{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1593 Esas<br>KARAR NO: 2024/206<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2023<br>NUMARASI: 2022/518 Esas  2023/484 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin kambiyo senedine dayalı olarak açıldığını, söz konusu takibe konu edilen senetdeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirip takibin iptalini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini, %20 kötü niyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödeme emrinin usul ve yasaya uygun tebliğ edildiğini, davacının müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddinin gerektiğini bildirip, davacı tarafın haksız çıkması halinde İİK ilgili hükümleri gereğince %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 23/01/2020 tarih, 2018/498 Esas ve 2020/44 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin  30/06/2022 tarih, 2020/1443 Esas ve 2022/1200 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  Bölge Adliye Mahkemesi ilamındaki bildirilen eksiklerin yerine getirildikten sonra ATK'dan rapor alındığı, alınan rapor ile dava konusu edilen bononun altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bonoda lehdar olmayıp ikinci ciranta olan davalının kötüniyetli olduğuna dair bir belge veya delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile;  davaya konu bono ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat taleplerinin İİK'nın 72/4-5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; icra takibine konu senetteki imzaların davacı borçluya ait olduğunun, çıplak gözle dahi anlaşıldığını, davacının işbu davayı borçtan kurtulma amacıyla, kötü niyetli olarak ikame ettiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna üzerinden on yıldan fazla süre geçmiş belgelerin temel teşkil etmesi ve eski tarihli belgelere dayanarak rapor hazırlanmasının kesinlikle kabul edilemez olduğunu, hükme esas alınan 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda imzaların hangi nedenlerle farklılık arzettiği tam olarak fotoğraf veya denetime elverişli dayanak belgelerle ortaya konulamadığını ve hangi nedenlerle incelemeye konu imzalarla kıyaslanan imzaların benzerlik göstermediğinin tam olarak açıklanmadığını, ciro ile senedin yetkili hamili olan müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf  sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan raporun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ATK tarafından yapılan imza incelemesinden önce, davaya konu bononun düzenleme tarihi olan 25/02/2016 tarihi öncesine ilişkin davacının imzasını taşıyan  14 adet belge toplandığı, bu belgelerden 5 tanesinin 2014 yılına ait olduğu, dolayısıyla bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli imza örneği toplandığı, ATK raporunda davaya konu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davanın kabulü nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 1.822,51 TL harçtan, peşin alınan (186,00 TL+269,85 TL) olmak üzere toplam  455,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1366,66 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63cff9d9f62d6f61","SID":"db3f1e6e67aafd38"}}