{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/263 <br>KARAR NO\t: 2024/439<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  \t: 08/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi birleşen dosyada davalılar ... ve... vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında Van ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında görülen davanın yargılaması esnasında Mahkemece şirketin ihyası için dava açmak üzere müvekkiline iki haftalık kesin süre verildiğini, yapılan araştırma neticesinde dava dışı şirketlerin tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını beyan ederek mezkur şirketlerin ihyası ile şirketlerle ilgili işlemlerin yapılması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen ...E. sayılı dosyada davalı ... vekili; müvekkili ..., ... Ltd. Şti.'nin tasfiye sürecinde tasfiye memuru olarak bulunduğunu, ihyası istenen şirketin davacıya muaccel borcunun bulunmadığını, davacının ihyası istenen şirket aleyhine tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra dava açtığını, davacının ihyası istenen şirket aleyhine cari hesaptan kaynaklanan bir davasının söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacının ihyası istenen şirket nezdinde kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığından işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde yapılarak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, sicilden terkin tarihi olan ... tarihinde çok sonra açılmış olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın ticaret sicil kaydından terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkin olduğu, dava ... Ltd. Şti.'nin ... tarihinde tasfiyeye girdiği ve.. tarihinde kayıttan terkin edildiği, ... Ltd. Şti.'nin ise ... tarihinde tasfiyeye girdiği ve ... tarihinde kayıttan terkin edildiği, davacı vekili tarafından tasfiye memurlarına karşı açılan ... E. sayılı dava dosyasının eldeki dosya ile birleştirildiği, Van ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafa şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğinin görüldüğü, mezkur davaya dayanak Van ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyanda dava tarihinin söz konusu şirketlerin tasfiyesinden önce olduğunun anlaşıldığı, bu suretle tasfiye işlemleri tam olarak gerçekleştirilmeden ticari sicilden yapılan terkinde tasfiye memurlarının kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı .. ... Ltd. Şti. ve Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı ... Ltd. Şti.'nin Van .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı .. ... Ltd. Şti.'ne ve diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.<br>Karara karşı, birleşen dosyada davalılar ...ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İstinaf kanun yoluna başvuran birleşen dosyada davalı ... vekili; ihyası istenen şirketin davacıya muaccel borcunun bulunmadığını, davacının ihyası istenen şirket aleyhine cari hesaptan kaynaklanan bir davasının bulunmadığını, bu kapsamda tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını ve müvekkili tasfiye memurunun bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İstinaf kanun yoluna başvuran birleşen davalı ... vekili; öncelikle birleşen dosyada taraf teşkili sağlanmadan birleştirme kararı verildiğini, bu dosyada davalı olarak Diyarbakır Ticaret Odası'nın taraf olarak gösterilmediğini, şirket ihya davalarının ... karşı açılması gerektiğini, bu nedenle taraf teşkili sağlanmadan birleştirme kararı verilmesinin HMK'ya aykırı olduğunu, müvekkilinin asıl davada taraf olmayıp aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının alacağının muaccel olmadığını, muaccel olmayan bir alacak için şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, müvekkilinin tasfiye memuru olarak görev yaptığı .... Ltd. Şti.'nin kayıttan terkin tarihinin... tarihi olduğunu, Van ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasının daha sonraki bir tarihte açıldığını, bu suretle tasfiye işlemlerinin dava tarihinden önce sonlandırılmış olup herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ve davanın reddine hükmedilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, mahkemece verilen mehil gereğince açılmış olan şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasıdır. <br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden;<br>► Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...sicil numarası ile kayıtlı dava dışı  ... Ltd. Şti.'nin ... tarih ve ... sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ..ın atandığı, ...tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ve ....sayılı nüshasında ilan edildiği, birinci, ikinci ve üçüncü ilanların ardından tasfiye süresi tamamlanan şirketin ... tarihli ve ...sayılı genel kurul kararı ile terkin edilmesine karar verildiği, ...tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ve .... sayılı nüshasında yayımlandığı,<br>► Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı  ...Ltd. Şti'nin ...tarihli ...sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ...n atandığı, ... tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ve ...sayılı nüshasında ilan edildiği, birinci, ikinci ve üçüncü ilanların ardından tasfiye süresi tamamlanan şirketin ....tarihli ve .... sayılı genel kurul kararı ile terkin edilmesine karar verildiği, .... tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ve ... sayılı nüshasında yayımlandığı,<br>► Davacı tarafından açılan Van .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında davalı olarak yer alan ... Ltd. Şti'nin ve ... Ltd. Şti'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenilmesi üzere, davacı vekilince eldeki dava ile adı geçen şirketlerin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği,<br>anlaşılmaktadır. <br>6102 sayılı TTK'nın m. 643(1) hükmündeki atıfla limited şirketler hakkında da uygulanacak olan  aynı Kanunun ''Şirket unvanının sicilden silinmesi'' başlıklı 545. maddesine göre, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. Bu istem üzerine silinme tescil ve ilan edilir. Yine 6102 sayılı TTK'nın ''Ek tasfiye'' başlıklı m. 547 hükmüne göre ise, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme, bu istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. <br> Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (Pulaşlı Hasan; Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011, s. 1814). Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122). <br>6100 sayılı HMK'nın m. 114(1)-d hükmünde açıkça düzenlendiği üzere, dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Dava şartları davanın başlangıcından sonuna kadar bulunması gereken şartlarıdır. Eş deyişle dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek ya da tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 588. maddesine göre limited şirketlerin tüzel kişilik kazanmaları ticaret siciline tescil edilmiş olmaları şartına bağlıdır. Dosya içeriğine göre, Van .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında rücuen tazminat davasının açıldığı, dava devam ederken adı geçen şirketlerin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği ve şirketin dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle, ilgili şirketin ihya edilerek yeniden sicile kaydının ve bu şekilde usulünce taraf teşkilinin sağlanması bir zorunluluktur. Somut olayda davacının, şirketlerin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketlerin tasfiyesinin tamamlanmadığı görülmektedir. Zira ihyası istenen şirketlerin taraf olduğu davanın bulunduğu, davacı tarafça bu sebeple mahkemece verilen süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. O hâlde mahkemece, dava dışı şirketlerin dava tarihi itibarıyla dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle ihya edilerek yeniden sicile kaydına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, birleşen dosyada davalı ... vekili ve davalı ...vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın 545 ve 547. maddeleri uyarınca şirketin genel kurulu tarafından alınan tasfiye kararı sonrasındaki tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra terkin edildiği hallerde, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılıp yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, birleşen dosyada davalı ... vekili ve davalı ...vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen dosyada davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca birleşen dosyada davalılar ... vekili ve ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Birleşen dosyada davalı ... vekili ve davalı ....vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın birleşen dosyada davalı ...dan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın birleşen dosyada davalı...'dan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,<br>4-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) ükmü uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9930d2fb50680404","SID":"b03c30364308c486"}}