{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1326 Esas<br>KARAR NO: 2024/207<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2023<br>NUMARASI: 2020/108 Esas  2023/246 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasbırakan ... mirasçıları olduğunu, davalı ...'nun ise muris ... kız kardeşi ... eşi olduğunu, murisin ölümünden yaklaşık 10 yıl önce imzaladığı boş senedi ele geçiren davalı ...'nun kötü niyetle bu senedi kendi alacaklı gibi doldurmak suretiyle müvekkilleri aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, aslında senedin 2001 yılında düzenlendiğini, 2009 yılında düzenlenmediğini, üzerindeki damga pulundan bunun anlaşıldığını, davalı ...'nun senette sahtecilik yaptığını, müvekkillerinin bu senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürerek icra takibinin ve senedin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların aynı dilekçe ile Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/713 Esas sayılı dosyası ile aynı taleple dava açtığını, bu nedenle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını ve davanın hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden iş bölümü itirazlarının bulunduğunu, davacıların senedin varlığından daha önce haberdar olduklarını, müvekkilinin davacıların murisine arsa parası verdiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 28/03/2017 tarih ve 2013/307 E- 2017/327 K. sayılı davanın reddine dair karar; davacı tarafın istinafı üzerine Dairemizin  30/01/2020 tarih ve  2017/3795 E- 2020/195 K sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.  İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda;   davacıların miras bırakanları İsmail'in ölümünden yaklaşık 10 yıl önce imzaladığı boş senedi ele geçiren davalının kötüniyetle kendisini alacaklı göstererek doldurmak suretiyle icra takibine konu ettiğini iddia ettiğini, davalının ise miras bırakana para verdiğini, borçlarını ödediğini savunduğu, davacıların  dava  konusu imzalı boş senedin davalı tarafından haksız ele geçirildiğini  ispat edemedikleri,  imzalı ve  boş olarak verilen senedin  anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa aitt olduğunu, ancak davacıların bu yöndeki iddialarını ispat edecek  delil sunmadıkları, senetteki ihdas nedeni olan nakden kaydı ile davalı savunması aynı doğrultuda olduğundan ispat külfetinin yer değiştirmediği, icra takip dosyasında yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verildiği ve tedbirin de uygulandığı gerekçesiyle, davanın reddine, davalı lehine davacılar aleyhine takipteki asıl alacak tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar  vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin sözlü yargılama için süre taleplerini değerlendirmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına gerekçe gösterdiği ve davalının Yargıtay bozması sonrası yürüyen Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/488 Esas sayılı dosyasının, yargılama sırasında davalı sanık ...'nun ölmesi nedeniyle düştüğünü, düşme kararına kadar ceza dosyasına sunulan tüm belge ve incelemelerin davanın haklılığını ortaya koyduğunu, senedin kambiyo vasfına haiz olmadığını, senedin ceza dosyasında sanık olarak yargılanan ... tarafından doldurulduğunu, SGK emeklisi bir şahsın davacı müvekkillerinin murislerine 90.000-USD gibi yüksek bir meblağ ödeme yaptığını beyan etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususun ancak yazılı delille ispat edilebileceğine ilişkin savunmanın da dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  reddine karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Davanın 10/06/2013 tensip zaptında davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu belirtilmiş, 28/03/2017 tarihli duruşmasında da HMK'nın 186.maddesi uyarınca sözlü yargılamaya geçilerek yargılamaya son verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra da, yargılamaya basit yargılama usulüne göre devam edildiğine dair herhangi bir karara rastlanmamıştır. Dolayısıyla yargılama yazılı yargılama usulüne göre yürütülmüştür.Dairemizin kaldırma kararından sonra yargılamanın 09/03/2023 tarihli duruşmasında dosyaya sunulan ve celbedilen belgeler belirtildikten sonra davacı vekili ve davalı vekilinin beyanları alınmış, davacı vekili yeniden söz alarak, \"Yazılı beyanda bulunacağız, sözlü yargılama için süre talep ediyoruz\" şeklindeki talebinden sonra yargılamaya son verilmiştir. HMK'nın 184.maddesine göre; \"(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.\" HMK'nın 186.maddesine göre; \"(1)Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir.\" Mahkemece 09/03/2023  tarihli duruşmada, tahkikatın bittiği bildirilmemiş,  sözlü yargılama aşamasına geçilmemiş, davacı vekilinin sözlü yargılama için süre talebi hakkında da olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Emredici nitelikteki HMK'nın 184.maddesi ve 186.maddesindeki  usul kurallarına uyulmadan verilen karar, adil yargılanma hakkına ve  hukuki dinlenilme hakkına aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle  davacı vekilinin usule ilişkin istinaf itirazları yerinde görülerek, istinaf itirazının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin esasa ilişkin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  09/03/2023 gün ve 2020/108 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,6-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 354,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 1.476,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.830,00 TL'nin   dahili davalı/mirasçı ...'dan  alınarak davacılara verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"819c1ac19db238b8","SID":"52914d1c560042a9"}}