{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">     <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/3115 <br>KARAR NO: 2024/349<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2023/661 Esas 2023/579 Karar<br>KARAR TARİHİ         : 12/10/2023<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ            : 08/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 08/02/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br><br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar  vekili dava dilekçesinde özetle;13/06/2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, arkasında eşi ..., çocuğu ..., annesi ... ve babası ...'ın kaldığını, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ve mağdur olduklarını, trafik tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda arkadan çarpan aracın tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını, belirterek vefat edenin  eşi  ...  için 400.000,00 TL, çocuğu ... için 300.000,00 TL, annesi ... için 250.000,00 TL ve babası ...  için 250.000,00 TL olarak toplam 1.200.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan sorumlulukları oranında ve davalı ... A.Ş. için ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tazminine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı  ...  vekili dilekçesinde ; müvekkili şirketin hiçbir borcu ve sorumluluğu ve kusurunun olmadığını, davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkili yönünden arabuluculuğa başvurmadan iş bu davayı açtığını belirterek, arabuluculuk dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Gölhisar Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Timi Olay Yeri İnceleme Raporu, Nüfus Kayıt Örnekleri, Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesi 2022/756 E. Sayılı dosyası , ...  A.Ş.’ye ait 266058603 Numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;  davanın  çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminata  ilişkin olduğu, davalı işleten mal sahibinden manevi zararın tahsili ile  davacılara ödenmesinin talep edildiği,  davacılar vekilinin davalıya karşı arabuluculuğa başvurmadan iş bu davayı açtığı, dava şartı olan arabuluculuk aşaması yapılmadan iş bu davanın açıldığının  anlaşıldığı gerekçesi ile davanın 7155 S.K'nun 20 maddesi ile değişik TTK'nın 6225 S.K'nun 18/4-2 maddesi, 5/A, HMK md.115/2  maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden  reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar  vekili istinaf dilekçesinde özetle;gerçekleşen somut olayda; müteveffanın , araç içerisinde yolcu konumunda olup, davalı ... firmasının kazaya neden olan ... plakalı aracın maliki, diğer davalı ...'in ise aracın sürücüsü olduğu ve diğer davalı ... şirketi'nin ise kasko sigorta poliçesi ile aracı sigortalayan(manevi tazminat klozu mevcut) şirket olduğunun  açıkça görüldüğünü , taraflar arasından herhangi bir ticari işlem , tüketici işlemi, işçi-işveren ilişkisi ya da başkaca hukuki özel bir durum  olmadığını , huzurdaki dava davalı ... yönünden Ttk hükümlerine göre zorunlu arabuluculuğa tabi  olmadığını , sigorta şirketlerinin yanında haksız fiil sorumluluğu iddiasıyla gerçek kişilere karşı birlikte açılan davanın usul hukuku gereğince asliye ticaret mahkemesinde görülebilir olması, gerçek kişilere yönelik davayı kendiliğinden ticari bir dava haline getirmeyeceğini ve bu dava yönünden arabuluculuk dava şartı  sayılmayacağından bahisle  Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/661 esas  2023/579 karar  sayılı ilamının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davaların yeniden Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/265  esas  sayılı dosyasında birleşmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davada arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılması sebebiyle usulden red kararı verildiğini ,  davacı tarafın  istinaf kanun yoluna başvurduğunu , davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusu talep dilekçe içeriğini kabul  etmediklerini ,yerel mahkeme kararı yerinde olduğundan bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık, hasarlı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle; davanın ticari dava olması nedeniyle zorunlu  arabuluculuk  dava şartı  gerçekleşmediğinden usulden reddine karar verilmiş, bu karara davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile  6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen  5/A- 1  maddesinde \" Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. \" düzenlemesi getirilmiş olup,  bu madde hükmüne göre,  Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen mutlak ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, her iki tarafın tacir  ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu  davalar, nisbi ticari dava olup, nisbi ticari davalardan kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri de, zorunlu arabulucu kapsamındadır. 7155 sayılı yasanın 18/ A-2 maddesi uyarınca  dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda ve taraflar uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurmadan dava açtığında, dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda dava arkadaşlığı, mecburi ve ihtiyari dava arkadaşlığı olmak üzere iki ana başlık altında düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un “ihtiyari dava arkadaşlığı” başlıklı 57/3. maddesinde; davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması hallerinde, birden çok kişinin birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği düzenlenmiştir. Davanın, birden fazla kişi hakkında aynı veya benzer sebepten doğması, yalnız hukuki sebep olmayıp, bir olaya, yani aynı vakıaya ve fakat farklı hukuki sebeplere dayanılarak da birden fazla kişinin dava açması veya dava edilmesidir. <br>Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar\" ve aynı yasanın 88. maddesinde ise \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\"  düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.<br>6098 Sayılı TBK' nın 61 ve 62. maddeleri uyarınca, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Zarara neden olan aracın vereceği zararları poliçe ile teminat altına alan sigorta şirketlerinin sorumluluğu ise, TTK ile sigorta genel şartlarında düzenlenmiş olup, sigorta şirketleri, yukarıda belirtilen yasa hükümlerine göre, araç işleteni ve araç sürücüsü ile birlikte, zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur. 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddeleri uyarınca, müteselsil sorumlu borçluların her biri,  borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, zarar gören, zararının giderilmesini, sorumluların tamamından veya bir kısmından isteyebilecektir.<br>Somut olayda, ...'ın vefatı nedeniyle yakınlarının uğramış oldukları manevi zararların ... A.Ş., ..., ...Şirketi'den  tazmini talebiyle Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/265  esas  Sayılı dosyası ile dava açıldığı,  davacıların tacir olmayan gerçek kişi olduğu,  davanın haksız eyleme dayandığı ve 6102 Sayılı TTK un 4.maddesi içeriğinde belirtilen nitelikte bir ticari davadan söz edilemez. Dava dilekçesinde gösterilen  davalılar işleten ve TTK sigorta hükümlerine göre  sigorta şirketi   zarar gören gerçek kişi davacılara  karşı müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Sigorta hükümleri TTK'da düzenlendiğinden, diğer davalı sigorta hakkındaki dava mutlak ticari dava iken, haksız fiil sorumluları olan işleten davalı hakkındaki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi, davalı sigorta hakkındaki davadan  tefrik edilerek ayrı bir esasa kayıt edilmiştir. Davalı işleten bakımından 6102 Sayılı TTK un 4.maddesi içeriğinde belirtilen nitelikte bir ticari davadan söz edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince davanın ticari dava kabul edilerek zorunlu arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, davacılar  vekilinin istinaf istemi yerinde bulunmuştur. <br>Keza,  7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması (maddi olayda olduğu gibi davanın usulden reddedilmesi suretiyle hiçbir delil toplanıp değerlendirilmeden karar verilmesi gibi )  ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 355 ve 353/1. fıkrası (a-4) bendi ve (a-6) bendi  gereğince  kabulüne, ilk derece mahkemesince  tarafların davanın esası ile ilgili tüm delillerinin toplanıp değerlendirilmesi gerekirken; davanın ticari dava özelliği taşımadığı halde zorunlu arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın tefrik edilen dosya ile birleştirilip  yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/661 Esas 2023/579 Karar 12/10/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-4) (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 08/02/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7a9ea5fa3850eef","SID":"a9504609ad1e2673"}}