{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av.<br>DAVA\t\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 31/01/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 10/11/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı firmadan ... şasi numaralı Mercedens Benz CLA 200 4MATIC AMG+ model adacın 10/09/2021 tarihinde 708.762,40 TL bedel ile satın alındığını, davalı şirket tarafından .... numaralı e-fatura tanzim edildiğini, müvekkili tarafından aracın alınmasından kısa bir süre sonra Ankara’daki yetkili Mercedes Benz bayisine gidilerek aracın liste fiyatının 685.000,00 TL olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine davalı şirketin arandığını, aracın fiyatında fahiş bir rakam olduğunun, bunun neden kaynaklandığının sorulduğunu, davalı şirket yetkilisince liste fiyatının hatalı olduğunun, araca zam geldiğinin söylendiğini, müvekkili tarafından Mercedes Benz yetkililerine başvurulduğunda araç ile ilgili olarak herhangi bir zam yada indirim yapılmadığının, liste fiyatının doğru olduğunun öğrenildiğini, müvekkilinden tahsil edilen fahiş rakam nedeniyle 23.762,40 TL tutarında maddi zarar meydana geldiğini, bu durum üzerine davacı tarafça Ankara... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 13/10/2021 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek, davalıdan, müvekkilinden tahsil edilen bedelin iadesinin istendiğini, ancak ihtarnameye rağmen davalı tarafından fazla yapılan tahsilata ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından......numaralı dosya ile arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak 16/12/2021 tarihinde yapılan toplantı sonucu anlaşamama şeklinde tutanak düzenlendiğini, davalının kusurlu harekete neticesinde müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini  ileri sürerek  tüm yasal ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından davalı firmadan satın alınan araç ile ilgili olarak üretici firmaca belirlenen tavan satış bedelinin üstünde davalı firmaya ödenen 23.762,40 TL tutarındaki bedelin şimdilik 200,00 TL’sinin ödeme tarihi olan 10/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek bankaların uyguladığı en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini  23.762,40 TL'ye yükseltmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından söz konusu aracın yetkili satıcı olarak Mercedes standartlarına uygun olarak, sorunsuz, çalışır ve herhangi bir eksik ve ayıp olmadan, taraflarca anlaşılan miktarda 10/09/2021 tarihinde satılarak teslim edildiğini, aracın fiyatında herhangi bir fahişlik olmadığını, söz konusu sözleşmenin geçersizliğine neden olabilecek bir irade sakatlığı hali olmayıp herhangi bir hata-hile-ikrah söz konusu olmadığını, davacı tarafın aracın fiyatını bilerek satın aldığını, aracın satıldıktan 32 gün sonra müvekkili şirkete ihtarname çekilerek söz konusu edilen farkın istenmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte, dava öncesi süreçte; isterse aracı sattıkları fiyattan geri alabileceklerini iletmiş olmalarına rağmen davacı tarafın bu teklifi kabul etmediğini, bundan da davacının amacının zararın giderilmesine ilişkin olmadığının anlaşıldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:tarafların tacir olduğu, Türk Ticaret Kanunun 18/2 maddesi gereğince Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin ifade edildiği, yine aynı kanunun 21/2 maddesi gereği  bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır hükmünü amir olduğu, Türk Borçlar Kanunun 26. Maddesi gereği taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceği, 27 maddesi ise kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu hususlarının düzenlendiği, tarafları tacir olan huzurdaki davada taraflar hür iradeleri ile alım satım yapmış olup, basiretli bir tacir gibi hareket ederek yaptıkları işlemin sonuçlarına da bu nedenle katlanması gerektiği,  basiretli bir tacir olması gereken davacı yanın davaya konu araç alımı öncesinde gerekli araştırmayı yapıp ona göre kendisine en uygun gelen firmayla işlem tesis etmesi gerektiği, oysa davacının alım yapıldıktan sonra bedelin fazla olduğu iddiasında bulunduğu, ortada iradeyi sakatlayan bir durumun da söz konusu olmadığı, serbest piyasa ekonomisinin kurallarına göre böyle bir satımda mevzuata aykırı bir durum da söz konusu olmadığı, ortada fahiş bir fiyat farkı durumunun da söz konusu olmadığı, davalının ödemeyi fatura tarihinde gerçekleştirdiği, faturaya yönelik süresinde itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir iddia ve belge de dosyaya sunulmadığı, kaldı ki davaya konu olay ve fahiş fiyat iddiasının   6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ek 1. maddesine ve de Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinin 3. Maddesinin 1. Fıkrasının ç bendinde belirtilen hususlara ilişkin de olmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özele; Dava dilekçesini tekrar etmekle, yerel mahkemenin dosya üzerinden inceleme yaptığını, dava dilekçesinde belirtilen delillerin dosyaya kazandırılmadığını, red kararının gerekçelerinin açık bir şekilde gösterilmediğini, açık bir şekilde gabin halinin bulunduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporunda ÜFE endeksine göre aracın ayıpsız piyasa bedelinin 586.444,00 TL olduğunun belirlendiğini, bilirkişilerce yapılan hesap ile müvekkilince satın alınan bedel arasında 122.318,40 TL rakam farkı bulunduğunu, 29/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise, bilirkişiler tarafından yapılan incelemede dava dilekçesinde ileri sürmüş oldukları hususların doğrulandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, gabin nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davacının Türk Borçlar Kanunu'nun 28. Maddesinde düzenlenen \"aşırı yararlanma\" (gabin) hükümlerine göre tazminat talebinde bulunduğu, buna göre davacının  karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunduğunu, bu oransızlığın kendisinin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini ispatlaması gerektiği, davacının  karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, buna göre davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece  delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine  ilişkin kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye<br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c065bd2f43d40428","SID":"4f7eb353921448e8"}}