{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/170 <br>KARAR NO: 2024/269<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2023<br>ESAS NO: 2021/932<br>KARAR NO: 2023/937<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>İSTİNAF KARAR TARİH:30/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:06/02/2024<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı İflas Halinde  ... Kooperatifi'nin üyesi olduğunu ve kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkiline kooperatif üyeliğine ilişkin çekmiş olduğu kurada ... blok olarak adlandırılan blokta kendisine daire tahsis edildiğini ancak davalı kooperatifin 8. ve 9. blok inşaatını yapmayacağı için bu bloklarda yer alan üyeleri yönetim kurulu kararı ile 7. bloka naklettiğini, Kayseri 1. Noterliği'nin  ...  tarih ve ...  yevmiye numarası ile tasdik edilen kesin hesap maliyet listesi ve \"... Kooperatifi 7. Blok Şerefiye Tablosu\" başlıklı evrakta dava konusu dairenin müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebinin davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, kesin hesap maliyet tablosundan görüleceği üzere 70.390,16-TL kooperatife ödeme yaptığını, davalı kooperatife borcu olmadığını, aksine alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olduğunu, müvekkilinden çok daha az aidat ödeyen bir kısım üyelerin tapu devirlerinin yapıldığını, kooperatif yönetiminin basiretsiz ve adil olmayan tutum ve davranışları sebebi ile 30.000,00-TL ödeme yapan kooperatif ortaklarının tapusunu vermesine rağmen davacı gibi 70.000,00-TL üzerinde ödeme yapan ortakların tapusunu vermeyerek iflas idaresi ile başbaşa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin tapusuna hak kazandığını, davalı kooperatifin iflas halinde olduğunu, dava konusu dairenin üçüncü kişilere devrinin ancak icrai yol ile satışla mümkün olacağını, rızai devir yapılamayacağını, bu nedenle öncelikle dava konusu ...  İli, ...  İlçesi, ...   Mahallesi, ... Ada, ... Parsel ...  Kat ... bağımsız numaralı bağımsız bölüm numaralı daire üzerine cebri satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına, bunun mümkün olmaması halinde iflas idaresine müzekkere yazılarak ilgili dairenin satışının ertelenmesine, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile ...  İli, ...  İlçesi, ...  Mahallesi, ...  Ada, ...  Parsel ... Kat ...  bağımsız bölüm numaralı dairenin davacı adına tesciline, tescil talebinin reddedilmesi halinde şimdilik 250.000,00-TL (olmak üzere ancak hesaplanacak tazminat miktarına arttırılmak üzere) alacağın sıra cetveline eklenmesine / alacağın kayıt edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK  DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.11.2017 tarih ve 2016/573 esas sayılı kararı ile ... Konut Yapı Kooperatifi’nin iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ...  iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, davacı tarafça, iflas dosyasına vermiş oldukları dilekçe ile 200.000,00-TL miktar yönünden iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, iflas idaresince alacak kayıt dilekçesi eklerinde herhangi bir belge bulunmadığından ve yalnızca 2014 tarihli genel kurul kararı ve kesin maliyet ödemeleri sunulduğundan alacak talebinin şimdilik reddine karar verildiğini, iflas idaresinin alacağın reddine ilişkin kararının davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunurken, alacağın dayanağı olarak herhangi bir bilgi veya belge sunmadığını, dolayısıyla alacak kayıt başvurusu hakkında iflas idaresinin vermiş olduğu kararın hukuka uygun olduğunu, söz konusu belgelerin iflas masasına sunulması halinde talebin yeniden değerlendirilebileceğinin davacıya bildirilmesine rağmen bu hususta iflas masasına yeni bir başvuru yapılmadan doğrudan mahkemeye dava açılmış olmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davacının davasının reddi ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk  derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök-ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin iflasına karar verildiğinden İİK'nun 198. maddesi uyarınca iflas halinde konusu para olmayan borçlar da para borcuna dönüşeceğinden tapu iptali ve tescil istenemeyeceği anlaşılmakla bu talebin reddi gerekmiştir. Davacının terditli talebi olan kayıt kabul talebi yönünden ise alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı müflis kooperatifin üyesidir. 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. (Yargıtay 6. HD 2022/5348 Esas, 2023/1558 Karar ve  02/05/2023 tarih) Bu durumda her ne kadar 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının kooperatife her hangi bir borcu bulunmadığı ve bir miktar alacaklı olduğu hesaplanmış ise de bu alacağın kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı anlaşılmakla bu talep yönünden de davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2019 tarihli 2016/2864 Esas ve 2019/64 Karar sayılı emsal içtihatı dikkate alınarak sıra cetveline itiraz davaları maktu harç ve vekalete ücrete tabi olduğundan maktu harç ile maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Kurulan hüküm ile 1-Davanın REDDİNE...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Mahkemece verilen hükmün geçersiz olduğunu, bu hususun HMK 297. Maddesine aykırılık  teşkil ettiğini, kural olarak kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak üyesi olduğu kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, hiç bir edimin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu kanıtlaması gerektiğini, müvekkili kooperatife karşı bütün edimlerini yerine getirdiğini, kendisine bir daire tahsis edildiğini, yıllardır bu dairede oturduğunu, bu sebeple tapu iptal tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ret kararının gerekçesiz olduğunu, müvekkilinin kendisine çıkartılan maliyet hesabından daha fazla ödeme yapıldığını, ancak mahkeme aksi kanaatte ise tapu iptali ve tescil talebinin haklı görülmesi halinde müvekkilinin bakiye borcunun depo etmeye amade olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak  davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa cevap veren davalı vekilinin dilekçesinden özetle; davacının usul ve yasalara aykırı istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle adına tahsis edildiğini iddia ettiği bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili bunun mümkün olmaması halinde dava konusu  müflis kooperatife ödenen bedelin iflas masasına alacak olarak kaydı istemlerine  ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 25/10/2023 tarih ve 2021/932E - 2023/937K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla  davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> 5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br> Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile  HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2024<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95306cfc6e6b9f20","SID":"4e140246a59d4f35"}}