{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/249 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/23<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/07/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024<br>Mahkememizden verilen 10/05/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih ve ...  Esas,... Karar sayılı ilamıyla bozularak, dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacılar aleyhine İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında icra takibi başlattığını, ancak takibe dayanak senetlerdeki imzaların davacı taraflara ait olmadığını, bu konuda İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nce... Esas sayılı dava açtıklarını, imza itirazının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, davacı tarafların borçlu olmadıklarını, haksız icra takibi ve haciz nedeniyle davacıların zarara uğradığını iddia ederek, takibin tedbiren durdurulmasını, icra dosyasında takibe konulan her biri 8.000,00 TL bedelli (30/04/2008 tarihli senedin üzerinde yazı ile yazılmış bulunan tutar ile rakamla yazılmış olan tutarın farklı olması nedeniyle yazı ile yazılmış sekiz TL tutarın kabulü ile) toplam 10 adet senetten ve bu senetlere dayanan takip yönünden davacıların borçlu olmadıklarının tespitini, bu talebin kabul edilmemesi halinde 30/04/2008 tarihli senedin üzerinde yazı ile yazılmış bulunan tutar ile rakamla yazılmış olan 8.000,00 TL arasındaki 7.992,00 TL fazla kısım yönünden davacıların borçlu olmadıklarının tespitini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu senetlerin davacıların elinden sadır olduğunu, imzaların davacılara ait olmadığına dair imzanın kötü niyetli olduğunu, toplam 80.000,00 TL tutarındaki borcun 10 eşit senede bölünerek ödenmesi konusunda tarafların mutabakata vardıklarını, akabinde de 8.000,00 TL tutarında 10 adet bono düzenlendiğini, tüm senetlerde rakamla 8.000,00 TL ve yazıyla da \"Sekiz Bin\" yazarken, yalnızca 30/04/2008 tarihli senette rakamla 8.000,00 TL yazıyla \"Sekiz\" yazmasından yola çıkarak 8.000,00 TL üzerinden takibe girişilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmenin kötüniyetli bir yaklaşım olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KANITLAR: <br>Müteveffa ...'ın Nüfus kayıt örnekleri UYAP sistemi üzerinden sorgulanmıştır.<br>GEREKÇE :  <br>              Dava; sahtelik iddiasına dayalı İİK.'nın 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır. <br>Mahkememizce davanın kabulüne ilişkin verilen   06/12/2018 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... H.D.'nin 10/06/2021 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı ilamı \"Mahkemece, davacıların imza ve yazı örnekleri alınarak, senet tarihine yakın imza ve yazı örnekleri de kurum ve kuruluşlardan istenmek suretiyle, gerek ATK. İhtisas Dairesinden, gerekse itirazlar üzerine 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesindeki akademisyenlerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.  <br>              ATK. raporunda; senet üzerindeki, üstteki imzaların ...  ürünü olduğu, alttaki imzaların eli ürünü olmadığı, senetteki ... adına atılı imzaların ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Son alınan 28/09/2016 tarihli heyet raporunda ise, senet üzerindeki imzaların gerek ... gerekse ...'in eli ürününün olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin itirazları üzerine 3 kişilik grafoloji uzmanından rapor alınması için karar verilmiş ise de; yeterli sayıda uzman bilirkişi bulunmadığından ve ara karar da davacı tarafça yerine getirilmediğinden, son rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak HMK'nun 267. maddesinde birden fazla bilirkişi seçilecek olması halinde tek sayıda bilirkişi heyetinin oluşturulması gerekir. Mahkemece usule aykırı olarak iki kişiden oluşan heyetten rapor alınarak sonuca gidilmiştir.<br>             Üstelik ATK. raporunda; davacı ...'nın imzaları konusunda çelişkiler bulunmaktadır. ATK. raporunda; senet üzerindeki üstteki imzaların ...ürünü olduğu, alttaki imzaların eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Hükme dayanak yapılan raporda ise, tüm imzaların ... ürünü olmadığı tespit edildiğinden; raporlar arasında kısmen çelişki oluşmuştur. Mahkemece, bu çelişkiler giderilmeden karar verilmesi yerinde görülmemiştir.\" kararı ile bozularak Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>Mahkememizce verilen kısmen kabulüne yönelik verilen 10/05/2022 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih ve ...  Esas, ... Karar sayılı ilamı ile \"Dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde, Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi uyarınca; ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Somut olaya gelince; davaya konu istek, malvarlığına ilişkin olup, mirasçıların mal varlığını etkilemektedir. Ayrıca ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmemeleri HMK.’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını zedelemektedir. Bu itibarla, mahkemece anılan usul hükümleri dikkate alınarak; davalı ...'ın mirasını reddedip reddetmediği belli olmayan tüm mirasçılarının usule uygun şekilde davaya dahil edilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir.<br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince, taraf ehliyeti dava şartı sağlanmadan karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.\" gerekçesi ile bozularak Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. <br>Mahkememizce davalı/müteveffa ...'ın mirasçıları davaya dahil edilerek Uyap sistemine kaydedilmiş olup duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği, mirasçılardan ...'ın da dava devam ederken vefat ettiği, ...'ın da veraset ilamı dosya arasına sunulmuş olup taraf teşkili konusunda eksiklik olmadığından yargılamaya devam olunmuştur. <br>Bozma öncesinde Mahkememizce aldırılan ve çelişkiyi gideren bilirkişi raporuna  davalı tarafça itiraz edilmediği anlaşılmakla bu konuda yeniden inceleme yapılmamış olup aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı ... yönünden davanın KABULÜ ile;<br>İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... (yeni numarası ...) sayılı takip dosyasında işleme konulan her biri 80.000,00 TL bedelli toplam 10 adet senetten ve bu senetlere dayanan takip yönünden davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,<br>Davalı alacaklı, kötü niyetli olmadığından İİK. 72/5-3. cümle uyarınca davacı lehine kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,<br>2-Davacı ... yönünden açılan davanın REDDİNE,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,8‬0 TL harcın  peşin olarak alınan 1.366,20 TL harcın  düşülmesi ile kalan 4.098,60 ‬TL harç için 09/05/2019 tarih ... harç no, ... referans numarası ile daha önceden harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, <br>4-Davacının yatırmış olduğu 27,70 TL'si başvurma harcı, 1.366,20 TL'si peşin harç, olmak üzere toplam 1.393,90‬ TL'nin davalı taraftan alınarak, davacı ...'e verilmesine,<br>5-Davacının yapmış olduğu bozma öncesi 516,68‬ TL, bozma sonrası 581,00 TL olmak üzere toplam 1.097,68 TL posta-tebligat gideri ve bozma öncesi 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.097,68 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı ...'e verilmesine, <br>6-Davalı tarafın yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Dava ... yönünden kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, davacı ...'e verilmesine,<br>8-Dava ... yönünden reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı tarafa verilmesine,<br>9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 11/01/2024<br>Katip ...<br> ¸E-imza <br>Hakim ...<br> ¸E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99503f23449687fb","SID":"99f884353935236e"}}