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açıldığını ileri sürerek, davaya konu icra dosyasından dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve müvekkilinin eşi ile yaptığı kira sözleşmesinden okur-yazar olduğunun açıkça anlaşıldığını, öte yandan davacının, kendi hesabına para yatırdığını, çektiğini, okuma yazması olmayan birisinin bankadan imza atarak para çekmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının kiracısı iken müvekkilinin eşinin bu daireyi beğenmesi ve fiyatının da uygun olması nedeniyle satın almaya karar verdiklerini, müvekkilinin davacı ile 2019 Mayıs ayında anlaştıklarını ve kardeşinin ve kendisinin bankadan çektikleri toplam 150.000-TL'yi 20/05/2019 tarihinde müvekkilinin elden davacıya teslim ederek, karşılığında senet aldığını, daha sonra gayrimenkul devri için 100.000 TL daha istemesi üzerine müvekkilinin bu satıştan vazgeçtiğini, burada mağdur edilen müvekkilinin kendisi olduğunu savunarak davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet  tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu takibe ilişkin davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonrasında davalı hakkında İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/9-323 E-K sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesin ceza mahkumiyet hükmünün mahkemeyi bağladığı, davacı aleyhine başlatılan takibe konu senedin davacının yaşlılık ve dikkatsizliğinden istifade edilerek, iradesinin yanıltılması suretiyle alındığının sabit olduğu, davalının takibe konu senedin lehdarı, davacının ise keşideci konumunda olduğu, arada başka ciranta bulunmadığı, kötü niyet takip tazminatı şartlarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası nedeni ile davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, asıl  alacak olan 150.000,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı asil istinaf dilekçesinde; davacıya kendisinin 150.000-TL para verdiğini, dekont olmasına rağmen ceza mahkemesinin kendisine ceza verdiğini, davacının tüm ifadesinin incelenmesini talep ettiğini, avukatının yokluğu nedeniyle davayı takip edemediğini, davacının çocukları ve yeğenleri ile kendisini dolandırdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. \t<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu senedin davalının iradesinin yanıltılması suretiyle alındığı gerekçesiyle ceza yargılaması sonucunda davalının cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının mümkün olmadığı, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı anlaşılmakla, davalının yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması  gereken 10.246,50 TL harçtan, peşin alınan (2.381,72+179,90) olmak üzere toplam 2561,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 7684,88 TL harcın davalıdan  alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd37217738ab1b35","SID":"4512c97c81d5f936"}}